Dünya

Dünya

5/23/2012

facebook hisselerine yatırım yapanlar burnundan soluyor 19.2 milyar dolar değer yitirdi

Nasdaq, kapasitesini aşan halka arzda ilk gün yaşanan teknik sorunlar nedeniyle yatırımcılar tarafından dava edildi. Halka arzın baş sigortacısı Morgan Stanley’in, bir diğer sigortacı kurum Goldman Sachs ile hisseler kamuoyuna sunulmadan önce finansal tahminlerini değiştirdiğinin öğrenilmesi, yatırımcıların endişe ve öfkesini iyice artırdı.

Morgan Stanley’den bir kaynak, “Kurumun müşterileri istedikleri zaman her bilgiye erişebiliyor, ancak kamuoyu için aynısı geçerli değil” ifadesini kullandı. Kamuoyundan gizli kalan bilgilerle son gün değerleri artırılarak halka arz edilen hisseler, üç günün sonunda yaklaşık 20 milyar doların erimesine neden oldu.


'AÇGÖZLÜLÜK FELAKET GETİRDİ'



Yatırımcıları şoke eden üç günün ardından, herkes suçu ya Morgan Stanley’e, ya da Nasdaq’a yüklüyor. Analistler ise hisselerin hızla değer kaybetmesini açgözlülüğe bağlıyor. CNBC’ye konuşan Fund Democracy araştırma şirketinin başkanı Mercer Bullard, “Yatırım bankacılığındaki büyük çatışmalara yeniden tanık olduk... Eğer ellerindeki bilgileri bazı müşterilerine sunmalarına rağmen diğerlerinden gizledilerse, bu bazı müşterilerini diğerlerinden daha önemli gördükleri anlamına gelir” ifadesini kullandı.



Wall Street Jorunal analisti Al Lewis, halka arzdan sadece bir gün önce hisse fiyatlarının yüzde 25 artırılarak 38 dolara çekilmesinin açgözlülükten kaynaklandığını savunan bir başka isim. Lewis, aynı gün bir daha Facebook’a reklam vermeyeceğini açıklayan dünyanın en büyük otomobil üreticisi General Motors’un uyarısının da etkili olamadığını belirtti. Halka arzdan önce, bazı ekonomistler Facebook’un hisselerinin yüzde 50’den fazla değer kazanabileceğine yönelik spekülasyonlar yaydı. Morgan Stanley ve Goldman Sachs, Facebook hisselerini halka açtı. Silikon Vadisi’ndeki binlerce yatırımcı bir günde milyoner, hatta milyarder olma hayallerine kapıldı. ABD vatandaşlığından çıkarak gelişmeleri Singapur’dan izleyen Facebook kurucularında Eduardo Saverin, kazanacağı parayı hesaplıyordu. Zuckerberg ise medyanın artık gerçek bir lider haline gelmesi gerektiği yönündeki baskılarına, “kapüşonunu çıkarmayacağını” söyleyerek cevap verdi. Vanguard yatırım şirketinin CEO’su Jack Bogle, “Bu tipik bir açgözlülük örneği... Hem kurumsal, hem sigortacı hem de şirket açgözlülüğü... Çıkarılacak ders şu: Bir işlemde yer alan tüm taraflar açgözlüyse, ortaya çıkacak sonuç budur” dedi.


HALKA ARZ ÖLÜM CEZASI MIYDI?



Gelinen noktada, Facebook'un karşı karşıya olduğu durumun tersine çevrilmesini çok zor görenler var. Bunun nedeni, geçmişte halka arz edilen ancak umduğunu elde edemeyen teknoloji şirketlerine dair birçok örnek bulunması. Bunlardan biri dev sosyal medya oyun şirketi Zynga. Hisseleri 10 dolardan satışa sunulan şirketin hisse değeri ilk gün 11.50 dolara yükselse de günü 9.50 dolardan kapatmıştı. Facebook’un ortaklarından olan Zynga, sosyal medya ağının halka arzı öncesinde hisselerini 16 dolara kadar çıkardı, halka arzın ardından hisse değeri 10 doların altına düştü. Çin’in sosyal medya ağı Renren, hisse fiyatları 14 dolardan halka arz edildiği ilk gün 19.50 doları görmüştü. Bir ara, hisse değeri 24 dolara kadar çıktı. Bugün, bu rakam 5 doların altında. Facebook’un birkaç günde uçurumunun eşiğine sürükleneceğini tahmin edenlerden biri belki de otomotiv devi General Motors oldu. GM, halka arzdan bir gün önce yeni platformlar deneyeceğini ve reklam harcamalarında tasarrufa gitmek istediği için Facebook’a bir daha reklam vermeyeceğini açıkladı. Kasım 2010’da iflasın eşiğinden dönen şirket, 34 dolar hisse fiyatıyla halka arz edildiğinde eski günlere dönmek konusunda oldukça ümitliydi. 2011’e iyi bir giriş yapsa da, hisseler istenilen değere hiçbir zaman ulaşamadı ve bugün 20 dolar civarında seyrediyor. Kısaca, teknoloji ve sosyal medyayla ortaklık kuran diğer kurumların halka arzları bekleneni vermediği zaman, yatırımcılar da o şirkete olan inançlarını büyük oranda kaybedebiliyor. Ayrıca, halka arzda sunulan ve daha sonrasında beklenen değerin elde edilememesi, şirketler için çok büyük bir psikolojik baskı oluşturuyor. Yine de ümitler tükenmiş değil. Msnbc analisti Dan Caplinger, Facebook’un kendisini toparlayacak gücü olduğuna inanıyor: “Facebook değeri sadece hisse değeriyle belirlenecek kadar kısıtlı değil... Şirketin potansiyeli, temelini oluşturan değerlerde saklı. Şirket asıl değerlerine yönelirse ayakta kalır. Facebook’un ve yatırımcılarının kaderi buna bağlı.”


BUNDAN SONRA PLANLAR NE?



Facebook, FoxNews’in borsadaki üç günün ardından nasıl planlar yaptıklarına yönelik sorusuna cevap vermedi. Analistler bu konuda birçok görüşe sahip. Mashable sitesinin genel yayın yönetmeni Lance Ulanoff, “Facebook şu an portföyünün ana parçasına, siteye yönelmiş durumda... Reklamcılık potansiyelini güçlendiren temeli genişletmek için önemli yatırımlara bakıyorlar. Facebook’un yakın zamanda Instagram, LightBox gibi fotoğraf paylaşım siteleri ve sosyal medya ağı Glancee’yi alması buna bir örnek... Facebook’un amacı daha fazla gelir elde etmek. Bu amaçla sesini daha fazla alana yaymak için en son teknoloji ve küçük şirketlerin peşinde” dedi.



Kullanıcı sayısını bir milyara çıkarmak ve yenilikler sunmak Facebook’un nihai amacı olsa da, analistler şirketin uzun süreli bir stratejiye sahip olması gerektiğini düşünüyor. TIME editörü Harry McCracken, “Facebook yeterince olgun bir şirket olmadığı gibi kamuya çok açık oldukları da söylenemez. Açıkçası nereye gittikleri pek belli değil” ifadesini kullandı. PCMag sitesinin editörü Dan Costa ise Facebook’u sadece yeniliklerin kurtaramayacağını düşünüyor. Costa, “Facebook sadece yeni ürün üretmek yerine, hizmetlerini satabilmeli... Şirket sosyal medya ağının tek sahibi olmak istiyor ve kullanıcılarının gerçek kimliğine önem veriyor. Dijital dünyanızda yaptığınız her şeyi Facebook için yapıyorsunuz” yorumunda bulundu.


KULLANICI BAKIŞI ÖNEMLİ



Facebook hisseleri dün yüzde 18.5 değer kaybederek 30.98 dolara indi. 38 dolardan satışa sunulan hisselerin değeri hızla aşağı inerken, analistler şirketin geri dönüş yapıp yapamayacağı tartışmasında bir sonraki hamlenin çok önemli olmadığını, çünkü kullanıcıların buna dikkat bile etmediğini düşünüyor. Time editörü McCracken, “Bazı Facebook kullanıcıları sunulan hizmetleri takip ediyor ve büyük değişikliklerden hoşlanmıyor. Diğerleri ise sürprizleri seviyor... Facebook çok kullanıcıya sahip olduğu sürece sunduğu hizmetler uzun ömürlü diyebiliriz” ifadesini kullandı.



“DÜNYAYI DEĞİŞTİREBİLECEĞİNİ ZANNETTİLER”



Duke Üniversitesi’nden Dan Ariel ise Facebook’un geldiği noktayı farklı bir şekilde yorumladı: “Her yedi kişiden biri Facebook üyesi. Eğer Facebook bir ülke olsaydı, Çin ve Hindistan’ın ardından en nüfuslu üçüncü ülke olacaktı. Birçok kişi, sosyal medya ağının herkesi ‘arkadaş yaparak’ savaşları sona erdirebileceğine, fosil yakıtların kullanımına son verebileceğine inandı... İnsanlar bir şeyler aldıkları zaman bir dünya görüşü yaratırlar. Facebook’un tüm bankalardan daha iyi para transferi yapabileceğine mi inanıyorsunuz? Facebook’u bir yatırım bankası olarak düşünmek ilginç olurdu” dedi. Facebook, halka arz edilerek yatırımcılarına yeni fırsatlar sundu. Ancak halka arzda yer alan tarafların açgözlülüğü, şirketi geri dönülmez bir yola sokmuş olabilir.



(Müfit Yılmaz Gökmen ntvmsnbc)e-kolay

5/21/2012

moğolistan'dan getirilen dinazor fosili amerikada açık arttırmada satılınca ortalık karıştı

Oldukça nadir bulunan 7 metre uzunluğundaki Tiranozor Bataar iskeleti, ismini açıklamak istemeyen bir alıcı tarafından 1 milyon dolara alındı.

Moğolistan Cumhurbaşkanı Elbegdorj Tsakhia, Gobi çölünde bulunan iskeletin Moğolistan'dan geldiğini ve ülkede bulunan fosillerin sınır dışına çıkarılmasının yasak olduğunu söyledi.

Açık artırmayı gerçekleştiren Heritage Auctions müzayede kurumu, fosilin yasal olarak ABD'ye getirildiğini savundu.

Ancak Cumhurbaşkanı Tsakhia, satışın durdurulması için bir mahkeme emri çıkarmayı başardı.

Tiranozor Bataar, Hollywood'un ünlendirdiği etobur Tiranozor Rex'in Asyalı kuzeni.

New York'taki bu fosilin türün en iyi korunmuş örneği olduğuna inanılıyor.

Heritage Auctions'un Doğa Tarihi Bölümü Müdürü David Herskowitz, ''Dinazorlar söz konusu oldu mu zaten bütün fosiller oldukça nadir bulunuyor ancak en nadir bulunanlar, etobur dinazorların fosilleri'' dedi.

Herskowitz ''Ve bütün etobur dinazorların arasında en ünlü olanlar Tiranazorlar. Bu cins dinazorların fosilleri en çok aranan, en çok ilgi çeken fosiller. Tabii bulunması en zor fosiller de bunlar. Belki çok büyükler, ancak çok da nadirler'' dedi.

Bundan 7 yıl önce Gobi çölünde ortaya çıkarılan T-Bataar fosili, satışa çıkarılıncaya kadar İngiltere'de saklanıyordu.

T-Bataar kuzeni T-Rex'e göre biraz daha küçük ve daha uzun kolları var.

Herskowitz, bu dinazor fosilinin açık artırmada satılan ikinci dinazor fosili olduğunu söyledi.

1997 yılında, Sue adı verilen bir T-Rex fosili 8 milyon dolara satıldı.bbc türkçe

Müzayede kurumunun avukatları, satışın ABD yasalarına uygun olduğunu söylüyorlar. Ancak bir ABD mahkemesi, Moğolistan'ın iddialarının geçersiz olduğu kararını verinceye kadar satış kesinleşmeyecek.

meclis gündemine taşınan uzman erbaşların özlük haklarındaki talepleri ne?

UZMAN ERBAŞLARIN SIKINTILARI

Tamamı 24 Maddeden oluşan 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununda ilk maddesinden başlayarak son maddesine kadar ivedilikle yazılmış, personeli atmak üzerine kurulmuş ve her maddesine bir meal getirilmesi gereken ve kesinlikle sil baştan yenilenmesi gereken bir kanundur.

Artık Uzman Çavuşların feryadının duyulmasının zamanı geldi de geçiyor. Aslında Uzman Çavuşlar çok bir şey istemiyor. İstekleri karşılanması halinde Devlete ve Millete asla bir yük gelmeyecektir. Bizlerin güvende olmalarını sağlayan canlarını hiçe sayarak ölüme koşan, isimlerini sıkça medyadan şehit haberlerinde duymak mümkün olan Uzman Çavuşlar, sağlık problemlerinden dolayı atılmak istemiyorlar. Sağlık problemi oluşan personele silahlı kuvvetler ben seni daha fazla çalıştıramam artık sen sağlığını kaybettin diyor ve dağda mevzide üşütüp zatüre olan personeline kapıyı gösteriyor. Tabi bunu komutanı değil de kanun emrediyor. Aynı Uzman Çavuşlar bir yıl içersinde 30 gün ceza alıp atılmak istemiyorlar. İç Hizmet Kanunu “168-172” maddeleri arasında disiplin amirleri tarafından mahkeme kararı olmadan oda ve göz hapsi cezaları verilebiliyor. Buda Anayasaya aykırı bir durumdur. Aynı Uzman Çavuşlar’ dan mesleğe yeni başlamış bir personel ile 20’nci yılında olan personel aynı maaşı almaktadır. Hiçbir kamu kurumunda hatta özel sektörde emsali bulunmayan bu uygulama Uzman Çavuşlara özeldir ve Anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır.

Aynı Uzman Çavuşlar’ dan bir çoğu diğer kamu personeli gibi kendi nam ve hesabına yüksekokul ve fakülte mezunu olmasına rağmen derece ve kademe ilerlemesi yapılmadığı gibi ilkokul mezunu olarak işlemleri gerçekleştirilmektedir. Diğer bir sıkıntı lojman kontenjanları silahlı kuvvetlerde astsubaylardan sonra en çok mevcuda sahip olmasına rağmen %2.5 kontenjanı bulunmasından dolayı buralardan istifade edememektedirler. Diğer bir sorun bir subay kefil olarak diğer kurumlarda çalışan öğretmen,polis,kadastro memuru vs. ‘ye kimlik çıkarttırarak orduevlerine girmesini sağlarken bir uzman çavuş asla giremez. Diğer bir sıkıntı garnizon hizmet süreleri ve bölge dağılımları dahi adaletsiz. Uzman Çavuş’ un 2 bölge, Subay ve Astsubayın 5 bölge görev yeri var. Uzman Çavuş özellikle doğu bölgesinde görev yaptıktan sonra batıya tayin olur, ancak atama gördüğü birlik yılın 10 ayını gene doğuda olduğundan tekrar sıcak bölgeye gider. Yani ailesini götüremeyeceği garnizonda olduğundan personel aile bütünlüğünü sağlayamamaktadır. Aynı durum subay astsubayda 2 yıl olur ve daha sonra diğer 4 bölgede görev yapar. Diğer bir sıkıntı aynı görev riski taşımasına rağmen farklı görev tazminatları alırlar. 

Aynı helikopterde uçan bir subay fazla, astsubay daha az, uzman çavuş ise çok az uçuş tazminatı alır yorumu size ait. Aynı durum doğu ve güneydoğu tazminatlarında da geçerli, hatta Kıbrıs’ ta verilen ada tazminatlarında bir Albay yaklaşık bir uzman çavuş maaşı kadar tazminat alır, en iyi lojmandan istifade eder, uzman çavuş’ a lojman bile kalmaz ve çok acıdır ki 170 tl ada tazminatı alır. Yine başka bir sıkıntı Türk SİLAHLI Kuvvetlerinde görev yapan tüm personele devlet tarafından beylik tabancası verilir, Uzman Çavuş’ a verilmez. Bedeli mukabili MKE’ den kendisi satın alır. Aldıktan sonraki sıkıntı ise Kanunda açıkça, görevli olmadıkları zamanlarda DA görünmeyecek şekilde takabilirler denmesine rağmen bazı birlik komutanlarının emri ille silah taktırmazlar. Çünkü Silahlı Kuvvetlerde komutan kanundan üstündür. Eveeet bunca sıkıntının ardından şehit olmamışsan, sağlığını yitirmemişsen, yıldırma politikalarına dayandıysan, ceza da almadan 45 yaşına geldiysen SÜRPRİZ evet sürpriz artık senden biz istifade edemiycez, artık o şerefle taşıdığın üniformayı çıkart biz seni sivil memur yaptık. İyi Ne Zamana Kadar? Emekli maaşını hak edene kadar. Yahu bırakın ben uzman çavuşluktan emekli olmak istiyorum. Olmaz kardeşim etin sütün bitti. Evet sayın okurlar Ordunun bel kemiği Uzman Çavuşlar ne istiyormuş. Devlete ve Millete ek bir külfet getirmeyen Onurlu ve Güvenli bir gelecek istiyormuş. 3269 sayılı Uzman Erbaş kanununun bir an evvel değiştirilmesi dileğiyle hoşcakalın.


5/20/2012

Vietnam bağımsızlık hareketinin önderi ho amca'nın doğum günü

Hồ Chí Minh (Vietnamca söylenişi: [hô cǐ miɲ]; 19 Mayıs 1890 – 2 Eylül 1969) Vietnam bağımsızlık hareketinin önderi ve Vietnam Demok­ratik Cumhuriyeti'nin ilk başkanı olan Ho Chi Minh, halkı tarafından sevgiyle "Ho Amca" olarak anılır.

Vietnam'da, o dönemde Fransız Çinhindi'nin egemenliği altındaki Nghe An'da doğan Ho Şi Minh'in asıl adı Nguyan That Thanh'dı.

Öğrencilik yıllarında ülkesindeki Fransız yönetimine karşı yürütülen eylemlere katıldı. Ülkesinden ayrılarak iki yıl boyunca bir şilepte çalıştı; Akdeniz ve Afrika limanla­rında dolaştı. Fransız sömürge yönetimi altın­daki ülkeleri yakından tanıdı. Daha sonra gittiği Fransa'da sosyalist dünya görüşünü benimsedi. 1920'de Fransız Komünist Partisi'nin kurucuları arasında yer alan Ho Şi Minh, yazdığı yazılarla çevresindeki Vietnam­lı gençleri bilinçlendirerek onları ülkelerinin bağımsızlık mücadelesi için eğitti. 1925'te Çin'de, Kanton'da yaşayan siyasal sürgünleri örgütleyerek Vietnam Devrimci Gençlik Birliği'ni kurdu. 1930'da Ho Chi Minh'in öncülü­ğünde kurulan Çinhindi Komünist Partisi, yoksul köylülere toprak dağıtmayı ve yabancı işletmeleri kamulaştırmayı amaçlayan bir programı benimsedi. Ho Şi Minh'in eylemle­rinden tedirgin olan Fransız yönetimi, yoklu­ğunda ona ölüm cezası verdi.

II. Dünya Savaşı sırasında, 1940'ta Japon birlikleri Çinhindi'ne girdi. Ho Chi Minh 1941'de, 30 yıllık bir ayrılıktan sonra gizlice ülkesine döndü. Fransız sömürgecilerine ve Japon işgalcilerine karşı halkın çeşitli kesim­lerini harekete geçirecek bir gerilla savaşı için hazırlığa başladı. Gizlilik koşullarında sürekli ad değiştirmesi gerekiyordu, son olarak ay­dınlatan anlamına gelen Ho Chi Minh adını aldı. Bu arada gerilla savaşı üzerine kitaplar yazdı. II. Dünya Savaşı'nda Japonlar'a karşı mücadelede destek bulmak amacıyla Çin'e gitti; ama Çan Kay-Şek onu tutuklattı. 18 ay süreyle çok ağır koşullarda yaşamak zorun­da bırakıldı. Carnet de prison ("Hapishane Defteri") adlı şiir kitabını da bu dönemde yazdı.

Japon işgaline karşı gerilla savaşını sürdü­ren Vietnam direniş güçleri, çok geçmeden Vietnam'ın önemli kentlerini geri almayı ba­şardı. Ho Chi Minh, 2 Eylül 1945'te 500 bin kişilik bir kalabalığın önünde bağımsız Viet­nam Demokratik Cumhuriyeti'nin kuruldu­ğunu ilan etti. Tam da bu sırada, II. Dünya Savaşı sona ererken, Japonlar'ı silahsızlandır­mak amacıyla Güney Vietnam'a giren İngiliz­ler, bölgenin yeniden Fransızlar'ın eline geç­mesine yardımcı oldular. Vietnam direniş savaşı sekiz yıl sürdükten sonra 1954'te Fran­sızlar'ın kesin yenilgisiyle son buldu. Ne var ki, savaşın sonunda yapılan görüşmeler sonu­cu, ülke Kuzey Vietnam ve Güney Vietnam olarak ikiye bölündü ve Ho Chi Minh yönetimi­ne ülkenin yalnızca kuzey kesimi bırakıldı. Güney Vietnam ise çok geçmeden ABD'nin siyasal ve iktisadi denetimi altına girdi. Ulusal bağımsızlık ve iki Vietnam'ın birleştirilmesi için, ABD ve Güney Vietnam yönetimine karşı 1955'te başlayan savaş, 1975'te Vietnam Demokratik Cumhuriyeti'nin kesin zaferiyle sonuç­landı. Ho Chi Minh iki Vietnam'ın birleştiğini göremeden, 1969'da savaş sürerken öldü.wikipedia