Dünya

Dünya

3/13/2013

Satın aldığı evin garajında hazine buldu dolar milyoneri oldu

Thomas Schultz, 2007 yılında New York'un banliyösü Bellport'da 300 bin dolara bir ev satın aldı. Evin garajında ise 30 milyon dolar değerinde sanat eserleri buldu.


Yerel bir televizyon kanalına açıklama yapan Schultz, garajdaki resim ve çizimlerin ilk bakışta eski püskü eşyalar gibi gözüktüğünü söyledi. 46 yaşındaki Schultz, ancak garajdaki resimlere bir kez daha baktığı zaman, bunların bir sanatçıya ait olduğunu anladığını belirtti. Eserlerin sanatçının 60 yılı aşkın çalışmalarının ürünü olduğu ifade edildi.

Milyonlarca dolar değerinde eserler


Schultz, daha sonra evin 1999 yılında ölen Amerikalı sanatçı Arthur Pinajyan'a ait olduğunu öğrendiğini söyledi. Amerikan sanat dünyasında empresyonizmin önemli isimleri arasında sayılan Pinajyan, karikatürist olarak da Amerikan pop kültüründe iz bırakan bir sanatçı olarak biliniyor. Bellport'daki evin garajındaki bulunan eserleri, sanatçının ününü ve eserlerinin değerini artırdı.

Yaklaşık 70 bin eserin değerinin belirlenmesinin altı yıl sürdüğünü belirten Schultz, resim ve çizimlere 23 milyon euro değer biçildiğini söyledi. Bazı eserleri yarım milyon dolara satan Schultz, evinin parasını ise çoktan çıkardı.

Deutsche Welle Türkçe

3/08/2013

İki Yıl Hapishane'de unutulan Mahkum milyoner olarak çıktı

Stephen Slevin 2005 yılında ABD’nin New Mexico eyaletinde alkollü araba kullanmaktan gözaltına alındı. Arkadaşının arabasını kullandığı için Slevin’in aracı çaldığından şüphelenildi.


Slevin mahkemeye çıkarılmadan Dona Ana County hapishanesinde 22 ay tutuklu kaldı. Amerikan medyası daha sonra onu ‘unutulan mahkûm’ diye tanımladı. 

Avukat tutamayan Stephen Slevin kısa sürede panik atak hastalığına yakalandı, 

gece uyku sorunu yaşadı. Banyo yapamayan, depresyon geçiren Stephen Slevin bir televizyon kanalında, durumu kötüye gittiği halde gardiyanların yanından geçip gittiğini hiç yardım etmediklerini anlattı. Amerikalı mahkûmun diş sağlığı da bozuldu hatta ilgilenilmeyince ağrıyan iltihaplı dişini kendi çekti. Amerikalı mağdur hapisten çıktığında kilo vermiş, saçı sakalına karışmış haldeydi.

Alkollü araba kullanmaktan gözaltına alınan Stephen Slevin’in nihayet 2007 yılında görülen davası düştü. Bu kez serbest kalan Slevin avukat tutup, bölge idaresine dava açtı ve kendisine 22 milyon dolar tazminat ödenmesine karar verildi. Bölge yönetimi temyize gitse de Slevin sonunda 15,5 milyon doların sahibi oldu. Ancak 22 ay hapis yatan mağdur paraya sevinemedi. Çünkü post travmatik stres bozukluğu olan Stephen Slevin akciğer kanseriyle mücadele ediyor. Slevin, davayı para için açmadığını, hapishanedeki tutuklulara insanlık onuruna uygun davranılması için bir mesaj vermek istediğini söyledi.

© Deutsche Welle Türkçe

Karun hazinelerinin en değerli parçalarından Kanatlı Denizatı Broşu Türkiye'de

Kanatlı Denizatı Broşu yaklaşık sekiz yıl önce Uşak Müzesi'nden çalınmış ve geçen yıl Almanya'da ortaya çıkmıştı.


Broş Türkiye'ye iade edilirken, Almanya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, broşun iadesinin "Türkiye ile kültür politikası alanındaki iyi ve sıkı işbirliğinin bir örneği olduğu" vurgulandı. Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Cornelia Pieper de yaptığı basın açıklamasında, "Broşun iadesi, Almanya'nın kültürel eserlerin yasadışı yollardan uluslararası ticareti ile mücadelesinin altını çizmektedir" ifadelerini kullandı.

Kanatlı Denizatı Broşu, Karun Hazinesi'nin en değerli parçaları arasında görülüyor. 

Broş, Uşak Arkeoloji Müzesi'nden 2005 yılında çalınmıştı. MÖ 560-546 yılları arasındaki Lidya Kralı Karun'a ait olan Karun Hazinesi, Uşak yakınlarındaki Güre kasabası civarındaki tümülüslerden 1960'lı yıllarda çıkarılmış ve kaçırılmış, 1993 yılında New York Metropolitan Müzesi tarafından Türkiye'ye geri gönderilmişti.

Deutsche Welle Türkçe

Türkiye'de Venezuela lideri Hugo Chavez neden bu kadar sevildi?

Chavez’in sol çizgide biri olmasına karşın ölümüyle ilgili üzüntü içeren mesajları Türkiye’de sadece sol görüşlülerin paylaşmaması dikkat çekti.


Türkiye’de toplumun bir kesiminde Che Guevara, Fidel Castro, Hugo Chavez gibi Latin Amerikalı politik kişiliklere duyulan sempatinin nedeninin, asıl olarak bu liderlerin ABD’nin politikalarına karşı çıkmalarıyla ilgili olduğu düşünülüyor.

İletişim bağlamında Latin Amerika üzerine çalışmaları olan, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Dr. Sevilen Toprak Alayoğlu, BBC Türkçe’ye yaptığı açıklamada, Latin Amerika’nın Türkiye coğrafyasıyla tanışıklığının geçmişe dayandığını, Türkiye’deki Latin Amerika ilgisininse 1960’larda başladığını belirtiyor.

'Söylediği şarkılar ve ettiği küfürler de etkili'

Şu sıralar Barcelona Özerk Üniversitesi’nde konuk öğretim üyesi olarak görev yapan Alayoğlu bu durumu şöyle açıklıyor: “Türkiye’de Güney Amerika ilgisi; 68 kuşağının eksiksiz hayat idealiyle Küba Devrimini milat almıştır. Nazım Hikmet’in 1968’deki ‘Saman Sarısı’ şiiri ile başlayan, Doğan Özgüden yönetimindeki Ant yayınları ve Ant dergisi ile birlikte devam süreçte Türkiyeli devrimciler Güney Amerika’yı, Che’yi kitaplardan öğrenmişlerdir. Diğer taraftan, Güney Amerika ise Turco’larla oldukça önceden, 18. Yüzyıl’da başlayan, Osmanlı’dan giden parçalı göçlerle tanışmıştır.”

Alayoğlu Chavez’e yönelik ilgisininse geçmişteki ilgiden farklılıklar içerdiğini söylüyor.

Farklı siyasi kimliklere mensup Türkiyeliler’in Chavez’e yönelik sempatisinin arkasında farklı nedenlerin olduğunu belirtiyor Alayoğlu: “Chavez’in Allah inancı, komünist değil sosyalist oluşu, bir misyonu olması, hem darbe yapan hem darbe gören bir asker olması; Amerikan karşıtlığı; Venezuela’da zenginlere karşı ulusalcı, Güney Amerika’nın diğer ülkeleriyle kıtasal birlikçi etkili olmuştur.”

Alayoğlu, Chavez’in alışılageldik bir lider olmamasının da bu sempatide etkili olduğunu belirtiyor: “Güney’in temel karakteristiklerinden biri olan Zambo ırkından gelişi, söylediği şarkılar ve ettiği küfürlerle alışıla gelmiş başkan formatının dışında olması ve son olarak iktidarı, kızlarına yahut yakın çevresine değil, Avrupa’nın vaktiyle ona taktığı lakap olan ‘otobüs şoförüne’ bırakması düşünüldüğünde, farklı ilgilerin sebepleri anlaşılmaktadır.” bbc türkçe