Dünya

Dünya
tazminat davası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tazminat davası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2/07/2012

yaralı yavru karacayı iyileştirip doğaya salan cemal gülas'a tazminat davası açıldı

Yaralı karaca yavrusunu tedavi edip doğaya salan ünlü fotoğrafçı ve Vahşi Yaşam Derneği Başkanı Cemal Gülas´a para cezası kesildi.
"Datvi" ismini verdiği yavru ayının bakımını yapması ve verdiği mücadele ile gündeme gelen Gülas, ikinci bir şoku bu kez tedavi edip doğaya saldığı karaca yavrusu "Bambi" için yaşadı.

Rize´nin Çamlıhemşin İlçesi Boğaziçi köyünde yaşayan Cemal Gülas´ın kapısı bir süre önce köylüler tarafından çalındı. Gülas´ın daha önce yaralı bir yavru ayıya yardım ettiğini bilen köy sakinleri, iki günlük yaralı karaca yavrusunu Gülas´a teslim etti. Gülas da, bilinçsiz avcılar tarafından yaralanan yavruyu veteriner ile tedavi ederek doğal yaşam alanına saldı. Ancak yavru karaca bir süre sonra bir avcı tarafından vurularak öldürüldü. Gülas, yavru karacanın ölümüne sebep olan avcının bulunup cezalandırılması için sosyal paylaşım sitesi üzerinde bir kampanya başlattı.

Vahşi Yaşam Derneği Başkanı olan Cemal Gülas, "Bambi" adını verdiği karaca yavrusunun ölümüne sebep olan avcının bulunup cezalandırılması için mücadele ederken, Rize Çevre ve Orman Müdürlüğü´nün kendisine kestiği cezayla şok yaşadı.
Rize Çevre ve Orman Müdürlüğü´nce, Gülas´a, vahşi hayvanı izinsiz yanında bulundurduğu gerekçesiyle Kara Avcılığı Kanununa Muhalefetten 228 TL para cezası kesildi. Ayrıca Gülas, hakkında aynı suçlama ile Rize Çevre ve Orman İl Müdürlüğü tarafından Pazar İlçesi Sulh Ceza Mahkemesi´nde 3 bin TL´lik tazminat davası açıldı.

Rize Çevre ve Orman Müdürü Sabit Kandemir, Gülas hakkında yapılan ve başlatılan yasal süreci doğrularken, yavru karacayı vuran avcının bulunması yönünde henüz bir işlem yapılmadığını açıkladı.

10/11/2011

12 yıl önce hastane'de karıştırılan çocuklar gerçek ailelerine gitmek istemiyorlar

Steve Rosenberg

BBC, Moskova

Karışıklık, annelerden birinin eski kocasının 'kızım hiç bana benzemiyor' diyerek, nafaka ödemesini kesmesiyle anlaşıldı.

Daha sonra yapılan DNA testleri çocuğun çiftin olmadığını ortaya koydu.
İrina kendisini yetiştiren aileden ayrılmak istemiyor
Polis biyolojik anne-babanın izini sürdü ve bu çiftin de aslında diğer ailenin çocuğunu büyüttükleri anlaşıldı.

Her iki kız çocuğu da kendilerini yetiştiren ailelerden ayrılmak istemiyor.

Ural Dağlarındaki kentte yaşayan aileler yaklaşık 160 bin dolarlık tazminat davası açtı.

Ancak, olayın üzerinden uzun bir süre geçtiği için, belirli bir hastane çalışanı aleyhinde ceza davası açılamıyor.

Yulia Belyaeva bu yılbaşında eşinden boşandı. Ancak eski kocası nafaka ödemesi yapmayı reddetti. Çünkü kızları İrina'nın gerçek babası olduğuna inanmıyordu.
'Bu çocuk bana benzemiyor'

Belyeava da eski eşini mahkemeye verdi. Yargıç DNA testi yapılmasını istedi ve bu testler şaşırtıcı bir gerçeği ortaya koydu.

Yulia benimle yaptığı telefon görüşmesinde, 'İki DNA testi yaptık. Her iki test de ne benim, ne de eski kocamın İrina'nın biyolojik anne-babası olmadığımızı gösteriyordu. Yargıç inanamadı. Bize bu tür durumları sadece televizyonda gördüğünü ve ne tavsiye edeceğini bilmediğini söyledi' dedi.

Balyaeva, İrina'yı doğurduğu 1998 Aralık'ındaki o günü düşündü.

Anya da kendisini yetiştiren aileden ayrılmak istemiyor
Doğum servisinde bir başka kadının daha olduğunu hatırladı ve korkunç bir karışıklık olduğunu fark etti. 12 yıl önce bebeklere yanlış isimlikler takılmış ve yanlış anne babalara verilmişti.

Balyaeva, 'DNA sonuçlarının bir fotokopisini aldım ve savcılığa gittim. Hastanede yanlış bebek verildiği gerekçesiyle resmi bir şikayette bulundum' dedi.

Daha sonra polis, diğer anneyi aradı ve aynı şehrin bir başka köşesinde buldu.

Balyaeva, 'Doğruydu. Kızları Anya sarışındı ve aynı bana ve eski eşime benziyoru. Kızımız ise daha koyu tenli ve siyah saçlıydı. Diğer babaya benziyordu. Diğer baba Tacikti, o da aynı babaya benziyordu" dedi.

Balyaeva, Irina'nın hep siyah saçlı ve gözlü eski kayınvadilesine benzediğini düşündüğünü söylüyor. İrina'nın gerçek kızı olmadığını hiç düşünmediğini belirtiyor.

Tabi bu olan biten, çocuklar için de büyük bir şok oldu ve her iki çocuk da kendilerini yetiştiren ailelerle kalmak istiyor.

3/27/2011

orhan pamuk 30 bin kürt 1 milyon ermeni öldürdük sözüne tazminat ödeyecek

Şişli 3’üncü Asliye Hukuk Mahkemesi, İstanbul Şehit Anaları Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Pakize Alp Akbaba ve Ergenekon davasının tutuklu sanığı avukat Kemal Kerinçsiz’in de aralarında bulunduğu 6 kişinin, Nobel Edebiyat ödüllü yazar Orhan Pamuk hakkında açtığı manevi tazminat davasını karara bağladı.

Mahkeme, davacıların her biri için 1000 TL olmak üzere toplam 6 bin TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalı Orhan Pamuk’tan alınmasına karar verdi. 6 kişi, Orhan Pamuk’un, İsviçre’de yayımlanan Das Magazin isimli dergiye verdiği röportajdaki “30 bin Kürt’ü ve 1 milyon Ermeni’yi öldürdük. Türkiye’de hiç kimse bunu dile getirmeye cesaret edemiyor. Ben ediyorum” sözleri için toplam 36 bin TL’lik tazminat davası açmıştı. Şişli 3’üncü Asliye Hukuk Mahkemesi, 2006’da açılan manevi tazminat davasını, aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle reddetmişti. Yargıtay 4’üncü Hukuk Dairesi, 11 Aralık 2007’de kararı, davacılar lehine esastan bozmuş ve “Davacıların dava açma ehliyetinin varlığının kabulüne” karar vermişti. Yargıtay’ın bozma kararının ardından davayı yeniden görüşen Şişli 3’üncü Asliye Hukuk Mahkemesi, önceki kararında direnerek, davanın reddine hükmetti.
Bu karar üzerine dosya, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na gönderildi. Kurul, 13 Mayıs 2009’da Pamuk aleyhine açılan tazminat davasını reddeden yerel mahkeme kararını, Yargıtay 4’üncü Hukuk Dairesi’nin bozma gerekçeleri doğrultusunda bozdu. Orhan Pamuk’un karar düzeltme talebi de reddedildi. Bunun üzerine davayı kısmen kabul eden ve yeniden yargılama yapan Şişli 3’üncü Asliye Hukuk Mahkemesi, Pamuk’u toplam 6 bin TL manevi tazminata mahkûm etti.
hürriyet gündem

11/28/2010

ineğin doğurduğuna inanmadı dna testi yaptırdı


Ardahan'ın Hanak ilçesi Börk köyündeki bu ilginç olaylar zinciri geçtiğimiz geçen yaz ortalarında başladı.

Türkan ve Müdür Aydın çifti, tatil için İstanbul'a giderken ahırdaki ineği de para karşılığında baksın diye aynı köyde yaşayan İrfan Çimen'e teslim etti.

Döndüklerinde İrfan Çimen, ineği Aydın ailesine teslim etti; "İneğiniz doğurdu" diyerek bir de yavru dana verdi.