Dünya

Dünya

7/14/2012

facebook'ta sahtekarlıkların önü arkası kesilmiyor şimdi de beğeni sahtekarlığı tespit edildi

birçok büyük ve küçük markalı şirket, Facebook sayfalarının beğenilmesi için reklam parası ödüyor.

Güvenlik şirketi Sophos yetkilisi Graham Cluley, kötü amaçlı yazılımcıların spam bağlantıları dağıtmak için sahte profil yaratmasının zor olmadığını söylüyor: "Hesaplardan bazılarının masa başındaki bir kişinin, binlerce profil üzerinden 'Beğen' komutu vererek geniş bir topluluk yaratmayı sağlayan bilgisayar yazılımları tarafından yönetildiğini biliyoruz."

Bazı şirketlerin ve şirket yöneticilerinin Facebook sayfalarını yöneten sosyal medya danışmanı Michael Tinmouth, sahte profil mağdurlarından.

Müşterilerinden bazıları, sayfalarının genellikle Filipinler ve Mısır gibi ülkelerde yaşayanlar tarafından beğenildiğini fark ederek reklam parası ödemekten vazgeçmiş.

"Yaşları 13 ile 17 arasında, profil adları oldukça şüpheliydi. Derine indiğimizde gördük ki bazı profillerden 3 bin, 4 bin, hatta 5 bin sayfanın beğenildiğini gördük" diyen Tinmouth, Facebook yönetimine yaptığı başvurudan olumlu sonuç alamamış.

Facebook yönetimi BBC'ye yaptığı açıklamada, Tinmouth'u belirli bir kitleyi hedeflemek yerine, genel geçer reklamlar yayınlamakla eleştirdi.

24 saatte 1600 beğeni

Ancak, deneme amacıyla BBC tarafından oluşturulan hayali "VirtualBagel" şirketine ait sayfanın "Beğen" düğmesinin 24 saat içinde 1600 kullanıcı tarafından tıklanması, sahte profillerin ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor.
Beğenenlerden birinin, Mısır'da yaşayan ve Real Madrid'de çalışıyor gözüken Ahmed Ronaldo olması dikkat çekiyor.

Facebook yönetimine göreyse, ortada belirgin bir sorun yok.

Şirket sözcüsü, reklam veren şirketlerin analitik verilere erişebildiğini ve sayfaların "Beğen" düğmesini tıklayan profilleri görebildiğini anlatırken sorunu şöyle tarif etti: "Kullanıcıların çok küçük bir yüzdesi takma adlarla hesap açıyor. Bu kurallara aykırı ve bunları tespit etmek için hem otomatik sistemler hem de kullanıcı ihbarlarını kullanıyoruz."

Facebook yönetimi bu yıl başında yaptığı açıklamada, 901 milyon kullanıcı profilinin yaklaşık 54 milyonunun sahte olabileceğini açıklamıştı.

Yaklaşık yüzde 6'lık bu oranın artması ise 26 Haziran'da mali tablolarını açıklayacak olan şirkete reklam verenlerin güvenini sarsabilir.bbc türkçe

7/12/2012

incil'de adı gün yıldızı olarak adı geçen şeytanın oğlu lucifer

Lucifer, Hıristiyan inanışında genellikle şeytanı tasvir etmek için kullanılan isimdir. Ayrıca şeytanın oğlu olarak da bilinir. Bu kullanım İncil'deki Isaiah 14:3-20 kısmında cennetten atıldığından bahsedilen ve "Gün Yıldızı" ya da "Sabah Yıldızı" olarak bahsedilen meleğin Latince'deki adıdır.

Aynı Latince kelime yine İncil'deki 2 Petrus 1:19 kısmında şeytanla hiç alakası olmayan bir yerde de yer almaktadır. Bu ve bunun gibi birçok çeviride "Gün Yıldızı" kelimesi yerine doğrudan Latince olan Lucifer kelimesi kullanılmaya başlanılmış ve bu nedenle bu kelime şeytanı tasvir etmek için kullanılır olmuştur.

2 Petrus 1:19: "Peygamberlerin sözleri bizim için daha büyük kesinlik kazandı. Gün ağarıp sabah yıldızı yüreklerinizde doğuncaya dek, karanlık yerde ışık saçan çıraya benzeyen bu sözlere kulak verirseniz, iyi edersiniz."

Latincede "Lucifer" kelimesi "Işık Getiren" (lux, lucis, "ışık", ve ferre, "getirmek") anlamına gelmektedir ve "Sabah Yıldızı"na yani Venüs'e verilen isimdir.

İncil'den Ezeikel 28:11-19: "..güzellerin ve bilgelerin en mükemmeliydin. Eden'de, Tanrı'nın bahçesindeydin. Giysilerin hep güzel taşlarla –yakut, zümrüt, aytaşı, beril, onix, safir, turkuazla- ve altın işlemelerle süslüydü. Bunlar sana sen yaratıldığın gün verildi. Seni kudretinle ve gücünle bekçim yaptım. Tanrının kutsal dağına gidebiliyor ve ateş tarlalarında yürüyebiliyordun. Yaptıklarından tamamen muaf tutulurdun ta ki için kötülükle dolana dek. Bu varlık içinde bile daha büyük şiddet yarattın ve günahkar oldun. Seni tanrının dağından men ettim ve seni bekçilik ettiğin ateş tarlalarından sürgün ettim. Güzelliğin yüzünden için kibirle doldu ve bilgeliğini kendi ünün için harcadın. Seni içine hapsettiğim ateşle beraber dünyaya attım. Seni takip edenlerle beraber sonunuz ateşler içinde küle dönecek. Çok feci bir sona geldin."

Hikâyenin devamına göre Lucifer kibrine ve hırsına yenik düştü. Tanrının yarattığı ve kendinden daha güçsüz olan insan oğluna itaat etmeyeceğini söyledi, Tanrılığa özendi. Lanetlendi ve cennet bahçelerinden kovuldu. Kovulduktan sonra atıldığı yer Afrika olmuştur. Birçok Hıristiyan oradaki açlık, savaş ve ölümü buna bağlarlar.wikipedia

nazım hikmet'in yanında biz şair bile olamayız diyen pablo neruda'nın hayat hikayesi

Şili'de demiryolu işçisi bir baba ve öğretmen bir annenin çocuğu olarak dünyaya geldi.Annesini çok küçükken kaybetti. 13 yaşındayken yerel "La Mañana" gazetesindeki bazı makalelerle katkıda bulunmaya başladı.

1920'de "Selva Austral" isimli edebiyat dergisinde "Pablo Neruda" adıyla yazmaya başladı. Şair, bu takma ismi Çek şair Jan Neruda'da anısına seçmişti. Daha sonra bu isim yasal adı olarak kalmıştır. İlk kitabı Crepusculario 1923 yılında yayınladı. Sonraki sene şairin en tanınmış ve pek çok dile çevrilmiş olan eserlerinden Yirmi Aşk Şiiri ve Umutsuz Bir Şarkı(Veinte poemas de amor y una cancion desesperada) basıldı. Edebi çalışmalarına devam ederken, bir yandan da Santiago'daki Şili Üniversitesi'nde Fransızca ve pedagoji okudu. 1927-1935 arası hükümetin elçisi oldu ve Burma, Seylan, Java, Singapur, Buenos Aires, Barselona ve Madrid'te görev yaptı. Bu dönemde yazdığı şiirler ezoterik sürrealist şiir kitabı "Residencia en la tierra" (1933)da toplanmıştır.

İspanya İç Savaşı ve García Lorca'nın ölümü onu çok etkiledi ve önce İspanya sonra da Fransa'da Cumhuriyetçi harekete katılmasına neden oldu. Bu sırada şiirlerini topladığı Kalbimdeki İspanya (España en el Corazón (1937)) üzerine çalışmaya başladı. Kalbimdeki İspanya iç savaş sırasında cephede basılması açısından önemlidir. Aynı yıl ülkesine dönen Neruda'nın daha sonraki eserlerini siyasi ve sosyal konular üzerine oluşturmuştur.

1939'da Paris'te İspanyol göçmenler için konsolosluk görevine getirildi. Meksika'daki konsolosluk görevi sırasında Canto General de Chile'yi yazdı. Bu eserde bütün Güney Amerika kıtasının doğası, insanları ve tarihi yazgısı epik şiir şeklinde anlatılmaktadır. Eser, 1950'de Meksika'da basılırken, Şili'de de el altından yayınlandı. Yaklaşık 250 şiirin yer aldığı eser, on kadar dile çevrildi ve bu çeviriler yüzünden Neruda elçilik yaptığı ülkelerde zorluklar yaşadı.

1943'te Şili'ye dönen Neruda, 1945'te senatör seçildi ve Şili Komünist Partisi'ne katıldı. 1947'de Başkan González Videla'nın grevdeki madencilere yönelik baskıcı protestolarını protesto ettiği için, 2 yıl boyunca kendi ülkesinde kaçak yaşadı. 1949'da yurt dışına çıktı ve 1952'ye kadar çeşitli ülkelerde bulundu. Bu dönemde yazdığı eserler politik aktivitelerinin damgasını taşır. Örneğin Las Uvas y el Viento (1954) Neruda'nın sürgündeki günlüğü gibidir.

Yaşamı boyunca güçlü siyasi duruşuyla tanınan Neruda, ülkesindeki ve İspanya'daki faşizme karşı durmuştur. 1970 yılında Şili başkanlığına aday gösterilmiş, ancak daha sonra başkan seçilen Salvador Allende'yi desteklemiştir. Allende seçilince Neruda'yı Şili'nin Fransa elçisi olarak görevlendirdi. 1971 yılında edebiyat dalında Nobel Ödülü aldı. 1972 yılında sağlık sorunları nedeniyle elçilik görevini bırakarak Şili'ye döndü. 24 Eylül 1973'de kalp yetmezliğinden hayatını kaybetti.

Kendisi Nazım Hikmet adına Barış Ödülü almıştır.Bir kongrede Nazım Hikmet ile ilgili 'Onun(Nazım Hikmet'in)yanında biz şair bile olamayız' diyerek Nazım Hikmet'i övmüştürwikipedia

7/05/2012

değeri 15 bin dolardan fazla olan şeftalileri çalan hırsızlar

Değeri 15 bin dolardan fazla olan şeftaliler Pazartesi günü Zhengzhou Meyve Enstitüsü'nden çalındı.

Enstitüdeki bilim insanları yaklaşık 10 senedir değişik meyve türleri üzerinde çalışıyorlardı.

Çin medyasına göre, olaydan sorumlu olduğuna inanılan üç şüpheliden biri şeftalilerin bu kadar değerli olduğunun farkında olmadığını söyledi.

Polis diğer iki şüphelinin peşinde.

Şüphelilerden birinin falcı, diğerinin de tütsü satıcısı olduğu duyuruldu.

Bu projeye yapılan yatırımın çalınan şeftalilerin değerinin 20 katı kadar olduğu bildirildi.

Enstitüdeki bilim insanları "mahvolduklarını" söyledi.

Bilim insanlarından biri senelerdir üzerinde çalıştıkları araştırmanın yok olduğunu anlattı.

10 ile 20 arasında değişik tür şeftali çalındı. bbc türkçe