Dünya

Dünya

11/08/2012

minarelerden yüksek olduğu için top ateşiyle yıkılan çan ermeni kilisesine yeniden takıldı


“Diyarbakır’daki Surp Giragos Ermeni Kilisesi, 2,5 yıl süren onarım ve restorasyon çalışmasının ardından törenle dün ibadete açıldı.

Surp Giragos Küçük Ermeni Kilisesi Vakfı’nca 2010’da başlatılan ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin de 1 milyon TL katkı verdiği restorasyon çalışmasının ardından ana kilisenin açılışı geçen yıl yapılmıştı.
Dün ise kilisenin çanı 97 yıl aradan sonra ilk kez çaldı. 1915’te Diyarbakır’daki cami minarelerinden yüksek olduğu gerekçesiyle top ateşi ile yıkılan çan kulesindeki 100 kiloluk soğan başlı çanın aynısı, Moskova’da özel olarak yaptırılıp Diyarbakır’a getirildi.”
Kimsenin kilisesine, çanına, zangocuna karışacak değiliz. Ama bir şey dikkatimiz çekiyor:
Terörle boğuşan Diyarbakır’da BDP’li belediyenin kasasından yani halkın vergilerinden alınan paraların 1 milyon lirasının (eski parayla 1 trilyon!), kiliseye aktarılmasını garip buluyoruz. Belediyelerin kilise restorasyonu gibi bir görevi yok. Diyarbakır sokaklarında Kürt çocuklar 50 kuruşa ayakkabı boyamak için çırpınırken, kiliseye bol keseden 1 milyon aktarılmasını yakışık bulmuyoruz.
Nasıl ki Müslümanlar kendi camisini kendi parasıyla yapıyorsa Ermeniler de kendi aralarında toplanan ya da Diaspora’dan aldıkları desteklerle bu kiliseyi pek ala restore edebilirlerdi.
Diyarbakırlılar kendi paralarının kilise çanına gitmesine razılarsa sorun yok!

Muharrem BAYRAKTAR, 7 Kasım 2012

11/01/2012

84 yaşında avukat olan kadın öğrenmenin yaşı olmadığını bir kez daha kanıtladı

Toulouse istinaf mahkemesinde yemin ederek resmen avukatlık yapma hakkı kazanan Louise del Busto Gomez isimli İspanyol göçmenin azmi ve hırsı, Fransız kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

İlerleyen yaşında emekliliğin tadını çıkarmak yerine zor bir eğitimi olan hukuk fakültesini bitiren İspanyol göçmen, ''Benim en büyük hayalim avukat olmak ve girdiğim davaları kazanmaktı. Yine ceza davaları benim en büyük ilgi alanım'' dedi.

İspanya'da diktatör Franko rejimi sırasında, 11 yaşındayken sınırdan yürüyerek Fransa'ya sığınan İspanyol kadın, bir süre önce ölen kocasının da kendisini sürekli avukat olma yolunda cesaretlendirip teşvik ettiğini söyledi. cumhuriyet

10/28/2012

mayaların 21 aralık 2012 kıyamet kehaneti şirince köyüne yaradı

Guetemala'da bu yılki kazılarda hem daha eski hem de 21 Aralık 2012 tarihinin daha ilerisini gösteren bir Maya takvimi bulunsa da belli çevrelerin, ''Efsanevi Marduk gezegeninin 21 Aralık'ta dünyaya çarparak kıyametin kopacağı'' yönündeki inanışı sürüyor.

Dünyada kendilerini ''Mavi Enerji Grubu'' olarak nitelendiren bir grup, 21 Aralık 2012'de sonlanan Maya takvimine dayanan inanışları çerçevesinde, kıyametten yeryüzünde sadece Şirince ile Fransa'nın güneyindeki Bugarach köyünün etkilenmeyeceğini düşünüyor.

Bu düşünce, bozulmamış mimari yapısıyla önemli bir turizm merkezi konumunda olmasına karşın, her yıl 15 Aralık'tan yıl sonuna kadar süren Noel döneminde yabancı turistten mahrum kalan Şirince köyünü cazibe merkezi haline getirdi.

Dünyadaki hayatın 21 Aralık'ta son bulacağına ve bu kıyametten sadece Şirince ile Bugarach köylerindeki insanların Hz. İsa tarafından kurtarılacağına inanan ''Mavi Enerji Grubu''na mensup kişiler, Şirince köyündeki konaklama tesislerini yaptırdıkları rezervasyonlarla aralık ayı için şimdiden doldurdu.

'Önceki yılların tersine bir tablo var'

Şirince'deki Mistik Konakları sahibi turizmci Engin Vatan, yaptığı açıklamada, söz konusu inanç nedeniyle yabancı turist açısından her sene boş geçen 15-31 Aralık döneminde farklılık yaşandığını ifade ederek, ''2012 yıl sonu için yoğunluk daha sene başından başladı. Aralık ayının 15'inden yıl sonuna kadar olan dönemde normalde Noel nedeniyle hiç yabancı müşterimiz olmazdı, ama bu yıl tam tersi oldu. Dünyanın her yerinden daha çok yabancıların akın ettiği bir dönem oldu'' diye konuştu.

Köydeki konaklama tesislerinden Şirince Erdem Konakları'nın işletme müdürü Mustafa Yıldırdı da 21 Aralık dönemine yönelik yoğunluğun söz konusu olduğunu belirterek, ''Bu yıl Maya takvimindeki hadiseden dolayı bir rezervasyon patlaması var. Odalarımızın çoğu satılmış durumda'' dedi.

Şirince Kırkınca Konakları'nın sahibi turizmci İlkan Gülgün de ilk defa yıl sonu yoğunluğu yaşadıklarını dile getirdi. ''Dünyada, Şirince'nin enerjisinin çok yüksek olduğuna, burada 'mavi akım' dedikleri bir enerjinin var olduğuna inanan insanlar var'' diyen Gülgün, ''Şirince'ye bir gemi gelecekmiş, insanları alıp bir yere götürecekmiş. Böyle bir inanış var, yoğunluğu buna bağlıyoruz'' ifadelerini kullandı.



Hareketlilikten köylüler de mutlu

Her biri turizmden gelir elde eden Şirinceli köylüler de aralık ayı sonu için bu yıl ilk kez yaşanan hareketlilikten mutluluk duyuyor. Şirince sakinlerinden İbrahim Kataç, ''Keşke bu söylentiler hep olsa. Bu söylentilerle buraya daha çok insan, daha çok müşteri gelmiş olacak. Böylelikle köyde ticari hareketlilik oluşacak'' dedi.cumhuriyet

10/22/2012

Devlet başkanı'na randevu ertelettiren dizi brezilya'da izlenme rekorları kırıyor

Dizi öyle bir olay haline geldi ki artık Devlet Başkanı Dilma Rousseff bile Cuma akşamları randevularını ertelemek zorunda kalıyor.

Brezilyalıların dizi filmlerini çok ciddiye aldıklarını zaten dünya alem biliyor ama dizi diğer bir ulusal tutkuyu dahi gölgeleyerek, geçenlerde oynanan bir futbol finalinden bile büyük ilgi gördü.

Bu durumda Devlet Başkanı Rousseff'in, Cuma akşamı Sao Paolo'daki önemli bir seçim mitingine katılmama kararı alması, hiç de şaşırtıcı değil.

Sonuçta mitinge katılımın tam bir fiyasko olması ihtimali yüksek.

Eğer Brezilya seyircisinin yüzde 50'si Avenida Brasil'i seyrediyorsa, bir politikacının, destekçilerine seslenmek için başka bir gün seçmesi, siyasi sağduyunun gereği.
Max'ı kim öldürdü?

Dizinin esrarının çözüleceği bölümün gösterileceği saatlerde, lokantalar, barlar özel dizi geceleri düzenliyor, Brezilya'nın birçok kentinde "Max'ı kim öldürdü?" sorusunun cevabı konusunda bahisler oynanıyor.

Avenida Brasil, küçük bir kızın büyüyüp babasının öldürülmesinin intikamını almak üzere dönüşünün karmaşık hikayesini, bol melodramla karışık bir dilde anlatıyor.

Rita ile onu küçücük bir çocukken bir çöplükte terkeden, dizinin efsanevi "kötü"sü üvey anne Carminha arasındaki mücadele, kitleleri kıskıvrak yakalıyor.

Bütün bunlar olurken Brezilya'nın "yeni orta sınıf"ı, Avenida Brasil ile ulusun dikkatini üzerine çekmekten memnun görünüyor.

Sürükleyici senaryosunun yanısıra Avenida Brasil dizisinin görülmemiş başarısında, Brezilya'nın giderek büyüyen orta sınıflarının hayatlarına ayna tutması da rol oynuyor.

Brezilya dizileri şimdiye kadar çoğunlukla, toplumun yüzde 99'unun asla hayal bile edemeyeceği bir yaşam sürdüren aşırı zengin ve aristokrat kesimin ilişkilerini konu alırdı.

Bu da Brezilya dizi film sektöründe egemen televizyon kanalı Rede Globo açısından, zekice atılmış bir ticari adım olarak değerlendiriliyor.

Brezilya ekonomisinin büyümesi, kredilerdeki artış ve hükümetin uyguladığı fonlama programları ile orta sınıf diye nitelenebilecek kesime 35 milyon kişinin daha katıldığı tahmin ediliyor.

"Orta sınıf" 200 milyona yaklaşan Brezilya nüfusunun artık yarıdan fazlasını oluşturmakla kalmıyor, aynı zamanda da ülkenin en büyük ve cazip tüketici piyasasını oluşturuyor.

Data Popular adlı araştırma kurumunun verilerine göre, bugün Brezilya'daki kredi kartlarının yarısını bu sınıf kullanıyor ve sırf geçen yıl bu kartlarla 490 milyar dolar harcama yapıldı.

Avenida Brasil'in işte bu sınıfın ilgisini üzerine çekmekte ve onları başka türlü bir tüketime cezbetmedeki başarısı, her reklamcının düşlerini süsleyen türden.

Nerdeyse çıplak gezen "Suelen" öyle etkili oldu ki, kadınlar akın akın onun giysilerinin ve takılarının benzerlerini bulmak için mağazalara koşuyor.

Dizide "Monalisa"nın sahibi olduğu kuaförde kullanılan ürünler, gerçek hayatta da Monalisa adıyla piyasaya sürüldü.

Data Popular araştırma şirketinin yöneticisi Renato Meirelles, "Dizinin başarısı, orta sınıfları, görünmek istedikleri gibi yansıtmasında. Geçmişte konu alınan yeni zenginler, hep asıllarını inkâr eden tipler olurdu" diyor.

Meirelles'e göre, bu dizinin karakterleri, kendilerinden utanmıyor. Örneğin Tufao. Varoşlardan çıkmış bir futbol yıldızı dizide, ama zengin olduğunda da köklerini unutmuyor, mahallesini terketmiyor.
Hayali mahalleler

Hikaye, ismi uydurulmuş, hayali Divino mahallesinde geçiyor. Herkes birbirini tanıyor, köşedeki barda birlikte içiyor ve dedikodu yapıyor.

Diğer dizilerin çoğunun geçtiği Rio'nun güneyindeki zengin plaj mahalleleri ve turistlerin gayet iyi tanıdığı gösterişli sokaklar yerini, burada, diziye adını veren Brezilya Bulvarı'nın kestiği kuzey mahallelerinin gerçekliğine bırakıyor.

Dizideki kuaför, bir ara zengin güney mahallesi İpanema'ya taşınıyorsa da, çok geçmeden komşuların birbirini tanımadığını söyleyerek şikayet etmeye başlıyor, sonra da rahat ettiği kuzeye geri dönüyor.

Avenida Brasil'in koordinatörü Ricardo Waddington, yakınlarda verdiği bir mülakatta, "Genellikle yoksul insanların hep zengin olmayı ve zengin mahallelere göçmeyi hayal ettikleri anlatılır dizilerde. Oysa biz, yoksul olmasına rağmen neşeli ve sıcak ve özlem duyulan bir mahalleyi yansıtmaya çalıştık" diyor.

Diziyi sadece orta sınıfların değil, çoğu daha birinci kuşak yeni zengin olan süper zenginlerin önemli bir kısmının da, tutkuyla seyrettiği tahmin ediliyor.

Globo TV, başarısından o kadar memnun ki, bu formülü yeni dizilerinde de kullanmaya hazırlanıyor.

Yeni çekilecek dizi, bir gecekonduda, polisin Dünya Kupası ve Olimpiyatlar öncesinde "terbiye etmek" için yakınlarda tamamen kontrol altına aldığı bir favelada geçecek. bbc türkçe