Dünya

Dünya
evrim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
evrim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10/06/2011

hayat suda başladı karaya nasıl sıçradı bilim adamları yeni ipuçları buldu

Katı bir yüzeyden havaya sıçramayı başaran en az altı balık türü keşfedildi. Üstelik, sıçrama yeteneğinin balıklarda hiç de nadir bir hadise olmadığı düşünülüyor.
Journal of Experimental Zoology (Deneysel Zooloji Dergisi) tarafından basılan araştırma sonuçları, canlı türlerinde evrimin en önemli aşamalarından birine ışık tutuyor.

Kuzey Arizona Üniversitesi ekibinin başkanı Alice Gibb, hem karada hem suda yaşayabilen mangrov rivulus adlı balık türünü incelerken, araştırmayı başka türleri de kapsayacak şekilde genişletmeye karar verdiklerini söylüyor.

Dr. Gibb, ''Mangrov rivulus, üniversitenin laboratuvarındaki akvaryumdan bir ağla çıkartılmaya çalışılırken, sıçrayıp tekrar suya geri dönmeyi başarıyordu.'' diye anlatıyor.

Ekip, sıçrama yeteneği sadece mangrov rivulus gibi amfibik canlı türlerine mi özgü, yoksa normal balıklarda da görülüyor mu sorusunun kendilerinde merak uyandırdığını söylüyor.


Birbiriyle bağlantısız altı farklı balık türünü, düz bir yüzey üzerine koyduktan sonra hızlı kamera ile filme çekiyorlar.

Dr. Gibb, ''Çektiğimiz filmlerde her balığın sıçrayabildiğini gördük'.' diyor.

Bu araştırma, karaya sıçramanın az sayıda birkaç türün evrimine ait nadir bir özellik olmaktan ziyade, kemikli balıklarda yaygın bir yetenek olduğuna işaret ediyor.

Kuzey Arizona Üniversitesi ekibi, geçmişte karaya çıkan balık türlerinin sanıldığından çok daha fazla sayıda olabileceğini düşünüyor.

10/04/2011

farklı ırklardan birliktelikten dünya'ya gelen ikizler'de farklı tenlere sahip olarak dünyaya geldiler

Genetik olarak biri melez diğeri Avrupalı olan bir çift, ikiz bebek sahibi olursa, bebeklerin farklı ırkları temsil etmesi 500'de bir vuku bulan bir olasılık olarak hesaplandı.
Leo ve Hope, ikiz kardeşler
Bundan 50 yıl önce, farklı ırklar arasında beraberliklere çok az rastlandığı bir dönemde, bu tip ikiz bebekler neredeyse hiç duyulmamış vakalardı.

Ancak ırklar arası birliktelik arttıkça, farklı ırktan ikiz kardeşlerin doğabileceği gerçeği artık eskisi kadar yadırganmıyor.

İngiltere'de her yıl yaklaşık 12 bin ikiz doğumuna tanık olunuyor. Bunlar arasında sayıları çok az olsa da, ten renkleri farklı ırkları temsil eden ikizler de var.

Elbette, bu durum sadece ayrı yumurta ikizleri için geçerli.

Örneğin Shirley Wales, biri siyah diğer beyaz ikiz bebekleri olan West Yorkshire'lı İngiliz bir kadın. Shirley'nin babası, melez. Çocuklarının babası ise beyaz.

Kendisi siyah olan anne, oğlu Leo'nun siyah, kızı Hope'un ise beyaz tenli oluşu karşısında bazen kendisinin de hayrete düştüğünü itiraf ediyor.

Ama kızının dış görünümü bir beyazdan farklı olmasa da, onu yetiştirirken karışık ırk olduğu bilincini vermeye özellikle dikkat edeceğini söylüyor, ''Hope'un kimliği ile gurur duymasını isterim.'' diyor.

Glasgow'da yaşayan benzer bir ailenin 12 yaşındaki kızı olan Moesha ise, genetik farklılıkların duygusal ve psikolojik faktörlerine ışık tutan bir içtenlikle, ''Ben de siyah doğmak isterdim.'' diyor.

Moesha ve Ebony Glasgow'da yaşayan ikizler
Moesha, beyaz. İkiz kardeşi Ebony ve annesi Stacey ise, siyah.

Moesha, kızkardeşi ve annesi gibi siyah doğmadığı için bir aidiyet bunalımı yaşadığını, okulda diğer öğrencilerin tacizlerine maruz kaldığını belirtiyor.

Anne Stacey, ''Kızım kendini bizden hissetmediğini söylüyor. O da babasının rengini almış. Kendisine bunu hep söylüyorum.'' diyor.

Halihazırda, İngiltere'de doğan her 10 bebekten birinin anne-babası farklı ırklardan geliyor.

Dolayısıyla aynı aile içinde -ikiz bebekler dahil- farklı ten renklerinin zaman içerisinde giderek daha az garipseneceği düşünülüyor.

Buna koşut, toplumsal algıların da nesilden nesilden evrim geçireceği düşünülüyor.

8/10/2011

evrim geçirerek her türlü zehire direnç gösteren süper fare doğdu

Alman ve İspanyol farelerinin bir milyon yıl önce ayrıldıkları Cezayirli bir türle çiftleşmesinin farklı özellikler ortaya çıkmasına yol açtığı belirtiliyor.
Araştırmacılar, farklı türler arasında bu tür bir gen transferinin oldukça nadir olduğunu ve genellikle bitkilerde ve bakterilerde gözlendiğini söylüyor. Bu tür bir evrimin, neredeyse tüm kimyasal zehir ve kontrol yöntemlerine dirençli yeni kemirgen cinslerini ortaya çıkarmasından endişe ediliyor. Haşereler karşı kullanılan ilaçlara temel olan varfarin zararlı kan pıhtılarını engellemek için tıpta genel olarak kullanılan bir madde. Fazla dozda varfarinin haşerelere karşı kullanılmaya başlanması 1950'li yıllara rastlıyor. Fakat geçmiş 60 yıl içinde fareler ve sıçanlar evrim geçirerek varfarine dayanıklı bir tür ortaya çıkardı. Bu tür ilaçlara dayanıklı fare türlerine dünyanın birçok yerinde rastlanıyor. Ancak şimdi, Almanya ve İspanya'daki fare türleriyle Cezayir'deki farelerin çiftleşmesi sonucunda ortaya başka bir tür olarak adlandırılabilecek yeni bir ev faresini doğduğu belirtiliyor. Yeni türün farklılığının temelinde birbirlerinden bir milyon yılı aşkın süre önce ayrılan türlerin doğurgan bir şekilde birleşmeleri yatıyor. Bu tür çiftleşmeler sonucunda ortaya çıkan ara türlerin çok yüksek oranda kısır olduklarını belirten Houston'daki Rice Üniversitesinden Profesör Michael Kohn yeni fare türünün, diğer ev farelerinden görünürde çok farklı olmamalarına rağmen genetik kodları bakımından başka bir tür olarak nitelendirilmeyi hak edecek türde farklılıklar arz ettiğini söylüyor.

8/05/2011

insansız uzay mekiği juno jüpiter gezegeni hakkında bilgi toplamak üzere havalandı

Florida'daki Cape Canaveral uzay üssünden havalanan Juno, Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) tarafından 1.1 milyar dolara inşa edildi.
İnsansız bir uzay aracı olan Juno güneş sistemini daha iyi tanıyabilmek amacıyla sistemde yer alan en büyük gezegen olan Jüpiter'in ortaya çıkışı ve evrimi hakkında detaly veri toplayacak.

Juno uzay mekiği, Jüpiter'in yörüngesindeki yerini alabilmek için Mars'ı aşacak, ve 2016 yılında Jüpiter'in yörüngesine yerleşecek.
Güneş enerjisiyle çalışıyor

Juno uzay mekiği güneş enerjisiyle çalışabilecek şekilde tasarlandı.

Aracın üzerine yerleştirilen üç güneş panelinde 18.000 güneş alıcı hücrecik bulunuyor.

Juno'yu tasarlayan araştırma ekibinden Scott Bolton, güneş enerjisiyle beslenen Juno'nun Jüpiter'in karanlık yüzünde kalmayarak güneş ışınlarından sürekli olarak faydalanacağını belirtti.

Uzay mekiğinin uzaktan tarama yapabilen mekanizması Jüpiter'i oluşturan katmanların özelliklerini tespit edecek.

Bu veriler ışığında Jüpiter'in etrafındaki renkli halkaların daha iyi anlaşılması bekleniyor.

Juno, NASA tarafından geliştirilen New Horizons (Yeni Sınırlar) programının ikinci mekiği

Bu programın ilk mekiği olan New Horizons (Yeni Ufuklar) Pluto gezegenine doğru yolculuğuna 2006'da başladı.

Mekik 2015'te yörüngeye yerleşecek.