Dünya

Dünya
girne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
girne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3/19/2012

turgut özakman çılgın türkler kıbrıs kitabı için yazmak boynuma borçtu

Tarihin akışı içinde Kıbrıs sorununu ve olayları, Kıbrıslı kahramanları öğrendikçe, Kıbrıs’ı yazmanın bir borç olduğuna inandım. 1974 harekatı bu büyük hikayenin doruk noktasıdır.

yazmak boynuma borçtu
Türk askerinin Kıbrıs’ta, Çanakkale’yi ve Milli Mücadele’yi anımsatan destanları vardır. Bir noktayı belirteyim. Türkiye bu çıkarma harekatının maddi koşullarını sabırla, uzun yıllar içinde hazırlamıştır. Bu soruna katkıda bulunan büyük yöneticilerin adlarını saygı ile anacağım: Adnan Menderes, İsmet İnönü, Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit. Sonunda fethinden bugüne kadar Kıbrıs’ın olağanüstü hikayesini bütün yönleri ile bir bütün olarak anlatmaya oturdum. Hikaye yazarın hayaline gerek bırakmayacak nitelikte. Kitaba bu nedenlerle ‘Çılgın Türkler-Kıbrıs’ adını verdim.

Muhabir gittim

- Siz bir gün Kıbrıs’a muhabir olarak gittiğinizi söylemiştiniz. Doğru mu hatırlıyorum?

Evet. 1963’teki Noel kıyımı dolayısıyla, Basın-Yayın Genel Müdürlüğü radyodan bir muhabir istemişti. Ben gönüllü oldum. Uygun bulundu. Askeri bir uçakla ocak ayı ortasında Lefkoşa’ya gittik. Basın Yayın’dan bir kamereman ile bir fotoğrafçı da geldi. Uçak un çuvalları ve ilaç sandıkları ile doluydu. Un çuvallarına oturarak uçtuk. Havacı binbaşı, kameramana Girne’den Lefkoşa’ya kadar arazinin çekimini yaptırdı. “Bir gün lazım olur” demişti. Bu sözü hiç unutmuyorum. Tek otel vardı. Yeni yapılan Saray oteli. Daha odalar döşenmemişti. Bize yer yatakları yaptılar. Lokanta kısmı açılmamıştı. Bir aşçıda yedik. İyi değildi. Basın Ataşesi Selahattin Sonat, bizimle birlikte 20’ye yakın gazeteciyi her gün öğle ve akşam evine yemeğe götürdü. Hanımı da güler yüzle bizi ağırladı. Barış gücü daha gelmemişti. İngiliz askerleri barış gücü görevini üstlenmişlerdi. Noel kıyımı adını taşıyan olayın kalıntılarını gezdik. Rumların yakıp yıktıkları evleri, sokakları, mahalleleri gördük. Tüylerimiz diken diken oldu. Binbaşı Nihat İlhan’ın eşinin ve üç çocuğunun, güven umuduyla sığındıkları bir küvet içinde öldürüldükleri evi ve banyoyu da gördük. Bizi gezdiren görevli de ağladı, biz de ağladık. Kan izleri daha tavanda, kurşun izleri duvarlarda duruyordu. Dr. Fazıl Küçük çok üzgün ve sinirliydi. Kısa bir demeç verdi. Özeti, ‘Bizi yenemezler’di. Alay komutanı ile konuştum.


çılgın türkler kıbrıs

- Kitabı ne kadar zamanda yazdınız?

Cumhuriyet kitabının ikinci cildini bitirir bitirmez başladım. Bir buçuk yıl kadar sürdü. Doktorlara gitmek dışında hiç dışarı çıkmadım. Sabah çalışmaya oturdum, gece kalktım. Bir çok olayı, sahneyi birlikte yaşadım. Özellikle uçaklarla, direnişlerle ve 1974 çıkarma sahnelerini yaşayarak yazdım.

- Kitap kaç sayfa?

400 sayfa kadar. Resimler ve bazı çatışmaların kolayca anlaşılması için basit krokiler de var. Eşim, onca işinin arasında bilgisayar çıkışını üç günde okudu. Su gibi okunsun diye elimden geleni yaptım. Bazı bölümleri birkaç kez yazdım. İçim rahat edene kadar uğraştım. Kitabı herkesle birlikte gençlerimizin de büyük bir ilgi ile okuyacaklarına, 40 yıllık öğretmenlik sezgisi ile inanıyorum. İlgi duyacakları yüzlerce olay, pek çok ayrıntı, unutamayacakları kişilikler var. Özellikle Kıbrıslı Türk gençlerin okumalarını da candan diliyorum. Tarihlerini bilmeyen milletler kuru kalabalık olur. Kimi güçler de kuru kalabalıkları sürü gibi güderler.

Bu arada Çanakkale ile ilgili bir film çalışmanız varmış.

Bunlar biri ötekini mayalar, biri ötekini harekete geçirir büyük olaylar. Filmi 18 Ekimde izleyebileceğiz.

Ağabeyim öldü sandım

- Denktaş’la tanıştınız mı?
Tabii. Denktaş, Birleşmiş Milletler’de çok etkili bir konuşma yaparak Kıbrıs sorununun nedenlerini, sorumlularını açıklamıştı. Birçok kötülüğün yapımcısı olan Makarios bu konuşmaya kızdı ve Denktaş’ı birkaç yıl Kıbrıs’a almadı. Böyle bir yetkisi var mıydı? Hayır! Ama Makarios böyle bir yöneticiydi. Kıbrıs’ın başına çöreklenmişti. Kana doymuyordu. Denktaş ara sıra Radyo Müdürü Yılmaz Hiçyılmaz’ı ziyarete gelirdi. Yılmaz bir süre Lefkoşa’da Basın Ataşe Yardımcısı olarak bulunmuştu. O zamandan tanışıyorlar. Bazı ziyaretler sırasında ben de bulundum. Birçok sorunu birinci elden dinledim. Denktaş Art Tv’de konuşurken masasının üzerinde iki kitap dururdu. Biri büyük Atatürk’ün Nutuk’u, ötekisi Şu Çılgın Türkler. Ölümüne ağabeyim ölmüş gibi yandım. Kıbrıs’ta öncü lider Dr. Fazıl Küçük’tür. Milli lider, devlet kurucu, ilk mücahit ve büyük lider Rauf Denktaş’tır. KKTC başta onun eseridir. 1974’ten önce kişi başına düşen milli gelir 600 dolar kadardır. Şimdi 20 bin dolar kadar.

Hürriyet’in katkısı büyük

- Sizin Kıbrıs’la ilginiz 1964 Ocak’ında Lefkoşa’ya gitmekle mi başladı?
Hayır. Gazetelerin başlıca konusu Kıbrıs olmuştu 1950’lerde. Başta Hürriyet vardı. Öteki gazetelerimiz de bu davayı önemsediler. Kıbrıs’ta Türklere bir haksızlık olsa, Türkiye’de şehirlerde 50 bin ile 300 bin kişinin katıldığı büyük protesto mitingleri yapılıyordu. Bir aşamada on binlerce gencin Kıbrıs’a gitmek için gönüllü yazılmak istediklerini hatırlıyorum. Her genç gibi benim için de Kıbrıs her zaman taze bir yaraydı. Kıbrıs hakkındaki bir çok gazete röportajını kesip saklamıştım. Bazı kitaplar almıştım. 1964’ten sonra bu ilgi daha da arttı. Bir gün yazarım umuduyla bir Kıbrıs kitaplığı oluşturmaya başlamıştım. Yazmaya karar verince bir çok kişiden yardım ve destek geldi.
- Türkiye’nin Kıbrıs’la ilgisi nasıldır?
Türkiye’deki bütün devrim hareketleri Kıbrıs’a yansımıştır. Kıbrıslılar sömürge yönetimlerine boyun eğen bir dini cemaat olmamışlardı. Türkiye’nin açık, yakın ve yoğun ilgisi Rumların çeteleşmeleri, terör olayları üzerine başlar. Tarihi bir gerçeği belirtmek için şunu söylemeliyim. Kıbrıs sorununun milli bir dava olarak benimsenmesinde Hürriyet Gazetesi’nin, Sedat Simavi’nin, Hürriyet çalışanlarının büyük katkısı vardır. Bir çok miting Hürriyet Gazetesi’nin öncülüğü ile gerçekleşir. Hükümetler daha açık bilgi vermeye ve tavır almaya başlarlar. Kıbrıs tarihi yazılırken Hürriyet bir bölüm olarak yer alacaktır.

Gazeteye yasak

(KİTAPTAN) Hürriyet gazetesi bu süre içinde, 43 miting, 10 kapalı yer toplantısı yapıldığını, 790 kişinin konuştuğunu, miting ve toplantılara 2 milyon 690 bin kişinin katıldığını açıkladı. Türkiye gazetelerinin Kıbrıs’a sokulması yasaklanmıştı. Kıbrıslı Türkler haber alamıyorlardı. Ankara radyosu Kıbrıs Saati adıyla özel bir program yapmaya başladı. Kıbrıs’ı ilgilendiren her türlü habere yer verilecekti.