Dünya

Dünya
gezi parkı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gezi parkı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6/28/2013

Su sıkan TOMA'nın önünde duran Siyahlı kadın kim?

Üzerindeki siyah elbise nedeniyle ‘siyahlı kadın’ olarak adlandırılan kadının kimliğiyle ilgili farklı bilgiler veren haberler yayınlandı.
‘Siyahlı kadın’ olarak bilinen Kate Cullen
Su sıkan TOMA'nın önünde duran Siyahlı kadın kim?
‘Siyahlı kadın’ olarak bilinen Kate Cullen BBC Türkçe’ye kimliği ve gerçekleştirdiği eylemle ilgili konuştu.
‘Değişim programı öğrencisiyim’

Cullen Avustralyalı bir öğrenci olduğunu söylüyor.

Sydney’de sosyoloji okuyormuş. 21 yaşında bir Avustralyalı. Üniversitede okurken resepsiyonistlik gibi yarı zamanlı işlerde çalışıyormuş.

İstanbul’a geliş nedeni ise eğitim.

2012 Eylül'ünde İstanbul’a geldiğini ve öğrenci değişim programı kapsamında Koç Üniversitesi’nde eğitim gördüğünü aktaran Cullen, ''Başlangıçta sadece bir sömestir kalmayı planlıyordum ama bu kentin, insanların ve kültürün içinde yaşadıktan sonra bir yıl boyunca kalmaya karar verdim'" diyor.
‘Avustralya’da da eylemlere katılmıştım’

İlk eylemi değil Cullen'ın Gezi Parkı gösterileri. Cullen, Sydney’de birkaç gösteriye katıldığını, Avustralya'nın ''sığınmacıların ülkeye gelir gelmez gözaltına alınması politikasını'' protesto etmek için sokağa çıktığını, ayrıca ailesiyle Irak savaşı karşıtı gösterilere ve Sydney'deki Occupy - İşgal eylemlerine katıldığını anlatıyor.
‘Beni binaya sokup yardım edenlerden ilham aldım’

Peki Gezi Parkı eylemlerine nasıl yer almış Cullen?

Mayıs ayı sonunda protestolardan haberdar olduğunu, bazı arkadaşlarının da eylemlere katıldığını anlatıyor ve şöyle devam ediyor:
Hayatımda hiç böyle bir şey yaşamamıştım.
Beni binaya sokup yardım edenlerden ilham aldım
''Mayıs ayı boyunca İstiklal Caddesi’nde kesinlikle şiddet içermeyen eylemlerde polisin göstericilere sürekli gazla müdahale ettiğini gördüm. Ben de bir akşam Cihangir’deki evime dönerken gaza maruz kaldım. Hayatımda hiç böyle bir şey yaşamamıştım. Acı gözlerimi yakıyordu ve nefes alamıyordum. Şansıma bir adam beni tutup bir binaya soktu. Binada bir grup insan vardı. Bana, gözlerime sıkmak için limon ve yanığı yatıştırmak için süt verdiler. Burası muhtemelen İstanbul’daki LGBT topluluğunun merkeziydi. Bana kim olduğumu sormadılar. Bana yardıma ihtiyacı olan bir insan olarak davrandılar. Tük veya yabancı, erkek veya kadın, eşcinsel veya heteroseksüel, Hristiyan veya Müslüman olmama bakmaksızın bana eşit bir şekilde sevgiyle yaklaştılar. Bu grubun iyiliğini, gücünü, kararlılığını deneyimimle gördükten sonra, ben de onlardan ilham aldım. Kendilerine çok minnettar olduğum bu insanlara dayanışmak ve gerçekten inandığım bir şey için ayağa kalkmak isteğim alevlendi.''

'Hayatımda hiç böyle bir ruh hali görmemiştim’

Cullen, daha sonra Cuma, Cumartesi ve Pazar günkü gösterilere katılmış. Ocak ayından bileti varmış Orta Amerika seyahati için. 'Tencere ve tavalarla şarkılar söylediğini, gazlı müdahaleye maruz kalan eylemcilere limon yardımı yaptığını söylüyor.

Hayatında daha önce tanık olmadığı bir dayanışma, birliktelik ve iyimserlik duygusundan söz eden Cullen, şöyle devam ediyor:

''Beni en fazla etkileyen hayatın farklı kesimlerinden insanların gösterilere katılımıydı: Genç ve yaşlı, Beşiktaşlı ve Galatasaraylı, dindar (Üzerinde ‘Kapitalizme Karşı İslam’ yazan pankartı taşıyan bir grup başarötülü kadının yürüdüğünü ve Cihangir’deki cami önünden geçerken herkesin onları alkışladığını hatırlıyorum) ya da değil… Polis daha fazla gazladıkça ve daha fazla tazyikli su sıktıkça insanlar şiddete karşı şiddetsiz bir direniş için daha fazla birleşti ve kararlı hale geldi. Gerçekten öyle iyimser bir duygu vardı ki insanlar dayanışma içinde olmanın gücünü farkettiler.''
‘Fotoğrafçıları görünce TOMA’nın önüne geçtim’

Cullen, eylemlerin önemli simgelerinden biri haline gelen fotoğrafın çekildiği anı ise şöyle anlatıyor:

''Bu fotoğraf Cumartesi sabahı çekildi. Cuma gecesinden beri gösterilerdeydim ve henüz uyumamıştım. O gece üç ayrı olayda gazlanmıştım. Göstericiler birlik duygusu içinde bu harekete bir şey borçlu olduğumu hissettim. Kalabalık bir grup olarak Alman Hastanesi’nin yakınlarında bir TOMA’nın önünde slogan atıyorduk. Hepimiz Türk medyasının bu protestoların hiçbirini yayınlamadığını ve olayların medya üzerinden yayılmasının ne kadar önemli olduğunu biliyorduk.''

''Ayrıca iki insanın öldüğünü duymuştum ve dünyanın yaşanlardan haberdar olması gerektiğini biliyordum. TOMA yakınında kalabalık bir grup fotoğrafçı olduğunu farkettim ve şiddete rağmen eylemlerin barışçıllığını vurgulamak için TOMA’nın önünde durup ellerimi açmaya karar verdim. Korkmadım. Gerçekten su sıkacaklarına inanmamıştım ama sıkarlarsa da fotoğraf olağanüstü olur diye düşünmüştüm.''
‘O artık benim fotoğrafım değil’
O artık benim fotoğrafım değil
TOMA’nın önünde durup ellerimi açmaya karar verdim.
Fotoğrafın gösteriler açısından sembole dönüşeceğini tahmin etmediğini belirten Cullen bu dönüşümle ilgili şu yorumu yapıyor:

''Bu fotoğraf artık benimle ilgili değil. Daha genel olarak düşünürsek benim eylemim kesinlikle hiçbir şey değil. Aynısını ve daha fazlasını yapan binlerce göstericiden daha cesurca değil. Siyahlı kadın artık ben değilim. O artık beni eve çekip limon veren adam, gururlu bir şekilde yürüyen anti-kapitalist Müslüman kadın, bana ses çıkarmak için tencere veren başörtülü yaşlı kadın ve inandıkları için ayağa kalkan ve sokaklara giden her bireydir.''

Şu anda Orta Amerika’da tatilde olduğunu belirten Cullen Sydney’de yaşamaya devam edeceğini, Türkiye’de yaşama planı bulunmadığını ama Türklerin kendisinin favori milleti, Türkiye’nin de favori ülkesi olduğunu, bu yüzden Türkiye’ye yeniden gelmek istediğini söylüyor.

Cullen, ''Türkiye’de olsaydım kesinlikle gösterilere yine katılırdım. Kalbim hala insanların gösteri düzenlediği İstanbul ve Türkiye’de'' yorumunu yapıyor.bbc türkçe

6/02/2013

Türkiye'deki haber kanalları, hükûmetin baskısı nedeniyle gösterilere ilişkin nerdeyse hiçbir haber vermiyor

Taksim meydanında 6 gün önce başlayan ve Türkiye'nin birçok kentine yayılan protesto gösterileri Hollanda basınında da geniş yer buluyor.Özellikle cuma günkü eylemlerden sonra Hollanda basını gelişmeleri daha yakından izlemeye başladı.
Hollanda'da pazar günü ülke genelinde günlük gazete yayımlanmıyor. Bu nedenle gazetelerin internet siteleri yoğun ilgi görüyor.

"Medya suskun"

ANP (Hollanda Haber Ajansı) , Cuma gününden itibaren tüm gelişmeleri fotoğraflı ve geniş biçimde abonelerine yansıttı. ANP, Türkiye'deki haber kanallarının gösterilere yönelik duyarsızlığına da haberlerinde yer verdi. "Medya suskun" başlıklı haberde şöyle dendi:

"Türkiye'deki haber kanalları, hükûmetin baskısı nedeniyle gösterilere ilişkin nerdeyse hiçbir haber vermiyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, kent merkezindeki kameraları kapattı. Taksim ve çevresinde cep telefonları ve internet kullanımı sekteye uğruyor."

NOS (Hollanda Devlet Televizyonu) , İstanbul muhabiri Bram Vermeulen aracılığıyla Taksim'deki olayları geniş biçimde izleyicilerine aktardı. Taksim'deki gösterilerin yanı sıra İstanbul'da başlayan ve yayılan tencere ve ışık söndürme eylemlerinden renkli görüntüler sundu.

Binlerce kişinin Boğaz Köprüsünden yürüyüşü, Flaş TV spikerinin gaz maskeli yayını da NOS tarafından Hollandalılara aktarıldı.

NOS yorumunda, "Birçok Türk, polisin bu kadar çok şiddet kullanmasını ve bu kadar sert kin kusması karşısında şaşkın" ifadelerine yer verdi.

Haber bülteninde İstanbul'daki Vermeulen ile canlı bağlantılar yapıldı. Vermeulen dün akşamki ana haber bülteninde, spikerin "Türk baharı mı? sorusunu şöyle yanıtladı:

"Türk Baharı tanımı yanlış. Arap baharından farklı. Erdoğan'a oy veren ve sokağa çıkmayan yüzde 50'lik kesim var. Erdoğan'ın cuma günkü açıklamaları ve ardından polisin gazlı saldırısı olayların büyümesine neden oldu. Kameramanım Türk ve şu an çok tedirgin ve bir an önce buradan uzaklaşmak istiyor. Türk medyası gösterileri ya görmezden geliyor ya da kısıtlı haber veriyor. Bu nedenle göstericilerde kameramanlara karşı öfke var."

NRC (Hollanda'nın en saygın ve ciddi gazetesi), günlerdir olaylara geniş yer veren NRC gazetesi Pazar günü internet sitesinin manşetini İstanbul'a ayırdı. "Yangınlar, kavgalar ama Türkiye'de sakin gece" başlığıyla verilen haberde yıllar sonra Türkiye'de ilk kez hükümete karşı kitlesel gösteri yapıldığı vurgulandı.

Gösterilerin, Erdoğan hükümetinin "Taksim'i modernleştirme projesi ’ne yönelik tepki olarak başladığın belirten NRC, Taksim'in "laikliğin sembolü" olduğunu yazdı. NRC, "Göstericilerin birçoğu Taksim meydanında koca kubbeli bir caminin yükselmesinden korkuyor" yorumunu yaptı.
Erdoğan: Azınlığa boyun eğmeyiz

Türkiye'deki 90 ayrı gösteride ve 939 kişinin gözaltına alındığını belirten ülkenin en çok satan gazetesi Telegraaf, Başbakan Erdoğan'ın, "Taksim'i ortalığı karıştırmak için kullanıyorlar. 4 yılda bir seçim var ve halk beni seçti. Gösterileri hemen durdurun. Biz azınlığa boyun eğmeyeceğiz" dediğini yazdı.

Gazete ayrıca Bahçeşehir Üniversitesi'nden Prof. Cengiz Aktar'ın görüşlerine de yer verdi. Aktar, Telegraaf'taki demecinde şunları söyledi:

"Erdoğan'ın katı tepkisi sınırı aştı. İnsanlar negatif enerjiyle doldu. Bunun birçok nedeni var; insanlar Erdoğan'ın otoriter stilinden yoruldu. İstanbul'da devasa inşaat projeleri yükseliyor. Ama bununla ilgili ne bir araştırma yapılıyor, ne yararlı olup olmadığı araştırılıyor ne de halkın görüşü alınıyor."

Sağ eğilimli haftalık haber dergisi Elsevier, Türklerin AKP'li belediyeler ve hükümetin "inşaat hırsına" öfkeli olduğunu yazdı. Dergi, Başbakan Erdoğan'ın açıklamalarına da yer verdi.

Ücretsiz dağıtılan Metro gazetesi, birçok Türkün, "İslam konusundaki tutucu görüşü, otoriter tavrı ve Suriye politikası nedeniyle" Erdoğan'a sırt çevirdiğini belirtiyor.

Hollanda basını gösterilere ilişkin videoların altına "şiddet içerir" notları koyarak yayınlıyor. Görüntülerde panzer tarafından bir vatandaşın ezilmesi, polisin gösterici dövmesi, gaz sıkması yer alıyor
Yusuf Özkan
Gazeteci, Lahey
.bbc türkçe

6/01/2013

Gezi Parkı Eylamlerinde Medya'ya kızan soluğu Twitter'de aldı

Taksim Gezi Parkı'na düzenlenen operasyon ve sonrasında polis ile göstericiler arasında yaşanan çatışmalar gün boyu sosyal medya üzerinde konuşuldu.

Ana akım medyanın olayları yeterince yansıtmadığından şikayet eden göstericiler, tepkilerini Twitter üzerinde dile getirdi.


Göstericilere tepki gösterenler de yine sosyal medyada görüşlerini yansıttı.

Gezi Parkı protestosu ülke dışından da tepki çekti. Dünyanın değişik noktalarından göstericilere destek tweetleri atıldı.

İşte gün boyu Twitter üzerinde konuşulanlardan bir kesit:

(Yazıların yazım hataları orjinal halinde tutulmuş, düzeltilmemiştir.)

Özge Uzun @Ozge_Uzun (Gazeteci)

Eşimin işyeri Taksim'de. Az önce konuştuk ağlıyordu. Gördüğü, şahit olduğu vahşet, şiddet karşısında. #Direngeziparki

Ertuğrul Günay @ErtuğrulGunay

“Adalet ve Kalkında” dünyayı güzelleştirmek ,"yaratılmışı sevmek" ve yapılaşmada,varsıllaşmada,tüketmekte aşırıya gitmemek değil midir?

Ertuğrul Kürkçü @ekurkcumedya (BDP Milletvekili)

Sırrı Süreyya Önder'e yapılanın hesabını sormazsak namerdiz.

Ümit Boyner @umitnazliboyner (İş kadını)

Cem Boyner 'müşterimi dinlemek zorundayım, halkın ve müşterilerimizin bu denli karşı çıktığı bir projede yer almamız mümkün değildir'.

Müşterilerden sayısız tepki ve soru geliyor,Taksim'deki AVM'ye girecek misiniz diye.Gelen tepki ve soru boyutu hassasiyeti belli ediyor.

AK Gençlik ‏@AKGenclikGM

Taksim'deki Gezi Parkı'nın AVM yapılmayacağını @hc_huseyincelik açıkladığı halde eyleme devam edenlere 'EylemBahane MuhalefetŞahane' diyoruz

Ayşe Sena ‏@mislinaGNDZ

Yılbaşında bir günlük eğlence için ağaç kesenler şimdi ağaç sevdalısı.. Mesele AkPartiDüşmanlığı

Devrimci Müslümanlar ‏@isyanveislam

Üstümüze "Allah Allah" nidalarıyla koşan polise "La ilahe illallah" diyerek koşacağız! Bugün Taksim'e yükleniyoruz! #direngeziparkı

İbrahim Kutluay ‏@Kutluayibo (Eski milli basketbolcu)

Hangi partili olduğumuzun bir önemi yok..Burada bir yalnış var Halka karşı...Bir Adaletsizlik var..İçişleri bakanımız istifa etmeli..

Balçiçek İlter ‏@Balciceki (Gazeteci)

Polis saldırısının ortasında kaldık! Oturan sivillere saldırdılar turistler de nasibini aldı böyle orantısız güç yok pic.twitter.com/i1DpTBncLd

Emniyet-Sen İstanbul ‏@Emniyet_Sen

Bu olayları ve agaçlara kıyılmasını asla tasvip etmiyoruz. Ama yarın buralara yapılan tesislerden yararlanmazsınız umarız..!

‏@eksihabermas

"Taksim'den Tahrir olmaz"cılar bir bakıma haklılar. Tahrir'de kitleye günlerce müdahale edilmezken, Taksim'de saldırı ilk günden başladı.

Güneş Duru ‏@gunesduru (Müzisyen)

akp'nin anayasa değişikliğine, demokrasiye, yeni bir seçime htiyacı yok, nasıl olsa biber gazıyla her sorunun çözen bir ordusu var.

Pınar Öğünç ‏@pinarbihter (Gazeteci)

Beş saatir insanlarin kesintisiz gazlandiği bir yerin hemen dibinde sigara dumanının zararlarını anlatıyor Başbakan.

Gülden Sarıkaya @guldensarikaya (Sosyal Medya Danışmanı)

Yazık ki sosyal medya kullanmayanların hiç bir şeyden haberi yok #direngeziparkı #occupygezi #bugüntelevizyonlarıkapat

Yağız Şenkal @yagizsenkal (Gazeteci)

Taksim'de vatandaşlar polisi alkışlıyor, yuh çekiyor, " artık durun, gaz sıkmayın, siz de bu milletin çocuğusunuz" diyor. Polis yine gazladı

Ahmet Yeşiltepe @ahmetyesiltepe (Gazeteci)

Durumun özeti: "Yaya yolu genişletmek için biber gazı sıkan polis" (bir nev'i görev aşkı)

Erdil Yasaroglu @erdilyasaroglu (Mizahçı)

Valiye bak, şu ana kadar Gezi Parkı'nda olumsuz bir durum yok dedi. Yeterince ölemedik demek ki.

Julie Cassidy @Julidy1_FLO (İngiltere)

RT #occupygezi Peaceful protest to keep a local park ends in hospitalisation for many protestors. Media blackout - all news via social media

(Yerel bir parkı korumak için düzenlenen barışçıl gösteriler birçok protestocu için hastanede sona ediyor. Medya karartılmış - tüm haberler sosyal medyada)

Nervana Mahmoud @Nervana_1 (Blog yazarı)

Some are labelling #occupygezi demonstrators as "urbanized upper middle class, White Turks." Utterly biased. #Turkey #Istanbul #taksim

(Bazıları #occupygezi göstericilerini "kentlileşmiş üst orta sınıf Beyaz Türkler" olarak tanımlıyor. Tamamen taraflı.)

Inge Wallage @IngeWallage (Uluslararası Greenpeace İletişim Müdür, Amsterdam)

Can you imagine shopping mall instead of Vondelpark? Check out what is happening in Istanbul: #occupygezi @amsterdam

(Vondelpark yerine alışveriş merkezi yapıldığını düşünebiliyor musunuz? Bakın İstanbul'da neler oluyor. )

Sami Ben Gharbia @ifikra (Tunus nawaat.org blog sahibi)

Exportable Turkish Model to #ArabSpring countries: conservative political elite & neoliberal policies #occupygezi #gezi

(Arap Baharı ülkelerine ihraç edilebilecek Türk modeli: muhafazakar siyasi elit ve neoliberal politikalar)

r.yucel ‏@rmznycl

@umiterdim 1 Mayıs'ta ağaçları kökünden söküp polise fırlatan zihniyet, şimdi ağaç savunuyor.

harun ‏@h_cereyanx

Amaçları ağaç filan değil. 10 yıldır Ak Parti tarafından yönetilmenin vermiş olduğu eziklik.

Ekrem OK ‏@OkEkrem

Yılbaşında hindi keser, Bayramda hayvan kesmeyn derler. Yılbaşında Çam keser, Çevre parkında çevreci kesilirler.

ilker karaoğlu ‏@ilkerkaraolu1

Sorsan hepsi ataturkcu, milliyetci.. Ama suan Pkk lilarla elele Taksimde eylem yapıyorlar. Çelişkide son nokta.

Özgür Çakmakçı @ozgurcakmakci

Kızım bir tane fazla nefes alabilsin diye gaz solumaya gidiyorum Taksim'e #direngeziparki

Mehmet Berzan Temiz ‏@mehmettemiz 1m

Bugün #geziparkı nda başlayan mücadele bundan yıllar sonra dahi hatırlanacak bir başkaldırışa dönüşüyor. #direngeziparki

Gunce Unver @GunceUnver (Doktor)

Hiçbir değeri muhafaza etmiyorlar.para için rant için camileri ağaçları insanları katlediler bunlar mı muhafazakar

Mehmet Serkan Turhan @turhanserkan

Korku gibi, cesaret de bulaşıcıdır... #direngeziparkı

Batuhan Gümüştekin @bgmstkn

Geziparki haberini sansürleme korkak olma.. @ntv @cnnturkcom @bbcturkce @ShowTV @KanalD @atvcomtr

Esra Başıbüyük ‏@esrabasibuyuk

Bugün Türk meydası bitmiştir artık hepimiz gazeteciyiz#direngaziparki

Candaş Tolga Işık @CandasTolga

Polis hala anlamadı: Biber gazı sıkarak 10 kişi dağıtır, 1000 kişi toplarsınız. Bu zulüm sürerse Gezi Parkı pazara 1 milyonu görür!bbc türkçe

5/31/2013

Gezi Parkı'ndan "Bu daha başlangıç, mücadeleye devam" sloganları

"Siz eylem komitesinden misiniz?" diye soruyorum. "Hayır," diyor, "bu ağaçların hepsi benim, kestirmem." Diğer ağaçlara aynı kağıtları asmak için yanımızdan ayrılıyor.

Sabah 7.00'de geldiğim meydanı tanıyamıyorum bu akşam. Polisin erken saatlerde gelip biber gaziyla dağıttığı, çadırları yaktığı alana benzemiyor. Çadırlar yeniden kurulmuş, hatta sayıları artmış.

On binin üzerinde insan olduğu tahmin ediliyor. Yakılan çadırların izlerinin üzerinde dans ediyor eylemciler. Kimi işten gelmiş, kimi çocuğunu okuldan alıp... Kimisi de buradan işe gidecek.

Nasıl mı? Konuştuğum eylemcilerden biri şunu söylüyor: "Ben mesaili çalışıyorum. Ama karar verdim, bu gece nöbete kalacağım; işe buradan gideceğim."

Kürsüden konuşmalar yapılıyor ama alışıldık manzaranın çok uzağındayız Gezi Parkı'nda. Özellikle Türkiye'deki eylemlerde kürsü dinlenmez pek. Burada ise kürsüde konuşmalar yapılırken meydanda çıt çıkmıyor. Tabii ki sloganlar dışında... Yine Türkiye'den bir kıyaslama: sloganlar genelde iki kez atılır. Burada sloganlar grubun sesi kısılana kadar bitmiyor. "Bu daha başlangıç, mücadeleye devam" sloganının yedi kez tekrarladığını saydım.

Kürsüden yapılan tüm konuşmalarda "yarattığınız mücadele" vurgusu dikkatimi çekiyor. Konuşan herkes burada yapılan eylemin nüvesinin pazartesi gecesi sadece 30 kişinin ağaçların sökülmesine karşı koyması olduğunun bilincinde.

Kardeş Türküler çıkıyor sahneye. Ses düzeni belki en iyisi değil ama şarkılar hep bir ağızdan söyleniyor. Birbirini daha evvel tanımayan, toplumun farklı kesimlerinden insanlar halayda el ele tutuşuyor.

Üç gündür burada eylemcilere destek veren Oyuncular Sendikası'ndan, tiyatrocu Şebnem Sönmez kürsüye eylemciler arasındaki muhabbetin temellerini atıyor.
Sosyalistler, LGBT bireyler, Devrimci Müslümanlar..

Herkes nazik, güleryüzlü.... Birkaç geceden beri uyumayanlar gözlerinden belli oluyor ama kimse enerjisini yitirmemiş.

Alanda gençler çoğunlukta ama orta yaşlıların sayısı hiç az değil.

Her kesimden insan var. Sosyalistler, LGBT bireyler, Devrimci Müslümanlar, veganlar...

Metal-iş sendikası, THY'de grevde olan Hava-iş üyeleri ve onlarca sivil toplum kuruluşu Gezi Parkı'na sahip çıkmak için gelenler arasında.

Eylemde en çok alkışı alanlar bu eyleme destek vermek için Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü'nün sitesini hack'leyen Redhack grubu oluyor. Ekşi Sözlük ise internetten, gece kalacak nöbetçiler için yemek kampanyası başlatarak eylemcilerin coşkulu alkışlarını alıyor.

Türk Tabipleri Birliği genel sekreterliği alanda bir sağlık çadırı kurulduğunu açıklıyor, "umarız gerek olmaz ama..." diyerek...

Kürsüde yapılan konuşmaların ardından nöbeti perküsyoncular alıyor. Üç gündür buradalar. Üç gündür en büyük eğlence dalgasını onlar yaratıyor. Eylemcilerin arasında konserlerine başlıyorlar. Herkes "kazanılmış bir alanın" keyfini sürüyor.

Bu haberin yazıldığı saatte, "Gezi direnişi" dördüncü gününe giriyor. Alandan ayrılan pek yok henüz ama yarın sabahın erken saatlerinde buluşmak için herkes sözleşti şimdiden...

Gecenin nöbetçileri arasında iki milletvekili de var. CHP milletvekilleri Melda Onur ve Müslüm Sarı yine sabah saatlerinde biber gazlı bir müdahaleye ve buldozerlere karşı alanda nöbet bekleyecek.bbc türkçe

5/30/2013

Taksim Gezi Parkında Sloganlar atılıyor sık sık: “Gezi bizim, İstanbul bizim”

Gün boyunca sosyal medyadan paylaşılan kareler, yapılan çağrılar pek çok kişiyi Gezi Parkı’ndaki nöbete katılmaya teşvik etmiş görünüyor.
İşten gelenler, öğrenciler, aktivistler tam anlamıyla coşkulu bir kalabalık haline geliyor saatler ilerledikçe.

Gündüz ağaçların sökülmesine karşı eylem yapan, biber gazıyla yapılan müdahaleye maruz kalanlar da orada.

Müdahalenin ardından çevik kuvvet polisleri metronun Gezi Parkı çıkışına konuşlanmıştı.

Bir de TOMA getirilmişti.

Basın açıklamasının yapılacağı saate az kala, polis buradan da çekiliyor.

Eylemciler sloganlarda “yolcu ediyor” polisleri.
'Kuşlara tekmil vereceğiz'
Gündüz, ağaçların sökülmesi için çalışan kepçeyi durdurmak ve çevik kuvvetin çekilmesi için müzakere eden BDP’li İstanbul milletvekili Sırrı Süreyya Önder de burada.

Açıklama yapıyor: “Her birimiz bir ağacın nöbetini tutacağız, sabahları kuşlara tekmil vereceğiz.”

Konuşmalar sonlanırken, sökülen ağaçların yerine dikilmek üzere fidanlar geliyor.

Alkışlarla karşılanıyor fidanlar.

Kepçenin çalıştığı alana götürülüyorlar.

Bir eylemcinin söylediğine göre dün kullanılan biber gazı toprağa sinmiş.

Fidanlar için kürekle çukur kazıldıkça, biber gazı kokusu geliyor topraktan.

Gece saatlerinde ise bütün günün gerginliğinden eser yok Gezi Parkı’nda.

Şarkılar çalınıyor, söyleniyor. Herkes dans ediyor.

Oyuncular Sendikası’na üye tiyatrocular, gazeteciler, LGBT bireyler eyleme destek için bir arada.

Konuşmalar yapılıyor bir ara.

Eline mikrofonu alan herkes, bir gece önce ağaçların söküldüğünü haber alarak parka gelen ve bu mücadeleyi yaratanları selamlayarak başlıyor konuşmasına.

Sloganlar atılıyor sık sık: “Gezi bizim, İstanbul bizim”.

İstanbul’da son yıllarda sayısı gittikçe artan alışveriş merkezlerine karşı tepkili herkes.

Gezi Parkı’nın yerine de bir alışveriş merkezi yapılması söz konusu ama tepki sadece buradaki plan için değil.
Yeniden gelecekler mi?

Arada duyuru yapılıyor ve çadırların kurulduğu alanda gece nöbeti için uyulması gereken şeyler anlatılıyor.

Herkese nöbete katılmak için çağrıda bulunuluyor. Beşiktaş’ın taraftar grubu Çarşı’nın gelişi coşkuyla karşılanıyor.

Kalabalığın saatler geçtikçe azalması söz konusu değil. Gezi Parkı en hareketli günlerinden birini yaşıyor.

Öbek öbek gruplar şarkılar söylüyor, saatler ilerledikçe sohbet koyulaşıyor. Pankartın asılı olduğu direklerden birinin dibinde bir kız eline kitabını almış, okuyor.
Bu sırada karşımdaki iki ağaca tırmananlar görüyorum. Bir süre sonra bir pankart geriliyor iki ağacın arasına: Mahalleme, meydanıma, ağacıma, suyuma, toprağıma, evime, tohumuma dokunma.

Az ilerde ise parkın içine bir çukur kazılıyor. Bugün sökülen ağaçlardan biri ait olduğu yere, toprağa kavuşuyor.

Bugün de devam edecek nöbet. Pek çok kişinin aklında benzer bir soru dolanıyor: Ağaçları sökmek için yine gelecekler mi?bbc türkçe