Dünya

Dünya

8/03/2012

facebook'a göre sahte hesaplar az gelişmiş endonezya ve türkiye'den açılıyormuş

Her yüz Facebook hesabından dokuzu sahte. Facebook, ‘sahte hesapların daha çok ‘Endonezya ve Türkiye gibi daha az gelişmiş piyasalarda' gözlemlendiğini bildirdi.

Sosyal paylaşım sitesi Facebook, son borsa raporunu yayınladı. Raporda yer alan bilgilere göre, 955 milyon aktif Facebook kullanıcısının 83 milyonu aslında hayalet kullanıcılar. Her yüz hesaptan dokuzu, suçlularca ya da evcil hayvan gibi insanları temsil etmeyen şeyler adına açılmış hesaplar. Facebook, bu durumu sınırlandırmaya ya da tamamen sonlandırmaya çabaladığını bildirdi.

Sosyal paylaşım sitesi, hesapların yaklaşık yüzde 1,5'inin istenmeyen mail göndermek için kullanan suçlulara, yüzde 4,8'inin de iki ya da daha fazla hesabı bulunan aynı kişilere ait olduğunu duyurdu.

Ev hayvanları ya da “insan olmayan diğer varlıklar” için de Facebook hesaplarının bulunduğu belirtildi. Hesapların yüzde 2,4'ü bu grubu temsil ediyor. Facebook raporunda, “sahte hesapların daha ziyade Endonezya ve Türkiye gibi daha az gelişmiş piyasalarda gözlemlendiğini” yazdı.deutsche welle

© Deutsche Welle Türkçe

AFP/DW, BS/BK

ölümsüzlük ve ölümün anlamı adlı öbür dünya projesi

Üniversitenin internet sitesinde yapılan açıklamaya göre bu para cennet, cehennem, araf gibi konuların araştırılması için kullanılacak. Üç yıl sürecek araştırmanın başında üniversitenin seçkin felsefe profesörlerinden John Martin Fischer bulunuyor.

Immortality Project” (Ölümsüzlük Projesi) adı verilen proje kapsamında iki konferans düzenlenecek, bir de internet sitesi kurulacak. Bu sitede ölümsüzlük konularıyla ilgili araştırmalara giden linkleri yer alacak.

Fischer yaptığı açıklamada, “Ölüme yaklaşma deneyimi ve benzer olayları belgelendirme, bunların ölüm sonrası hakkında mantıklı ipuçları mı yoksa biyolojik açıklamaları olan yanılsamalar mı olduğunu çözme konusunda çok dikkatli olacağız” dedi.

Bilimsellikten kesinlikle uzaklaşmayacaklarını da ifade eden Fischer, “Uzaylılarca kaçırıldıklarını iddia eden kişileri incelemek için para harcamayacağız” diye konuştu.

Fischer, bilim insanlar, filozoflar ve teologlardan araştırma önerileri kabul edeceklerini belirterek, proje kapsamında “Ölümden sonra yaşam sıkıcı mıdır?”, “Ölüm yaşamı anlamlandırır mı?”, “Eğer ölemeyeceğimizi bilirsek cesaret gibi erdemlere sahip olabilir miyiz?” gibi sorulara yanıt aranacağını ifade etti.

Fischer’a John Templeton Vakfı tarafından verilen bu fon, UCR’daki bir sosyal bilimler profesörüne bugüne kadar verilmiş en büyük meblağ. Üç yılın sonunda Fischer, araştırma sonuçlarını Oxford University Press’ten çıkacak, “Ölümsüzlük ve Ölümün Anlamı” isimli kitapta toplayacak.mynet

8/01/2012

microsoft google'ın gmail'li ile rekabet edebilmek için hotmail'i bırakıyor

Yenileştirilmiş hizmet, gelen mesajları düzenlemeye yardımcı olup, kullanıcıların Skype programı üzerinden arama yapmasını da mümkün kılacak.

Microsoft, gelen kutularının "darmadağın" olması sorununun yeni sistemle çözülebileceğini söylüyor.

Yenileme işlemi, Microsoft'un rakibi Google'ın e-posta hizmeti Gmail'den kullanıcı çekmeyi de sağlayabilir.

Kullanıcılarının hesaplarındaki içeriklerin "fazla yük" yaptığını söyleyen Microsoft, bu durumun e-posta işini bir "angarya" haline getirdiğini söyledi.

Şirket bu sorunu çözmek için, gelen mesajların kullanıcılar tarafından belirlenen irtibat listeleri doğrultusunda otomatik olarak sıralanacağı bir sistemi öneriyor.

Bunun yanı sıra Outlook hesaplarını farklı uygulamalarla bir araya getirmek için çalışmalara devam ediliyor.

Microsoft çalışanı Chris Jones, internet bloguna "Size Facebook, Twitter, Linkedin, Google ve yakında Skype ile bağlantılı olan ilk e-posta hizmetini sunuyoruz.

"Outlook.com'da kişisel e-postalarınız arkadaşlarınızın paylaştığı fotoğraf, güncelleme ve tweet'lerin yanı sıra görüntülü arama özelliği ile daha canlı bir hale geliyor. Bunların hepsi sosyal iletişim ağınıza bağlı olan ve sürekli güncellenen irtibat listeniz sayesinde gerçekleşiyor."

Jones, Google'a gönderme yaptığını hissettiren bir şekilde, şirketin e-posta içeriklerini taramayacağını da bildirdi.

Microsoft çalışanı, Office uygulamalarının bilgisayarlarda dahili olmasının, Google Docs ve Zoho Docs gibi diğer internet bazlı uygulamalara karşı bir avantaj sağladığını söylüyor.

Aynı zamanda Microsoft'un Skydrive bulut-bilişim sistemine bağlanacak olan Outlook.com, kullanıcıların göndermek istediği dosyaların büyüklüğünü önemsiz kılıyor.

Outlook.com, bu özelliğiyle de Google Drive, Dropbox ve Sugarsync gibi rakip uygulamalara bir tehdit oluşturuyor.
'Temizlenmiş arayüz'

Jones, şirketin "yeni baştan bir hizmet kurduğunu" söylese de, teknoloji danışmanlığı şirketi Gartner'den Matt Cain, revize işleminin ileriye doğru büyük bir sıçrama yaratacağına inanmıyor.

Cain, BBC'ye yaptığı açıklamada "Outlook.com tersine dönmüş bir tüketiciliği temsil ediyor. Hali hazırda varolan bir aracı alıp, tüketici pazarı için baştan yaratıyorsunuz" dedi.

"Aslında ortada yeni bir teknoloji yok. Sosyal iletişim ağı entegrasyonu ve filtreleme özellikleri uzun zamandır zaten kullanılmakta" diyen Cain, sözlerine "Yeni olan şey temizlenmiş bir arayüz, farklı bir pazarlama stratejisi ve ofis uygulamalarıyla Skydrive sistemiyle Skype programının bir araya getirilmesi" şeklinde devam ediyor.

İlk sürüm tarihi açıklanmayan hizmetinin bir "önizleme" versiyonu mevcut.

Şirket, kullanıcılarını yeni sisteme geçmeye teşvik etse de, Hotmail üyeleri isterlerse eski sistemle devam edebilecekler.

En azından şimdilik.

Değişikliği tercih edenler ise @hotmail, @msn veya @live.com ile biten e-posta adreslerini değiştirmek durumunda kalmadan, isterlerse bir @outlook.com adresi de alabilecekler.bbc türkçe

7/31/2012

çantasında şarap şişesi var diye deniz otobüsüne almadılar

Kabataş’tan Burgazada’ya gitmek isteyen ve çantasında 4 şişe şarap olan bir kadının, İDO görevlilerince engellendiği öne sürüldü.

İddiayı ortaya atan, Milliyet Gazetesi yazarı ve ünlü gurme Vedat Milor, köşeşinde şöyle yazdı:

"Ceren Sungu, Kabataş’tan deniz otobüsüne binip adaya benim evime geliyor. Yanında dört şarap taşıyor. İDO’dan içeri almıyorlar şarap var diye. Üstelik de oradaki görevli kızcağıza bağırıp onu azarlıyor.

Suudi Arabistan ya da İran’da mıyız kardeşim? Yasak mı evine şarap götürmek? İsteyen İstanbul’da alışveriş yapıp dönüşte evine yiyecek-içecek götüremez mi? Büyükşehir, İDO’yu yeni sahiplerinden daha iyi yönetiyordu"



İDO’dan özür

İstanbul Deniz Otobüsleri A.Ş'nin (İDO) konuyla ilgili açıklaması ise şöyle:

"Adalar’a gitmek üzere İDO Kabataş Deniz Otobüsü İskelesi’ne gelen bir yolcumuzun, yanında bulunan dört şişe şarapla gemiye binmesine bir güvenlik görevlisince izin verilmediğine ilişkin haberler kamuoyuna yansımıştır. İDO’nun alkollü içkilerin kapalı şişelerinde taşınmasıyla ilgili kısıtlayıcı bir düzenlemesi bulunmamaktadır. Söz konusu haberle ilgili araştırma başlatılmış olup, güvenlik görevlisinin tutumu güvenlik amirliğimiz tarafından incelenmektedir. Yaşanan bu olay nedeniyle mağdur olan yolcumuzdan özür dileriz."cumhuriyet