Dünya

Dünya
ilginç çözüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ilginç çözüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7/18/2011

ferrari almaya parası yetmeyince kendi ferrari'sini kendisi yaptı

Adana'da bir otomobil tutkunu 30 bin lira değerindeki Hyundai marka LPG'li aracını 20 bin lira harcayarak Ferrari'ye benzetti.

Adana’da da bir otomobil tutkunu, modifiyede sınırın olmadığını gözler önüne serdi. İkinci el otomobil alım satım işi yapan İsmail Demir, 30 bin liraya satın aldığı 2004 model Hyundai FX Coupe model otomobilini, tutkunu olduğu Ferrari’ye benzetmeyi başardı.
Demir, küçük yaşlardan itibaren Ferrari marka otomobillere büyük hayranlığı bulunduğunu, ileride hep böyle bir araca sahip olmanın hayalini yaşadığını anlattı.

Buna karşın Ferrari’yi alacak ekonomik güce bir türlü kavuşamadığını ifade eden Demir, "Mevcut araçlarımı modifiye ettirip, farklı görünüme kavuşturuyordum. Sonra sahip olduğum LPG’li Hyundai otomobili tamamen değiştirip, Ferrari görünümüne kavuşturmak için araştırma yapmaya başladım" dedi.

MODİFİYE 1.5 AYDA TAMAMLANMIŞ
Demir, modifiye işlemi yapan bir arkadaşıyla görüşerek, bu isteğinin gerçekleşip gerçekleşemeyeceği üzerinde fikir alışverişi yaptığını, daha sonra da bu hayalini uygulamaya geçirdiklerini söyledi.

Ferrari görünümündeki Hyundai aracının modifiyesinin yaklaşık 1,5 ayda tamamlandığını anlatan Demir, şöyle devam etti: "Ferrari bugün her sürücünün gönlünde yatan bir otomobildir. Ancak maddi değeri çok yüksek olduğu için alamadım. Ferrari’nin vergisine bile gücümüz yetmez.

Ama modifiye ile Ferrari’ye benzettiğim araca sadece 159 lira vergi ödüyorum. Hyundai marka otomobilimi 30 bin liraya almıştım. Bunun üzerine 20 bin lira harcama yaptım.

Modifiye firmasının sahibi arkadaşım ve bir kaportacının çabaları sonucu gerçeği 800 bin lira değerinde olan Ferrari’nin görünümüne sahip bir aracım oldu. Otomobili görenler gözlerine inanamıyor. Herkes dikkatle aracı inceliyor."

7/13/2011

bir bilim adamı sivrisineklere karşı çorap kokulu çok güçlü bir kapan üretti

Tanzanyalı bir bilim adamı hastalık taşıyan sivrisineklere karşı güçlü bir silah üretti.

Dr. Fredos Okumu tarafından gerçekleştirilen kapan sivrisinekleri çekmek için keskin çorap kokusunu kullanıyor.

Okumu, sentetik olarak üretilen bu kokunun, insanlar tarafından salgılanan normal kokudan dört kat daha fazla sinek çektiğini tespit etmiş.

Kapan yakaladığı sivrisinekleri zehirleyerek öldürüyor.
Okumu, kapanların, cibinlik ve sivrisinekle mücadelede başvurulan alışıldık yöntemlerle birlikte kullanılabileceğini söylüyor.

Koku yayan kapanların evlerin dışına kurulması ve sinekleri evin içine girmeden öldürmesi öngörülüyor.

Fredos Okumu'ya, kapanları geliştirmesi için 700 bin doların üstünde fon sağlandı.

AP haber ajansına açıklamalarda bulunan Okumu, ayak kokusunun sivrisinekleri çektiğinin, ilk olarak Hollandalı bilim adamı Bart Knols tarafından keşfedildiğini anlattı.

Karanlık bir odada çıplak duran Knols, sivrisineklerin vücudunun hangi bölgelerini ısırdığını incelemiş.

Okumu, araştırmacıların yaklaşık 15 sene boyunca bu bilgiyi nasıl kullanabilecekleri üzerine çalıştıklarını söyledi.

Kendisi de defalarca sıtma hastalığına yakalanan Okumu, "Sıtmanın küresel olarak yok edilmesi için yeni teknolojiler şart" diyor.

AP haber ajansı, iç mekanlarda kullanılan cibinlik ve sivrisinek ilaçlarının, sıtmayla mücadelede önemli adımlar kaydettiğini; ancak dış mekanlardaki sivrisineklerle mücadelede başarılı bir yöntem bulunamamış olduğunu da aktarıyor.

amerikanın yeni korkusu teröristler vücut bombaları ile saldırı yapmaya yoğunlaşıyorlar

Amerikan Temsilciler Meclisi İç Güvenlik Komisyonu Başkanı Peter King'e göre bu bir oyun değil, panik yaratılmaya çalışılmıyor. King, "vücut bombaları" ile saldırı tehlikesinin ciddi boyutlarda olduğunu söylüyor.

Güvenlik birimlerine göre terör zanlıları son bir kaç aydır, vücuda yerleştirilen bombalarla saldırma planları üzerinde yoğunlaşıyor. Teröristlerin vücut bombası ile patlayıcı maddeyi tam hedef noktasında insan vücudu üzerinde patlatmak istedikleri öne sürülüyor. Alman Birinci Televizyon Kanalı ARD'nin terör uzmanı Joachim Hagen, vücut bombasının ele geçirilmesinin hâlihazırdaki teknolojiyle mümkün olmadığını belirtiyor:
"Çıplak tarayıcılar, vücudun içine yerleştirilen bir bombayı teşhis edemez. Onlar ışınlarla sadece elbiselerin altını görebiliyorlar. Vücut bombaları röntgen cihazıyla bulunabilir ama o zaman da bütün yolcuları baştan aşağı x ışınlarından geçirmek lazım. Böyle bir uygulamaya ise aşırı ışına maruz kalacakları gerekçesiyle yolcular karşı çıkacaktır."

"Uzak bir ihtimal"

Yolcuların vücudunu elle kontrol etmek ya da her tür patlayıcı maddeyi tespit eden cihazın pamuklu ucunu tenin üzerinde gezdirmek de çok tepki çekecek yöntemler olurdu. Joachim Hagen vücut bombalarının yapımının çok masraflı ve meşakkatli olduğunu söylüyor:

"Böyle bir durumda suikastçiyi ameliyat edip, derisinin altına patlayıcı madde ile mekanizmayı yerleştirmek gerekir. Ondan sonra onun yeniden hareket edebilecek kadar iyileşip, uçağa binebilecek hâle gelmesini beklemek lâzım. Yani o kadar çok belirsizlik ve güçlük söz konusu ki böyle bir yöntem bence henüz çok uzak bir ihtimal.“
Havayolu şirketlerine uyarı

Terör uzmanı, olasılığı oldukça düşük görse de Amerikan Ulaşım Güvenlik Dairesi (TSA) Müdürü John Pistol bu konudaki bilgileri ciddiye aldıklarını ve yurtdışındaki meslektaşlarını havayolları şirketlerini ihtiyaten uyardıklarını belirtiyor.

Benzer bir yöntem uyuşturucu kaçakçılığında kullanılıyor. Örneğin bir prezervatifin içine uyuşturucu madde doldurularak, torba yutuluyor. Tabii yutulan uyuşturucu miktarının iyi ayarlanması gerekiyor. Terör uzmanı Joachim Hagen, vücut bombasında da büyük miktarlarda patlayıcı madde yutulması ve bunun patlatma mekanizmasıyla bağlantısının sağlanması gerektiğini bununsa çok güç olduğunu belirtiyor:

“Böyle bir bombada şöyle bir sorun karşımıza çıkıyor: İnsan vücudunun yumuşak ve esnek olması, derinin altına yerleştirilen patlayıcı maddenin etkisini azaltır. Bu sebeple örneğin bir uçağı düşürmek için çok büyük miktarlarda patlayıcı madde vücuda yerleştirmek gerekir.“

Joachim Hagen, böyle büyük miktarda patlayıcının ise vücuda yerleştirilemeyeceğini söylüyor. Hagen, Suudi Arabistan'da içişleri bakanı yardımcısına vücut bombasıyla saldırı düzenlendiği iddialarının hiç bir zaman ispatlanamadığını da hatırlatıyor. Terör uzmanı, yetkililerin yolcuları daha fazla güvenlik önlemine ikna edebilmek için bu tür uyarıları yaptığı görüşünde.



© Deutsche Welle Türkçe


Marca Müller / Çeviren: Deniz Eğilmez

Editör: Murat Çelikkafa 

7/11/2011

hollandalıların yüzen otobüsü ilk yolcuları ile ilk seferine başladı

Ünlü kanalların ulaşımında artık otobüsler hizmet veriyor.

Hollanda’nın başkentindeki ünlü kanalların ulaşımında artık otobüsler hizmet veriyor. Daha önce tanıtımı yapılan ‘Yüzen Hollandalı’ isimli araç ilk yolcularını Amsterdam’daki Schiphol Havaalanı’ndan aldı.
Seyahat boyunca önce karada giden araç daha sonra Nemo Teknoloji Müzesi önünden kanala girdi. Kanaldan geçerek şehre giren amfibik otobüs 48 yolcu taşıyabiliyor. Her bir yolcu seyahat için 39 euroyu gözden çıkarmak zorunda.


7/08/2011

internette çinden getirilen yapay kızlık zarı kanını bin ile dört bin dolar arasında satıyorlar

Son yıllarda dünyada internetin yaygınlaşması ile birlikte artan ’Drop Shipping’ (stoksuz e-ticaret), vurguncuların yeni alanı oldu. Bu yolla haksız kazanç elde etmek isteyenler, Yurtdışından kargoya verilen ve değeri 150 Euro’yu geçmeyen mallara uygulanan gümrük muafiyetinden yararlanarak, değerini 150 Euro’dan düşük gösterdikleri çeşitli ürünleri sahte belgelerle yurda sokuyor. İnternet siteleri üzerinden yapılan satışlarda birçok ürünün 150 Euro’nun altında fiyat etiketi ile Türkiye’ye sokulduğunu tespit eden Antalya Gümrük Muhafaza Müdürlüğü ekipleri peşpeşe operasyonlar düzenledi.
Geçen hafta içerisinde, bu yöntemle yurda sokulmak istenen 2 milyon 681 bin 625 lira değerindeki 3 bin 290 fotoğraf makinesi ile bin 305 fotoğraf makinesi aksesuarına el koyan Gümrük Muhafaza ekipleri, son olarak Çin’de üretilen ve yine bu yöntemle getirilen ambalajlar içinde 45 ’yapay kızlık zarı kanı’ ele geçirdi.

TANESİ BİN- 4 BİN DOLAR ARASINDA

İnternet ortamında tanesi bin- 4 bin dolar arasında fiyata alıcı bulduğu belirtilen yapay kızlık zarı kanlarını, ’hediyelik eşya’ bildirimi ile 20’şer dolar değerinde gösterip Türkiye’ye sokmak isteyen H.T.’nin kolileri, Gümrük Muhafaza ekiplerini şüphelendirdi. Kolileri inceleyen ekipler, gümrük vergisi vermemek için değeri 150 Euro’nun altında gösterilen toplam 45 yapay kızlık zarı kanına el koydu. Gümrük ekiplerince ’gümrük ihlali’ suçlamasıyla sorgulanan H.T., ifadesinin ardından savcılık talimatıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. El konulan maddeler ise incelenmek üzere laboratuvara gönderildi. Analiz raporuna göre insan sağlığını tehdit edecek herhangi bir bulguya rastlanırsa, dosya kapsamının genişletilip H.T.’nin gözaltına alınması gündeme gelebilecek.

EKİPLER, NE OLDUĞUNU İNTERNETTEN ÖĞRENDİ

Gümrük mevzuatının 45’inci maddesine göre, posta ya da hızlı kargo taşımacılığı yoluyla gelen eşyanın, gönderim başına 150 Euro’yu geçmemesi halinde gümrük vergisinden muaf olduğunu belirten Gümrük Muhafaza Müdürlüğü yetkilileri, kargoya şüphe üzerine el koyduklarını, içinden çıkan malzemenin ne işe yaradığını da uzun süre çözemediklerini söyledi. Ekipler, ilk kez karşılaştıkları ürünün ’yapay kızlık zarı’ olduğunu ise internet üzerinden ayrıntılı bir araştırma yaptıktan sonra öğrendiklerini belirtti.

İLK ÖNCE KADIN ARKADAŞLARI İÇİN GETİRMİŞ

Antalya’nın bir ilçesinde hediyelik eşya işiyle uğraşan H.T. Gümrük Muhafaza Müdürlüğü ekiplerine verdiği ifadede, yaklaşık 3- 4 yıl önce 3 kadın arkadaşının ihtiyacını karşılamak için internet üzerinden araştırma yaptığını söyledi. İlk kez bu kadın arkadaşları için getirdiği yapay kızlık zarı kanını, talep üzerine zaman zaman getirmeye başladığını itiraf eden H.T., ürünün Türkiye’de çok az bilindiğini, genelde Arap ülkelerinde talep gördüğünü söyledi.

İTHALATI YOK

Gümrük Müdürlüğü yetkilileri, şu anda bu ürünün ’ithal edilebilecek ürünler’ listesinde tanımlanmadığını belirtti. Yeklililer, resmi ithalat için başvurulması ve ilgili bakanlıklar tarafından izin verilmesi halinde, ithalat sırasında malın değerinin yüzde 20’si oranında gümrük vergisi ödenmesi gerektiği bilgisini verdi.

YAPAY KIZLIK ZARI KANI NEDİR?

Özel kutularda biri deneme amaçlı, hava geçirmez jelatinle kaplı 2 paket yapay kızlık zarı kanı bulunuyor. Jelatin açıldıktan sonra yapay kan şeffaf paket içinde vajinaya yerleştiriliyor. Özel bir kimyasal maddeden oluşan şeffaf paket, vücut ısısında 15 dakika içinde tepkimeye geçerek yok oluyor. Paket içindeki özel kimyasaldan oluşan yapay kızlık zarı kanı ise aynı gerçeği gibi akıyor.

DROP SHIPPING TİCARETİ (STOKSUZ E-TİCARET)

Tedarikçi herhangibir ürünü uygun fiyata fabrikalardan, spot piyasadan alır ve katalog oluşturup, internette kendisine ait ya da satış konusunda önde gelen sitelere gönderir. Bu kataloğu inceleyen satıcılar ürünleri sergiler. Sergilenen ürünler KDV, ÖTV ve Gümrük vergisi ve benzeri vergiler içermediğinden, Türkiye’ye yasal yollardan gelen ürünlerden daha düşük fiyatlıdır. Alıcı ürünü inceleyerek sipariş verir. Alıcının bilgilerini alan site sahibi bilgileri tedarikçiye iletir. Alıcı ürünün ücretini satıcıya gönderir. Satıcı da tedarikçi firmaya gönderir. Satıcıdan kimlik ve adres bilgilerini alan tedarikçi ürünün ücretinin ödenmesinden sonra ürünü alıcı adına kargoya verir.

kan grubunun özellikleri yüzünden istifa ettiğini söyleyen bakan

Independent gazetesine göre, Japonya'da dün görevinden istifa eden yeniden imardan sorumlu bakan Ryu Matsumoto, başına gelenlerin nedeninin kan grubu olduğunu ileri sürdü.
Matsumoto, Mart ayındaki deprem ve tsunamide ağır hasar gören bölgelerin valileri hakkında duyarsız sözler sarfettiği için eleştirilere hedef olmuştu.
Gazete, Matsumoto'nun bu valilerin yeniden imara yönelik iyi planlar sunmazlarsa devlet yardımı alamayacaklarını söylediğini aktarıyor.

Hükümetin yeniden imar süreci nedeniyle zaten yoğun baskı altında olduğu bir dönemde, bakanın tepkilere yol açan sözleri de başbakan tarafından hiç hoş karşılanmadı.

Ve Matsumoto göreve başlamasından bir hafta sonra istifa etmek zorunda kaldı.

Independent eski bakanın fütursuz sözlerinden kan grubunu sorumlu tuttuğunu bildiriyor.

Eski bakana göre damarlarındaki B grubu kan, kendisini hırçın ve sözünü sakınmaz bir kişi kılıyor.

İstifasını açıklarken gözleri yaşaran bakan Matsumoto istifa gerekçesi hakkındaysa bir açıklama yapmamış, 'söylemek istediğim çok şey var ama gitmem lazım' demekle yetinmişti.

Gazete, istifa eden politikacıların buna bir çok nedeni gerekçe gösterdiklerini, ama ilk kez bir politikacının kendi kan grubunu sorumlu tuttuğunu belirtiyor.