Dünya

Dünya
turist etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
turist etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8/31/2011

namaz kılan insan silüetini oluşturmak için camii'nin mimarları tam iki sene hesap yapmışlar

Sivas'ın Divriği ilçesindeki Ulu Cami ve Darüşşifası'nı inşa eden mimar ve ustaların, bu eşsiz eserde ortaya çıkan ''Namaz kılan insan'' ve diğer siluetler ile gölgeler için çok ince hesaplar yaptıkları, tarihi eseri hayata geçirmeden 2 yıl boyunca güneşin doğuşundan batışına, yıldızların çıkışından kayboluşuna kadar her şeyi hesapladıkları bildirildi.
Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası ile ilgili araştırmaları ve kitapları bulunan, bilgilerini ziyaretçilerle paylaşan araştırmacı-yazar Ruhan Özaygün, eşsiz eserin bilinmeyen yönlerini AA muhabirine değerlendirdi.

Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası'nı, ''Bilimin ve ilmin birleştiği bir mimari yapı'' olarak nitelendiren Özaygün, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu'nun (UNESCO) ''Dünya Kültür Mirası Listesinde'' yer alan eserin yapımı aşamasından önce de bilimden faydalanılarak hazırlıklar yapıldığını söyledi.

Özaygün, Mengücekoğulları'nın Divriği'ye kazandırdığı bu şaheserde ortaya çıkan ''Namaz kılan insan'' ve diğer siluetler ile gölgeler için, tarihi yapıyı inşa eden mimar ve ustaların çok ince hesaplar yaptığını, bu siluetlerin ve gölgelerin tesadüf olmadığını belirterek, ''Eseri inşa eden mimar ve ustalar, binayı yapmadan önce 2 yıl boyunca güneşin doğuşundan batışına, yıldızların çıkışından kayboluşlarına kadar hepsini hesaplamış. Bu hesaplar yapıldıktan sonra, elde edilen sonuç, bu eser üzerinde gösterilmeye çalışılmıştır. Kapılarda ilk etapta siluet bakıyor, temaşa ediyor. İkincisinde siluetteki o kişi kitap okuyor, üçüncü durumda namaz kılıyor, dördüncü olayda ise kadına çevriliyor. Onun için burada tesadüf bir şey yoktur, eseri ilme hizmet, hakka hizmet, fisebilillah (Allah rızası için) düsturuyla yapmışlardır'' diye konuştu.

-Devrin teknolojisine uyum sağlayan gölgeler-

Bu eseri yapan mimar ve ustaların, kapılardaki motiflerin her birini ince ince hesapladığını, söz konusu motifleri yaparken ilime, bilime ve Kur'an-ı Kerim'e başvurduğunu vurgulayan Özaygün, mimarın ve ustaların devrin teknolojisine uyum sağlayarak bazı gölgeler oluşturduklarını ifade ederek,şunları anlattı:

''Kur'an-ı Kerim'de Furkan Suresi'nin 45 ve 46. ayetlerini okuduğumuz zaman bu gölge meselesinin iç yüzünü anlayabiliriz. 'Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmez misin? İsteseydi onu sabit kılardı. Sonra biz güneşi gölgeye delil kıldık. Sonra onu kendimize yavaş yavaş çektik' ayetlerinden de göreceğiz ki burada asıl gölge değil, gölgeyi uzatan güneş ile gölgenin hareket ve tavırlarını bilmek mecburiyetindeyiz.''

Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası'nın batı kapısında (taç kapı) ikindi vakti görülen namaz kılan erkek silueti, cennet kapısında saat 07.00 sıralarında çıkan namaz kılan kadın silueti ve şah kapısında saat 09.00 sıralarında oluşan ve eseri yaptıran Ahmet Şah'ın başını temsil ettiğine inanılan erkek kafası silueti, görenleri adeta büyülüyor.

Özellikle tarihi eserin batı yamacında camiye girişi sağlayan taç kapıda, ikindi namazı vaktinde güneşin etkisiyle ortaya çıkan, yaklaşık 4 metre uzunluğundaki ''namaz kılan insan'' silueti ziyaretçilerin ilgi odağı oluyor.

Tarihi eseri görmeye gelenler, ziyaret saatlerini namaz kılan insan siluetinin çıktığı ikindi namazı vaktine denk getirmeye çalışıyor.

Yıllarca fark edilemeyen siluetin, 2005 yılında fotoğraf çeken bir turist tarafından görüntülenmesinin ardından ünü yurt dışına kadar ulaşmış. Kente gelen yerli turistlerin yanı sıra yabancı turistler de güneş giriş kapısına vurduğunda ortaya çıkan gölgenin önünde fotoğraf çektiriyor.

8/10/2011

çin hükümeti yüzer kütleyi turist göndereceğiz diye boğazdan geçirdi uçak gemisi yaptı

Tüm dünyayı korkutan ve Türkiye'den geçişi tartışma yaratan Çin'in "dev yüzen kütlesi" sabah saatlerinde ilk kez denize açıldı...
Yüzer kütle olarak boğazlardan geçen 'Varyag', Çin'in uçak gemisi olarak ilk kez denize açıldı. Çin'in resmi haber ajansı Xinhua, ülkenin kuzeydoğusundaki Dalian limanında uçak gemisi haline getirilen Varyag'ın, sabah saatlerinde ilk kez denize açıldığını duyurdu. Huanqiu gazetesi, yerel saatle sabah 6'da limandan demir alan Varyag'ın kendi motorunu kullanmadığını belirterek, römorkörler tarafından çekildiğini bildirdi. Çin Hükümeti, Ukrayna'dan satın aldığı ve motoruyla dümeni olmadığı için 'yüzer kütle' olarak adlandırılan Varyag'ı yıllarca süren kapsamlı bir restorasyon sürecinden geçirdi. Bu süreçte, tüm yaşam ve çalışma alanları ile motor, enerji ve navigasyon sistemleri kurulan Varyag'ın, donanmanın temel uçak gemisi kabiliyetlerinin geliştirilmesinde kullanılabileceğine işaret ediliyor. Çin, Varyag'ın boğazlardan geçiş izni için Türkiye'ye 'Resmi Turist Güzergâhı Statüsü' vermiş, turizm sektörünü de 2.5 milyon Çinli turist gelecek hayali sarmıştı. Çin basınında yer alan haberlere göre, 2010'da Çin'den Türkiye'ye giden turist sayısı yıllık bazda yüzde 12 artış göstererek 77 bine ulaştı.

8/01/2011

tatildeki başbakan garsondan kahve istedi cevap kalk kendin al çok işim var

tatilin tadını çıkarmak için Siena yakınlarındaki Montevarchi'ye gittiklerinde,
birer kahve içmek için oturdukları kafede kimse onları tanımadı.
'Çok işim var'

Herhangi bir İngiliz turist gibi görünen Başbakan Cameron, Francesca isimli garsona iki kahve siparişi vermek isteyince ummadığı bir tepkiyle karşılaştı. 27 yaşındaki Francesca İngiltere Başbakanı'na, çok meşgul olduğunu, kahvesini kendisi alması gerektiğini söyledi.



Tepki olarak bahşiş bırakmadı

Aldığı cevap üzere eşi Samanta'ya ve kendisine, kahve servisini Başbakan yaptı. Daha sonra, siparişini reddettiği adamın kim olduğunu öğrenen garson Francesca, "Yaptığım yüzünden gerçekten çok utandım, ama o an inanılmaz derecede yoğundum" dedi. David Cameron'ın masadan kalkarken bahşiş bırakmaması dikkati çekti.

7/04/2011

300 bin taşı tek tek sökerek dünyanın en büyük yapbozunu restore ettiler

Tayland'da bin yıllık Angkor tapınağının onlarca yıldır devam eden restorasyon çalışması tamamlandı.

"Dünyanın en büyük yapbozu" olarak nitelenen çalışmalar sırasında tapınaktaki Baphuon anıtı tamamen "sökülerek" 300 bin parça kumtaşı yeniden bir araya getirildi.

1960'larda başlatılan projeye iç savaş nedeniyle ara verilmişti. Restorasyon çalışmasına 1995'te yeniden başlandı.
300 bin taş numaralandı
Üç katlı tapınağı yılda iki milyon turist ziyaret ediyor.

Orta Çağ'daki Kmer imparatorluğundan kalma tapınak Kamboçya Kralı Norodom Sihamoni ve Fransa Dışişleri Bakanı Fançois Fillon'un katıldığı bir törenle ziyarete açıldı.

Fillon, "Baphuon'da olağanüstü bir iş başarıldı" dedi.

Kral Norodom Sihamoni de konuşmasında projeye 10 milyon dolar destek sağlayan Fransa'ya teşekkür etti.

Kamboçya'da bulunan BBC muhabiri Guy De Launey, Baphuon'un bir zamanlar Angkor'daki en görkemli anıt olduğunu ancak 1950'lerde çökmenin eşiğine geldiğini söylüyor.

Muhabirimize göre Fransız arkeologlar, anıtı kurtarmanın tek yolunun parçalarına ayırmak olduğunu belirttiler.

Anıtın taşları tek tek sökülerek numaralandı. Parçalar, tapınağın çevresindeki ormanlık alanda muhafaza edildi.

Proje, iç savaş nedeniyle kesintiye uğradı ve anıtın inşası için gerekli olan kayıtlar, 1975'te iktadarı ele geçiren Kızıl Kmerler tarafından imha edildi.

Projenin sorumlusu Pascal Royere, "Ana resmini kaybettiğimiz üç boyutlu dev bir yapbozla karşı karşıyaydık. Bu taşların arasında harç yok. Her taşın yeri ayrı. Birbirinin aynı olan iki taş bile yok." dedi.

6/20/2011

çinliler taklitte sınır tanımıyor avusturyadaki köyün tıpa tıp aynısını inşaa ediyor

Independent gazetesi Avusturya'da bir köyün sakinlerini şaşkınlığa sürükleyen bir Çin projesini sayfalarına taşıyor.
Avusturya'nın ahşap evleri, tarihi kiliseleri ve nefes kesen manzaralarıyla meşhur Hallstatt köyünün turist panosunda şu sözler yazılı: Bir çokları burayı dünyanın bir gölün kenarındaki en güzel köyü olarak anıyor.


Gazete bu görüşe herhalde Çinliler kadar katılan başka bir millet olamayacağını, çünkü bir inşaat şirketinin, ülkenin güneyindeki Guangdong eyaletinde bu köyün tıpa tıp aynısını inşa etmeye başladığını yazıyor.

Independent'ın aktardığına göre kopyalanan köyün reklamında, "kalabalık olmayan üstelik üst düzey ve kaliteli bu yerleşim yerinin dağ ve göl manzarası da bulunduğu" söyleniyor.

Unesco'nun dünya mirası listesinde bulunan Hallstatt'ın 800 sakini ise haber karşısında şoka uğramış.

Halkı en çok şaşırtan da, Çinli bir ekibin yıllardır köyde ölçüm yapıp fotoğraflar çekip kendilerini inceliyor olması ve kimsenin bunu farketmemesi.

400 yıllık bir hanın sahibi Monika Wenger, olaydan Çinli bir müşterisinin pazaryerine ilişkin çizimlerini kendisine göstermesi üzerine haberdar olduklarını anlatıyor. Wenger, " olaylar 'Biri Bizi Gözetliyor'u hatırlatıyor, doğrudan yaklaşılmış olmasını tercih ederdim" diyor.

Belediye başkanı, Unesco'ya Guangdong projesiyle ilgili olarak şikayette bulunmuş. Avusturyalı yetkililer şimdi Çin'in kopya köy planlarına nasıl bir karşılık vermeleri gerektiğini görüşüyor.

Çin'de ise Avrupa'daki köy ve kasabaların kopyalanması yaygın olmasının yanı sıra hayli büyük bir pazar.

2005'te tamamlanan Chengdu, İngiltere'nin Dorchester kenti model alınarak inşa edilmiş.
bbc türkçe

6/17/2011

itfaiye merkezinde 110 yıldır yanan ampul guinnes rekorlar kitabına girdi

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde bir itfaiye merkezinde kullanılan bir ampülün 110 yıldır yandığı belirtildi.
Dünyanın en eski çalışan ampülü olarak Guinnes Rekorlar Kitabı’na giren ampülün, 1901 yılında bir iş adamı tarafından verildiği ve 1903, 1937 ve 1976 yılında yaşanan elektrik kesintileri dışında hiç sönmediği kaydedildi. Ampulün bu kadar uzun zamandır patlamamasının bilim adamlarını bile şaşırttığını belirten itfaiye memurları, ampulun 60 wattlık olduğunu ancak şu anda 4 wattlık ışık yaydığını söyledi. Bölgedeki
itfaiye istasyonunun meraklı turistler tarafından da sıklıkla ziyaret edildiği belirtildi.
hürriyet