Dünya

Dünya
marmara üniversitesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
marmara üniversitesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3/13/2015

Fırından aldığı ekmeği yerken kalbine saplanan jilet yüzünden yaşam mücadelesi veriyor

Marmara Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırıldı 10 saatlik bir ameliyat geçiren Sarıboğan'ın hayati tehlikesi devam ediyor.

Fırından aldığı ekmeği yerken kalbine saplanan jilet yüzünden yaşam mücadelesi veriyor Devlet hastanesine götürülen Osman Sarıboğan taburcu edildi Tavsiye üzerine Marmara Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırıldı 10 saatlik bir ameliyat geçiren Sarıboğan'ın hayati tehlikesi devam ediyor.


Darıca'da Farabi Devlet Hastanesi'ne gittik. 'Hiçbir şey yok' diye eve gönderdilerMarmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan Sarıboğa'nın hayati tehlikesi sürüyor. Darıca'da yaşayan Sarıboğa ailesinin iddiasına göre, Osman Sarıboğa, mahalledeki ekmek fırınından aldığı ekmeğin içerisine tavuk koyarak yemeye başladı. Ancak Sarıboğa, ekmeği yutarken göğsünde bir sıkıntı hissetti. Eşi Dilek Sarıboğa, eşinin tavuk kemiği yuttuğunu düşündü. Ancak kendisini kötü hisseden Osman Sarıboğa'nın sıkıntısı artınca, aile önce Darıca Farabi Devlet Hastanesi acil servisine, oradan da Pendik'teki Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne gitti. Hemen ameliyat edilen Osman Sarıboğa, ardından yoğun bakımda tedavi altına alındı.

Osman Sarıboğa'nın eşi Dilek Sarıboğa o gün yaşadıklarını şöyle anlattı:


"Pazartesi günü öğlen bir fırından ekmek aldım. Ekmeğin içinden bir jilet çıktı. Jilet eşimin içindeki organları parçaladı. Kalbine saplandı. Şu anda hayati tehlikesi var. Darıca'da Farabi Devlet Hastanesi'ne gittik. 'Hiçbir şey yok' diye eve gönderdiler bizi. Oradan bir arkadaşımız, 'Marmara Üniversitesi Hastanesi'ne gidin' dedi. Hastaneye gece saat 02.00'de geldik. Hemen ameliyata aldılar. Ameliyattan ertesi gün öğle saat 12.00'de çıktı. Hayati tehlikesi devam ediyor." Aile, ekmek aldıkları fırını ve Darıca Farabi Devlet Hastanesi'ni mahkemeye vereceğini belirtti.

2/01/2012

marmara üniversitesi okul birincisi dekanı internette eleştirdi üniversiteden uzaklaştırıldı

Mikail Boz, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde Radyo, TV ve Sinema bölümünde okuyor. 4. sınıf öğrencisi; 3.96 GPA ile okul birincisi.
Yusuf Devran, 2011 Şubat'ında Marmara İletişim Radyo, TV, Sinema bölümüne, Doçent olduğu Yeditepe Üniversitesi'nden geçti. Şubat'ta profesör oldu, Mart'ta Bölüm Başkanlığı'na atandı.

Bianet'ten Işıl Cinmen'in haberine göre Boz, Dekan Yusuf Devran hakkında Ekşi Sözlük'e yazdığı eleştiri içeren iki entry sebebiyle bir yarıyıl okuldan uzaklaştırıldı.

Boz Ekşi Sözlük'te "yusuf devran" başlığına şu entry'i yazdı:

"marmara üniversitesi, iletişim fakültesi'nin, radyo, tv ve sinema bölümü'nün yeni başkanıdır. biraz tepeden inme biçimde getirilmiş gibi görünüyor. kendisi daha önce marmara iletişim'de hiç ders vermedi galiba. buna karşın bölümde o kadar profesör ( esra biryıldız, şükran esen, serpil kirel, ahmet şahinkaya, nurcay türkoğlu) varken ve kendisi daha 20 gün önce, profesör ünvanı almışken, nasıl hemen bölüm başkanlığını alabildi, bir seçim yapıldıysa bu nasıl bir seçimdi anlaması güç doğrusu. günahını almayalım ama özgeçmişinde "samanyolu tv" deneyimi hemen göze batıyor."

Temmuz'da Yusuf Devran fakülteye Dekan olarak atandı. Boz bu atamanın ardından Ekşi Sözlük'te aynı başlık altına şunu yazdı:

"marmara iletişim'de dördüncü ayını tamamlamadan atı aldığı gibi üsküdar müsküdar bırakmayan, dekanlığa yerleşen "profesör." üç ay önce onun "tepeden inme" biçimde atandığını söylemiştim. meğer herif "marmara iletişim'in mesihi" imiş, şimdiden tepeden dekan oldu. pek yakında rektör olursa şaşırmayacağım. işin ilginci tepki gösterip anında görevlerinden istifa eden nurçay türkoğlu dışında doğru dürüst bu "garipliğe" tepki gösteren kişi de yok gibi. bundan önce melda şimşek'in yardımcı olan ali balabanlar hemen yeni dekan yardımcılığını üstlendi. filiz boshcele ise yüzük kardeşliğini erkenden kuranlardan gibi görünüyor, o da vekaleten iletişim bilimleri başkanlığına atandı. lafın kısası fakültenin biraz imajı vardı, içine ettiler bıraktılar. ortalık atanmışlardan geçilmiyor. bunun adı da yeniden yapılanma."


YÖK Disiplin Yönetmeliği değişmeli

Bianet'e konuşan Boz, "Yazdıklarımı üniversitelerde özerklik ve demokratik bilinç düşüncesiyle kaleme aldım. Atanma sitemini hicvetmek için iğneli bir dil kullandım çünkü bölüm başkanlarının atanmayla değil seçimle işbaşına gelmesi gerektiğini düşünüyorum" dedi.

Sonrasında olanları şöyle anlattı: "Bir gün apar topar Dekanlığa çağrıldım ve yönetim kurulu toplantısında sorguya çekildim. Hakkımda soruşturma açıldı. Savunmamda ilgili yazıların demokratik bir üniversite fikriyle yazıldığını, hakaret niyeti taşımadığımı söyledim. Yanlış anlamalara karşı ilgili kişilerden özür diledim. Ekşi Sözlük'teki yazıyı taslağa çevirdim. Buna rağmen üzerimdeki baskılar bitmedi."

Boz, kendini savunurken yönetimden, önce hukuki yolların kullanılıp yazının hakaret içerip içermediğini saptanmasını istemiş ama bu isteği "mahkemenin çok uzun süreceği" gerekçesiyle reddedilmiş.

Dün ise Marmara İletişim Fakültesi Yönetim Kurulu'nun aldığı karar tebliğ edilmiş: "Bir yarıyıl okuldan uzaklaştırma."


Bunun çok ağır bir ceza olduğunu kabul etmek gerek

Boz, bu cezanın kendisinin bir yılına mal olacağını söylüyor çünkü 4. sınıf öğrencisi olduğu için gelecek yıl güz döneminden dersi yok. Bu yüzden ceza, bir yılını kaybetmesine neden olacak. Ayrıca Kredi ve Yurtlar Kurumu'ndan burs aldığı için bursu da kesilecekmiş.

Boz, "İfade ve eleştiri özgürlüğü kapsamında, daha demokratik bir üniversite yönetimi düşüncesiyle yazdığım yazı, tam da eleştirdiğim yönetim biçimi tarafından cezalandırıldı" dedi.

Şimdi İdare Mahkemesi'ne bu kararın yürütmesinin durdurulması ve bozulması yönünde dava açıyor. Avukatı Güray Dağ, yürütmenin büyük ihtimalle durdurulacağını söyledi.