Haksız rekabet Microsoft’a pahalıya patladı. AB Komisyonu, tüketicilerin Microsoft'un web tarayıcısı olan Internet Explorer haricindeki web tarayıcılarını seçme şansını elinden alarak şirketin piyasa üstünlüğünü suistimal ettiği ve rakiplerini dezavanatjlı konuma düşürdüğünü açıkladı. Bu gerekçelerle bilişim devine 561 milyon euro ceza verildi.
AB Komisyonu, 2009 yılında bilişim devi Microsoft ile bir mutabakata varmıştı. Şirket o dönem 659 milyon euro ceza ödemek zorunda kalmıştı. Microsoft, kullanıcılara Internet Explorer dışındaki web tarayıcılarını kullanma imkanı sunacağı taahhüdünde bulunmuştu. Şirket beş yıl boyunca Windows kullanıcılarına, Internet Explorer dışındaki Mozilla,Google Chrome gibi web tarayıcılarına erişimin de mümkün olduğu nesnel bir arayüz hazırlanacağı sözü vermişti.
Windows 7'den kaynaklandı
Ancak AB Komisyonu Microsoft'un kendi web tarayıcısı Internet Explorer’ı kullanıcıya dayattığı ve diğer tarayıcıların kullanılmasının ise engellendiği sonucuna vardı. Microsoft'un bu anlaşmayı Mayıs 2011-Haziran 2012 yılları arasında satılan yaklaşık 15 milyon adet Windows 7 ile ihlâl ettiği ifade edildi. Şirket, bunu telafi etmeye çalışmış ve teknik bir hata olduğunu öne sürmüştü.
AB Komisyonu’nun Rekabetten Sorumlu Üyesi Joaquin Almunia, üzerinde müzakere edilmiş mutabakatın uygulamaya yansıtılmasının çok önemli olduğunu vurguladı. Komiser, bu tür bir mutabakatın ilk kez bir şirket tarafından ihlâl edildiğini de sözlerine ekledi.
AB Komisyonu’nun rekabet uzmanları yıllardır Windows ile uyumlu yazılı ürünleri nedeniyle şirketin faaliyetlerini mercek altına alıyor. İşletim sistemi Windows Avrupa’daki bilgisayarların yaklaşık yüzde 90’ında kullanımda. Deutsche Welle Türkçe
Dışarıdan bakıldığında oldukça yadırganacak bir tablo: Hamburg'daki üç İslam kuruluşunun temsilcileri Türk basınında yayınlanan ortak makalelerinde, Türkçe bilmeyen Filistin asıllı bir Avusturyalıyı İslam dininin temel ilkelerine ihanet etmekle suçluyor.
‘Türkiye' gazetesinde çıkan yazıda, Almanya'nın Münster Üniversitesi'nde İslam din öğretmeni yetiştiren merkezin başkanlığını yapan Muhanad Hurşit “Allah'a inanmayan ahlak sahibi insanların da Cennet'e gidecekleri” şeklindeki sözlerinden dolayı eleştiriliyor.
Aykırı iddialarına yer verdiği “İslam Rahmettir” adlı kitabına gösterilen tepkiyi hayretle karşılayan Hurşit, "Bu eleştiriler, başkasını eleştirmek ya da ona akıl vermek isteyenin bunu basın aracılığıyla değil, karşılıklı konuşarak yapması şeklindeki İslam değerlerine uymuyor" diyor.
Muhanat Hurşit'in İslam dinine getirdiği yorumu, Allah'ın rahmet ve merhametine sığınıp bu değerlerin yaşanması, şeklinde özetlemek mümkün. Avusturyalı ilahiyatçı bu şartı yerine getirenin, Allah'a inanmasa bile Müslüman sayılacağını çünkü Allah katında mümin ile inanmayan ayrımı olmadığını öne sürüyor. Hamburg'daki Diyanet İşleri Türk İslam Birliği DİTİB'in Kuzey Almanya Teşkilatı Başkanı Zekeriya Altuğ, İslam'ı rahmete indirgemenin bu dinin özelliklerini tam yansıtmadığını söylüyor,
Altuğ, "İman kadar, imanı destekleyen amel de fevkalade önemlidir. İnanmak, tek başına yetmez. Amel de tek başına eksik düşer. İkisinin birleşmesiyle bir bütün oluşur" şeklinde konuşuyor.
Açıklamaları tepki çekti
Zekeriya Altuğ, ilahiyatçı Hurşit'in bütün fikirlerini kötü bulmuyor. Aksine İslam'ın farklı görüşlere izin veren, çoğulcu bir din olduğunu ve Hurşit'in bazı görüşlerine kendisinin de katılabileceğini söylüyor. Ancak geleceğin din öğretmenlerini yetiştirme sorumluluğuna sahip bir kişinin hangi değer yargılarını aktaracağına çok dikkat etmesi gerektiğini sözlerine ekliyor.
 |
| Muhanad Hurşit |
Muhanad Hurşit, dini esasların öğretilmesinde çocuk ve gençlerin özel ihtiyaçlarının göz önünde bulundurulması gerektiği görüşünde: "Bir çok genç, kısıtlayıcı, kendisinde korku yaratan bir Allah tasvirinden çekindiğini söylüyor. Bu, aşmak zorunda olduğumuz en önemli zorluklardan biridir."
Avusturyalı ilahiyatçı bu nedenle gençlere, dinin Allah için değil onlar için gönderildiğini ve Allah'ın yüceltilmeyi değil kullarının selametini istediğini öğretmek zorunda olduklarını ifade ediyor. Bir Alman gazetesinde yer alan haberde, Hamburg İslam Cemaatleri Birliği Başkanı Ramazan Uçar'ın Türkiye gazetesindeki yazısında Hurşit'ten, nedamet getirip gerçek bir Müslüman gibi davranmasını istediğine yer veriliyor.
DİTİB Kuzey Almanya Teşkilatı Başkanı Zekeriya Altuğ bu görüşe katılmıyor ve "Bu talep, dini açıdan da oldukça aşırı kaçıyor. İnsan ne zaman nadim olacağını kendi bilmeli. Tövbe insanın içinden gelmeli" diyor.
Diyalog zemini
Zekeriya Altuğ, alışılmışın dışında görüşler öne sürmesine rağmen Hurşit'in iyi niyetle bu tartışmayı başlatmış olmasını umduğunu söylüyor. Bu görüşlerin diyalog için iyi bir zemin oluşturduğunu belirten DİTİB teşkilat başkanı, konuşulması gerekenler olduğunu ancak tartışmanın kavgaya dönüşmemesi gerektiğini ve ancak yapıcı diyalogla ilerleme sağlanabileceğini de sözlerine ekliyor. Muhanad Hurşit de Almanya Müslümanlarının bu tartışmadan kazançlı çıkacağını ve ‘İslam Rahmeti' adlı kitabına gelen olumlu tepkilerin kendisini umutlandırdığını belirtiyor: "Yeni olan her şey önce rahatsızlık ve güvensizlik yaratır. Ama cemaatlerin eleştirilerini iyi niyetle yaptıklarına dair işaretler alıyorum. Hepimiz hatalarımızdan ders alabilmeliyiz." deutsche welle
İngiltere'de süper kahraman Batman kılığına girmiş bir adam, gece vakti karakola girerek aranmakta olan bir zanlıyı teslim etti.
Emniyet kaynaklarına göre Bradford kentinde 25 Şubat'ta meydana gelen olayın Batman kostümlü kahramanı, zanlıyı teslim ettikten sonra gecenin karanlığına karıştı.
27 yaşındaki zanlı çalıntı eşya alıp satmak ve dolandırıcılık suçlamalarıyla aranıyordu.
Polisten yapılan açıklamada "Zanlıyı getiren adam Batman kostümü giymişti. Kimliği hala tespit edilemedi." denildi.
Zanlı şimdi Cuma günü mahkemeye çıkmayı bekliyor. bbc türkçe
Baston, yaşlıların yolunu bulmalarına yardımcı olmanın yanı sıra, kalp atışlarını ve vücut ısılarını kontrol etme özelliği de taşıyor.
Bastonun bulunduğu yer internet üzerinden takip edilebiliyor ve kullanıcının düştüğü kanısına kapılınca otomatik email mesajı gönderiyor.
Japonya'da nüfus içinde yaşlıların oranı arttığı için yaşlı nüfusu hedef alan teknolojik yenilikler büyük ilgi görüyor.
Barcelona'daki Dünya Cep Telefonu Kongresi'nde ilk örneği sergilenen bastonda GPS, 3G, wi-fi teknolojileri ile tutamacında LED göstergesi de bulunuyor.
Yürürken yön değiştirmek gerektiğinde baston titreşiyor ve gidilecek yönü ok ile gösteriyor.
Bastonun bağlı olduğu bilgisayara veri göndermesi yoluyla kullanıcının bulunduğu yer hakkında bakıcı ve aile üyeleri bilgi sahibi oluyor.
Kalp atışında düzensizlik tespit ettiği anda ise hemen acil servis ile bağlantıya geçiyor.
Fujitsu Barcelona'da ayrıca yaşlılar için geliştirdiği ve kullanım kolaylığına sahip akıllı cep telefonlarını da sergiledi. bbc türkçe