Dünya

Dünya

2/27/2013

ünlü televizyoncu Müge Anlı'nın programında aranılan üniversiteli sinem'in kemikleri bulundu

Bursa'nın İnegöl İlçesi'nde, 3 yıl önce ortadan kaybolan Uludağ Üniversitesi Meslek Yüksekokulu 2'nci sınıf öğrencisi Sinem Yurdanur'un, uçurumun dibinde battaniyeye sarılı kemikleri bulundu.


Sinem'i, polis tarafından geçen yıl düzenlenen uyuşturucu operasyonunda, intihar eden sevgilisi Emrah Kaya'nın öldürdüğü öne sürüldü. Cesedin yerini, "Sinem rüyalarıma giriyor. Vicdan azabına dayanamıyorum" diyen, Emrah Kaya'nın arkadaşı Rıfat A. polise bildirdi.


Uludağ Üniversitesi İnegöl Meslek Yüksekokulu Elektrik Bölümü 2'nci sınıf öğrencisi Sinem Yurdanur, 2010 yılı temmuz ayında sınava girmek için İstanbul Çatalca'dan geldiği İnegöl'de ortadan kayboldu. Sinem Yurdanur tüm aramalara rağmen bulunadı. Sinem Yurdanur'un en son İnegöl'e geldiği gün, Kültürpark'ta bir çok suçtan kaydı bulunan sevgilisi Emrah Kaya ile görüldüğü ortaya çıktı. Olayla ilgili gözaltına alınan Emrah Kaya, Sinem'in kaybolmasıyla hiç bir ilgisinin bulunmadığını söyleyince serbest bırakıldı. Emrah Kaya, geçen yıl Mart ayında uyuşturucu operasyonu kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltına alınacağı sırada, yanındaki tabanca ile göğsüne tek el ateş ederek yaşamına son verdi.

ARKADAŞI 'VİCDAN AZABINA DAYANAMIYORUM' DEDİ

Sinem Yurdanur'un kaybolması olayını araştırmayı sürdüren polis, genç kızın intihar eden sevgilisi Emrah Kaya'nın yakın arkadaşı olan ve aynı operasyon kapsamında tutuklu bulunan Rıfat A. ile cumhuriyet savcılığından alınan izinle cezaevinde bir kez daha görüştü. Polisin, "Bildiğin varsa söyle. Sinem'in annesi ve babası kan ağlıyor. Yardımcı ol" demesi karşısında "Tamam. Zaten Sinem rüyalarıma giriyor. Vicdan azabına dayanamıyorum' yanıtını veren Rıfat A., Sinem'i Emrah Kaya'nın öldürdüğünü söyledi.

'DÖVERKEN BOYNUNU KIRDI'

Olay günü İstanbul'dan gelen Sinem'i terminalde Emrah Kaya ile karşıladıklarını, ardından bir arkadaşının evine gittiklerini anlatan Rıfat A. "Emrah, 'sen başkalarıyla da geziyorsun' diyerek kıskançlık krizine girip Sinem'i döverken boynunu kırdı. Sinem öldü. Daha sonra cesedini çarşafa ve battaniyeye sarıp Emrah'ın aracının bagajına koyduk. İlçeye bağlı Çayyakan Köyü Boğazova Mevkisi'nde uçuruma attık. Cesedin burada olması gerekiyor" dedi.

SAÇ VE KEMİKLERİ BULUNDU

Polis, Cumhuriyet Savcısı'ndan alınan özel izinle cezaevinden çıkartılan Rıfat A.'yı bugün, cesedi attıklarını söylediği yere götürdü. Çevrede yapılan aramada battaniyeye sarılı olan ve içersinde sadece saç ve kemiklerin bulunduğu cesede ulaşıldı.

Polis cesedi, DNA testinin yapılması için Bursa Adli Tıp Kurumu Morgu'na gönderecek.

AİLESİ MÜGE ANLI'NIN PROGRAMINA KATILMIŞTI

Kızlarını üç yıldır arayan aile ünlü televizyoncu Müge Anlı'nın programına katılıp, Sinem'in izini bulmak için çağrıda bulunmuştu. Programda Sinem'in kaybolması defalarca işlenmişti. (DHA)

2/23/2013

Otel müşterileri haftalarca cesetli su içmişler

Melekler şehri Los Angeles’ta akıllara durgunluk verecek bir olay yaşandı. Bir otelin su deposunda 3 haftalık bir cesedin bulunması, haftalardır bu suyu içen otel misafirlerini şoka uğrattı.


Otel misafirlerinin kullandıkları suyun düşük tazyikli ve kirli olduğuna ilişkin şikâyeti üzerine inceleme başlatan 

Celil Hotel yönetimi, çatıdaki su deposunda bir cesetle karşılaştı. 


Polisin kimliğini tespit ettiği cesedin üç haftadır aranan 21 yaşındaki Kanadalı genç bir öğrenciye ait olduğu ortaya çıktı.

Los Angeles polisinin ilk incelemelerine göre ceset haftalardır su deposunda bulunuyordu. Bu durumun, günlerdir otel suyunu kullanan misafirler için ne tür sağlık problemleri oluşabileceği ise belirsizliğini koruyor. Bir haftadan uzun bir süredir otelde konaklayan İngiliz bir turist, "8 gündür nasıl bir su içtiğimi ya da dişimi neyle fırçaladığımı düşündükçe midem kalkıyor" diye konuştu.

Los Angeles sağlık kurumları inceleme için otelden su numuneleri aldı. Olaya ilişkin soruşturma devam ediyor. deutsche welle

PKK Öğretmen kaçırıyor Mill Eğitim Bakanlığı Maaşlarını kesiyor

CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran'ın sorusuna önceki Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in verdiği yanıt, PKK'nın Eylül 2011′de kaçırdığı 12 öğretmenden kadrolu olanların dışında kalanların maaşlarında işe gitmedikleri gerekçesiyle 150-240 TL arasında kesinti yapıldığını ve SGK primlerinin yatırılmadığını ortaya koydu.


Oran, PKK'nın kaçırdığı öğretmenlerin, rehin tutuldukları süre boyunca maaşlarında kesinti yapıldığı ve SGK primlerinin yatırılmadığı iddiasının gerçek olup olmadığının açıklanmasını istedi.


-BAKAN 14 AY SONRA DOĞRULADI-

Oran'ın, "Diyarbakır ve Elazığ'ın köylerinde görevli Ahmet Ürün, Mehmet Gözbaşı, Tekin Çakır, Talip Maçin, Remzi Savaş, Ümit Eşer, Tubay Yalçın, Merdal Aksoy, Gökhan Yıldız, Abdullah Karan, İrfan Sarıkaya ve İsmail Yücel isimli öğretmenlerin maaşlarında, PKK terör örgütü tarafından 2011 yılının Eylül ayında kaçırıldıkları gerekçesiyle maaş kesintisi yapılıp, primlerinin yatırılmadığı doğru mudur? Bu öğretmenlerimizin ailelerinin yaşadığı ikinci şoku gidermek için ne yapacaksınız? Söz konusu kesintiye imza atan yetkililer hakkında girişimde bulunacak mısınız?" şeklindeki sorularının, tam 14 ay sonra önceki Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer tarafından sözlü olarak TBMM Genel Kurulu'nda 8 Ocak 2013 tarihinde yapılan 49. Birleşimde yanıtlandığı ortaya çıktı.

-ÇALIŞMADI DİYE KESTİLER-

Görevden alınmasından hemen önce Milli Eğitim Bakanı olarak kürsüye çıkan Ömer Dinçer, Diyarbakır ve Elazığ valiliklerinden aldıkları yanıtları aktarmakla yetinirken, konuyu şöyle açıkladı:

"Görev başındayken terör örgütü tarafından kaçırılan öğretmenlerden kadrolu olanlarının maaşlarında herhangi bir kesintinin yapılmadığı, ücret karşılığı çalışan öğretmenlerin gelmedikleri günler için ise ek ders ücreti ödemesinin Millî Eğitim Bakanlığının Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararı'nın 25. maddesinde belirtilen 'Ek ders ücreti ödenebilmesi için, ek ders görevinin fiilen yapılmış olması, ek ders görevinden sayılan veya ek ders görevinin yapılmış sayılacağı haller bakımından ise bu kararda belirtilen koşulların oluşması şarttır' hükmü uyarınca mümkün olamadığı, kadrolu öğretmenlerin SGK primlerinde herhangi bir kesintinin yapılmadığı, ücret karşılığı çalışan öğretmenlerin ise çalıştıkları güne tekabül eden gün kadar SGK primlerinin ödendiği belirtilmektedir."

-"AİLEYE BİR DARBEDE MEB VURMUŞ OLMUYOR MU?"-

Bu yanıt üzerine CHP'li Oran yeni bir soru önergesi vererek, Milli Eğitim Bakanlığı'na gerekli mevzuat değişikliğini yapması gerektiğini şu şekilde dile getirdi:

"PKK'nın kaçırdığı öğretmenlerin hiçbir kusuru olmamalarına rağmen SGK primleri ve maaşlarının yatırılmamasıyla zaten mağdur edilen bu kesime bir darbede de siz vurmuş olmuyor musunuz? Bu uygulamanıza dayanak oluşturan Millî Eğitim Bakanlığının Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararı'nın 25. maddesini (Ek ders ücreti ödenebilmesi için, ek ders görevinin fiilen yapılmış olması, ek ders görevinden sayılan veya ek ders görevinin yapılmış sayılacağı haller bakımından ise bu kararda belirtilen koşulların oluşması şarttır) niçin değiştirmiyorsunuz?

Bir kamu görevlisinin hiçbir kusuru olmaksızın terör örgütü tarafından kaçırılması durumunda burada ağır kusur, kamu görevlisinin güvenliğini sağlayamayan kamu otoritesinin, güvenlik güçlerinin, kolluğun değil midir? Benzeri bir durumda kaçırılan bir öğretmenin ailesinin mağdur edilmemesi amacıyla bundan sonra maaşlarının ödenmesi için talimat verecek misiniz?" mynet

2/20/2013

Çin ordusunda dünyanın en yayılmacı siber casus grubu

Mandiant şirketine göre, "61398" adlı birlik, dünya genelinde en az 141 kuruluştan "sistematik olarak yüzlerce terabaytlık veri" çalmış olabilir.


Birliğin, Şangay'daki sıradan bir binada üslendiği iddia ediliyor.

Çin ise yabancı şirketlerin ve hükümet kuruluşlarına resmi olarak siber saldırılar düzenlendiği suçlamalarını reddediyor.

Washington'daki Çin elçiliği yetkilileri New York Times gazetesine tekrarladıkları açıklamada, Çin yasalarına göre hack'lemenin yasadışı olduğunu ve hükümetin böyle bir şeye girişmeyeceğini söyledi.

Mandiant şirketi ise 2004'ten bu yana veri güvenliğinin ihlal edilmesiyle ilgili raporunda, "bu faaliyetleri yürütenlerin esas olarak Çin'de üslendiğini ve Çin hükümetinin onlardan haberdar olduğunu" vurguluyor.

Raporda, 2006'dan bu yana faaliyet gösteren tek bir grubun siber casusluk faaliyetlerinin çapının genişliğine işaret edilerek, bu grubun "hükümet destekli gibi" olduğu belirtiliyor.

Bu grubun hack'leme faaliyetlerinin izi sürüldüğünde, Şangay'ın Pudong bölgesindeki 12 katlı bir binaya ulaşıldığını aktaran Mandiant, Çin Halk Kurtuluş Ordusu'nun 61398 numaralı birliğinin de aynı yerde olduğuna dikkat çekiyor.

Rapora göre, adı geçen siber casusluk grubunun özellikleri şöyle:

Grubun yüzlerce, belki binlerce üyesi iyi derecede İngilizce ve ileri bilgisayar ağ güvenliği bilgisine sahip.
Hack'lenen 20 sektörden 141 şirketin %87'si İngilizce konuşulan ülkelerde kurulu.
Grup, aynı anda düzinelerce ağdan veri sızdırabiliyor.
Yüzlerce terabaytlık mavi kopya, iş planı, fiyatlama belgesi, kullanıcı bilgisi, e-posta adresi ve ileşitim listesi grup tarafından çalındı.
İçine sızılan bir ağda ortalama 356 gün kalıyorlar. En uzun süre içerde kalma süresi 1764 gün.
Hedef alınan sektörler, Çin'in Beş Yıllık Plan kapsamında stratejik olarak tanımladığı sektörlerle örtüşüyor.
New York Times'a göre, ABD'li yetkililer bir süredir 61398 bölüğünün Çin'in siber casusluk programının merkezi olduğunu düşünüyor.

Gazete, geçen ay yaptığı açıklamada, Çin'in eski Başbakanı Wen Jiabao'nun zenginliğiyle ilgili bir haber yayınlamasının ardından dört ay boyunca sistemine sızıldığını belirtmişti.

Gazetenin yardımına başvurduğu Mandiant, siber casusluğun izini Çin'e kadar sürmüştü. Ancak, New York Times'ı hedef alan saldırının, farklı bir grup tarafından gerçekleştirildiği belirtiliyor.

Wall Street Journal da Çin kaynaklı bir siber saldırıya maruz kaldığını söyleyenlerden.

Çin Dışişleri Bakanlığı ise iddiaları "temelsiz" diye nitelendirerek, "yeterli kanıt olmadan ileri sürülen bu tür iddiaların sorumsuzca olduğunu" savunmuştu. bbc türkçe