Dünya

Dünya
istihbarat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istihbarat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6/11/2012

apple'ın google street view'dan daha işgalci harita yazılımı maps geliyor

Google Haritalar’a rakip olacak yazılımın en büyük özelliği, bugüne kadar sadece istihbarat ajanslarının erişebildiği türden görüntüler sunacak olması.

iPhone ve iPad’lerde kullanılacak olan Apple’ın harita yazılımında sokaklar, evler ve parklar gibi her türlü mekan son derece net olarak görülebilecek. Hatta bu netlik o kadar fazla olacak ki, binaların cepheleri ve çatılarındaki detaylar bile belli olacak. Analistler, oldukça iddialı bir şekilde sunulması beklenen yazılımın Google Haritalar programını geride bırakabileceğini öne sürüyor.

İngiliz Telegraph gazetesinin verdiği bilgiye göre, Apple’ın yeni harita yazılımı Londra dahil dünyanın dört bir yanındaki 20 metropolde test edildi. Apple, söz konusu yazılımı, İsveçli 3D haritalama şirketi C3 Technologies’i satın aldıktan sonra başlattı.

Yazılım ve uygulama alanında Apple’ın en büyük rakibi olan Google, geçtiğimiz hafta içinde 3D harita programı “Google Imagery”yi sunmuştu. Apple’ın sunacağı harita hizmetiyle aynı içeriğe sahip olan Google Imagery, uçaklara yerleştirilen kameralarla çıkarılan haritaları üç boyutlu olarak sunuyor.

Kamu alanlarından fotoğraf alma konusunda “Street View” programı yüzünden geçmişte sorun yaşayan Google, sokakları görüntüleyen otomobilleri kablosuz internet ağlarından bilgi ropladığı ortaya çıkınca büyük baskı altında kalmıştı.

APPLE CASUSLUK YAPACAK

Big Brother Watch adlı gizlilik koruma örgütünün direktörü Nick Pickles, Apple’ın sunacağı harita yazılımının, Google Street View’dan daha “işgalci” olduğunu belirtti. Pickles, “Evlerinin bahçe duvarlarını bile aşarak insanları gözlemleyecekler... Apple veya Google araçlarının sizi gözetlemediğinden endişe duymadan güneş banyosu yapmak imkansız hale gelecek” dedi.

Apple, Maps programı hakkında açıklamada bulunmadı. Google ise geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, “2006’dan bu yana Google Earth’de binaları 3 boyutlu veriyoruz. Mobil cihazlarda Google Earth’e metropollerin 3D görüntülerini eklediğimizi duyurmaktan mutluluk duyuyoruz” ifadesi kullanıldı.

Google, yeni haritalarını nasıl elde ettiğini de açıkladı: “Sahip olduğumuz yeni dijital teknikler ve bilgisayar görüşü sayesinde havadan 45 derecelik açıyla çekilen görüntüleri otomatik olarak 3D şehir manzaralarına çevirebiliyoruz. 2012’in sonuna kadar toplamda 300 milyon insanı kapsayan metropol alanının 3D haritasını çıkarmayı planlıyoruz.”mynet

11/05/2011

amerikan cia sosyal medya istihbarat merkezi günde 5 milyon tweet tarıyor

ABD merkezli uluslararası haber ajansı Associated Press, 11 Eylül saldırılarının ardından hazırlanan raporun önerileri doğrultusunda Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) tarafından oluşturulan “sosyal medya istihbarat merkezine” giren ilk medya kuruluşu oldu.
CIA, ABD’nin Virginia eyaletinde ismi verilmeyen bir sanayi sitesinde, yeri açıklanmayan bir tuğla binada konuşlu ‘Açık Kaynak Merkezi’nde bulunan ajan ekibi, Twitter başta olmak üzere sosyal medyayı sürekli izliyor.

Kendilerini “kindar kütüphaneciler” olarak tanıtan istihbaratçı ekibi, Arapça’dan Çince’ye dek onlarca dilde günde 5 milyon ‘tweet’i tarıyor. Twitter’ın yanı sıra Facebook, internet sohbet odaları, gazeteler ve haber kanalları gibi diğer açık istihbarat kaynaklarını da tarayan ekip, elde edilen verileri söz konusu bölgelerde CIA’in yaptığı telefon dinlemeleriyle karşılaştırararak doğruluyor. Ardından o bölgedeki olası değişim ve devrim işaretleriyle ABD çıkarlarına yönelik tehditler analiz ediliyor.

Merkezin direktörü Doug Naquin, “Mısır’daki isyanın patlak vermek üzere olduğunu önceden görmüştük. Sadece devrimin tam zamanını tespit edemedik” dedi. Naquin’e göre Farsça, sosyal medyanın en büyük üçüncü dili. Virginia’da masa başında bulunan ekibin yanısıra, dünyanın dört bir yanındaki ABD elçiliklerinde de sisteme katkı sağlayan analistlerin bulunduğu belirtildi. Bu faaliyetlerden elde edilen veriler, ABD Başkanı Barack Obama’nın günlük istihbarat brifinglerinde de kullanılıyor.

Türkiye de izlemede
Örneğin El Kaide lideri Usame Bin Ladin’in geçen mayısta Pakistan’da öldürülmesinin ardından Twitter’daki Urduca ve Çince yorumların çoğu olumsuzmuş. Haberde, Obama’nın bu operasyondan sonra Ortadoğu konularında verdiği bir demecin ardından da Twitter’da 24 saat içinde Türkiye, Mısır, Yemen, Cezayir, Körfez ve İsrail’den ağırlıklı olarak olumsuz yorumlar gelmiş. Türkçe ve Arapça tweet’lerde, Obama’nın İsrail’i kayırdığı öne sürülürken, İbranice mesajlarda onun Arap yanlısı olduğu savunulmuş.

8/14/2011

ingiltere'de büyük tartışma facebook.twitter kapatılsınmı kapatılmasınmı

İngiltere hükümeti dört gün boyunca ülkeyi kasıp kavuran yağma ve kundaklama olayları ardından kriz zamanlarında Twitter ve Facebook gibi sosyal iletişim ağlarını kapatıp kapatmamayı değerlendiriyor.
Başbakan David Cameron, istihbarat servisleri ve polisin, şiddet planlayanların iletişimlerinin engellenmesinin "doğru ve mümkün" olup olmadığını araştırdığını açıkladı. Olaylara katılanların Facebook, Twitter ve Blackberry mesajlarıyla haberleştikleri belirtiliyor. Ancak bazı örgütler, bu tür bir önlemin suça karışmamış kişilerin özgürlüklerini sınırlamak anlamına geleceğini söylüyor. İçişleri Bakanı Theresa May'in Facebook, Twitter ve Blackberry telefonlarının üreticisi RIM şirketinin temsilcileriyle, bu kuruluşların sosyal huzursuzluklar sırasındaki yükümlülükleri konusunda görüşmeler yaptığı belirtiliyor. Koalisyon hükümeti içinde sosyal medyanın engellenmesi seçeneği tartışılırken bazı milletvekillerinin bunun teknik açıdan uygulanabilirliği ve özgürlüklerin sınırlandırılması konusunda endişe belirttiği kaydediliyor. 'Mahkemeler karar vermeli' Open Rights Group adlı örgütten Jim Killock, dünya genelinde İngiltere'dekine benzer olayların sık sık özgürlükleri sınırlamak için bahane olarak kullanıldığını söyledi, "Text mesajları ve tweet'lerin şiddet kışkırtıcılığı yaptığına kim karar verecek? Birisinin isyan planladığını kim nasıl bilecek? Buna mahkemeler karar vermeli. Eğer mahkeme süreçleri dışlanırsa, polis ve özel şirketlerin istismarıyla karşı karşıya kalabiliriz." dedi. Killock, "Sosyal iletişim ağlarını kapamak, bireyleri güvenli iletişim hakkından mahrum etmek ve ifade özgürlüğüne değer veren bir toplumda ihtiyaç duyulan mahremiyete zarar vermektir. Başbakan küçük bir azınlığın yaptıklarıyla ilgili kaygılar nedeniyle temel haklara saldırmamalı" diye konuştu.

6/26/2011

amerikalı istihbaratçı rusyada düşen uçağında ispartada düşen uçağında arkasında mossad var

Eski istihbaratçı Wayne Matson, Rusya'daki uçak kazasına dikkat çekti: "İçinde İran'a çalışan 5 nükleercinin olduğu uçak önce havada patladı, sonra düştü."
"Türkiye'de 2007'de, içinde Türk fizikçilerin de olduğu uçak önce havada patlayıp düşmüştü. Tüm bu kazaların ardında İsrail gizli servisi MOSSAD var."
SADECE KAZA MI?
Son yıllarda yaşanan ve kurbanları arasında Türk nükleer bilim insanlarının da yer aldığı bir dizi suikast ve 'kaza" olayının ardında İsrail gizli servisi Mossad'ın bulunduğua ilişkin bir iddia ortaya atıldı. Rusya'da 20 Haziran'da meydana gelen uçak kazasında 45 kişi ölmüştü.

Ölenler arasında İran'daki Buşehr nükleer reaktörünün inşaasında çalışan ve İsrail'in şiddetle karşı çıktığı İran'ın nükleer programına önemli katkılarda bulunan "beş nükleer bilimci ve mühendis" yer alıyordu. Kazada hayatını kaybeden nükleer bilimciler Hindistan, Çin ve Bulgaristan'da da bazı nükleer projelerde çalışmışlardı. Şimdi serbest gazetecilik yapan Amerikalı eski istihbarat görevlisi Wayne Madsen, Rusya'daki son "kaza" dahil son yıllarda yaşanan bir dizi olayı Mossad ile ilişkilendirdi. Madsen, Rusya'daki uçak kazasındaki komplo iddialarını dile getirirken "Mosad mı?" diye sordu ve Tupelov 134 tipi uçağın yere çakılmadan önce alev aldığına ilişkin iddiaları hatırlattı. Wayne Madsen, İranlı nükleer bilimci Mecid Şaşhiari'nin geçen Kasım'da motorsikletinin patlaması sonucu ölmesine, bir başka nükleer uzman Feridun Abbasi'nin yine Tahran'da benzer biçimde ağır yaralanmasına işaret etti. Madsen, İran'ın Meşhed kentinde iki yıl önce yaşanan bir başka uçak kazasında nükleer bilimcilerin ölmesi ile bir diğer nükleer uzman olan Ardeşir Hasanpur'un 2007'de İsfahan'da zehirlenerek öldürülmesine işaret etti.

PARÇALARA AYRILDI
Madsen, 30 Kasım 2007 günü İstanbul'dan Isparta'ya giden uçağın da inişten önce havada parçalara ayrıldığını ifade ederek, iyi hava koşullarında uçağın bu şekilde parçalanmasını sorguladı. Aynı uçakta, önde gelen nükleer bilimci Engin Arık ile Araştırma Görevlisi Özgen Berkol Doğan, Yüksek Lisans Öğrencisi Engin Abat ile Doğuş Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Fizik Birimi Başkanı Prof. Dr. Şenel Fatma Boydağ, Doç. Dr. İskender Hikmet ve Araştırma Görevlisi Mustafa Fidan'ın yer aldığına dikkat çekti. Madsen, uçağın ana parçalarının rahatça birbirinden ayrıldığını ve Vali Şemsettin Uzun'un "Böyle bir uçak kazası görmedim" dediğini aktardı. Madsen, kurtarma ekiplerinin uçağa sorunsuz girerek bazı çantaları rahatça aldıklarını öğrendiğini belirtti. Arık ve nükleer bilimciler Isparta'da bilimsel bir konferansa gidiyordu. Arık ayrıca, Türkiye'de çok önemli rezervleri bulunan toryum madeninin enerji sorununa temiz ve ekonomik bir çözüm olabileceği ve olması gerektiği yönündeki görüşleri ve çalışmalarıyla tanınıyordu.
mynet

5/10/2011

amerika'dan yeni insanlı veya insansız kullanılabilen istihbarat uçağı üretimi

Uçağın füze fırlatma kapasitesi var
Amerika Birleşik Devletleri, aynı anda çok sayıda istihbarat fonksiyonunu yerine getirebilecek yeni bir casus uçağı ürettiğini duyurdu.
Amerikan havacılık ve uzay devi Northrop Gruman tarafından üretilen uçak, bir yandan yüksek enerjili radar kullanabilirken diğer yandan da telefon görüşmelerini dinleyip 8 bin metre irtifadayken naklen video kaydı ve yayını yapabiliyor.

Firebird-Ateş kuşu olarak adlandırılan uçağın pilotlu ya da pilotsuz uçabildiği ve bir kaç basit düzenlemeyle bir anda geleneksek uçaktan insansız hava saldırıları düzenleyebilecek hava aracına dönüşebildiği bildirildi.

Northrop Grunman adlı şirket,uçağın özellikle hem insanlı hem de insansız uçuş donanımlarını biraraya getirerek bütçelerin dar olduğu bir dönemde tasarruf olanağı sağladığını da öne sürdü.

İki kuyruğu olan uçağın kanat uzunluğu 20 metre civarında.

Şirket, uçağın fiyatını açıklamadı.

10 metre uzunluğundaki uçağın yüksekliği 3 metre. Yetkililer, 9 bin metreye kadar yükselebilen uçağın 24 ila 40 saat arasında havada kalabilme kapasitesi bulunduğunu söylüyor.

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player


bbc türkçe

1/06/2011

İzmir'de 3 tonluk tarihi hazineyi satamadan polise yakalandılar

İzmir'de düzenlenen operasyonda, aralarında 3 tonluk, cinsiyeti belli olmayan bir insan heykelinin de bulunduğu Roma, Bizans ve Helenistik döneme ait 162 parça tarihi eser ele geçirilirken, 4 kişi yakalandı. İşlemleri tamamlanan 4 zanlı, adliyeye sevkedildi. İzmir Emniyeti Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Mali Büro Amirliği ekipleri, istihbarat doğrultusunda G.A. ve M.O.'nun ellerindeki tarihi eseri satmak için müşteri aradığı bilgisine ulaştı. İrtibat sonrası buluşma yerine gelen ve ellerindeki 162 parça tarihi eseri 550 bin TL'ye satmak isteyen G.A. ile M.O. gözaltına alındı.İfadeleri doğrultusnda, tarihi eserlerin saklandığı Pınarbaşı Semti'ndeki çiftliğe baskın yapıldı.