Dünya

Dünya
ifade özgürlüğü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ifade özgürlüğü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10/19/2018

Trump "Cemal Kaşıkcı'nın akibeti belli gibi sonuçları çok ağır olacak" dedi

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump Suudi Arabistan Başkonsolosluğu'nda esrarengiz bir şekilde kaybolduktan sonra akibeti belli olmayan muhalif yazar Cemal Kaşıkcı hakkında çok sert bir açıklama yaptı "sonuçları çok ağır olacak" dedi



ABD Başkanı Donald Trump, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın "kesinlikle hayatını kaybetmiş gibi" dedi. Trump, "Bunun sonuçları ağır olacak" dedi.

Beyaz Saray'da New York Times'a konuşan Trump, yaşananlarla ilgili olarak "Bu çok üzücü" yorumunu yaptı.

3 ayrı soruşturmanın sonuçlarını beklediğini belirten Trump, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çok güçlü bir açıklama yapacağız diye düşünüyorum."

Cemal Kaşıkçı'dan, Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğuna girdiği 2 Ekim'den bu yana haber alınamıyor.


Türk yetkililer, Kaşıkçı'nın öldürüldüğü ihtimali üzerinde duruyor. Suudi yetkililer ise bu iddiaları yalanlıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, olayla ilgili daha önce yaptığı açıklamalarda, Suudi Arabistan'ı kollamaya çalıştığı ve yaşananları örtbas etmeye çalıştığına yönelik suçlamaları reddetmişti.

Trump, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın yaşananlar hakkında hiçbir bilgileri olmadığını umduğunu belirtmişti.

'Suudi Arabistan'ın yaptıklarını örtbas etmiyorum'


ABD Başkanı ayrıca Cemal Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğuna girmesinden sonra yaşananlara dair ses veya görüntü kaydı varsa, bunu Türkiye'den talep ettiklerini de açıklamıştı.

Amerikan Washington Post gazetesi Perşembe günü Kaşıkçı'nın son köşe yazısını yayımlamıştı.

Türk yetkililerin Başkonsoloslukta "sorgulandığını, işkence gördüğünü ve öldürüldüğünü" iddia ettikleri, Suudi Arabistan'ın ise "Hakkındaki bu iddialar yalan" dediği Cemal Kaşıkçı, "Arap dünyasının en çok ihtiyaç duyduğu şey ifade özgürlüğü" başlıklı yazıda, Arap ülkelerinin hükümetlerine medyayı susturmak için tam yetki verildiğini iddia etmişti. KAYNAK: BBC TÜRKÇE

9/13/2013

Uluslararası Af Örgütü, tüm dünyaya Türkiye'ye biber gazı, satmayın çağrısında bulundu

hakkını garanti altına alana dek bu tür araçların satışının askıya alınmasını istedi.
Uluslararası Af Örgütü, tüm dünyaya Türkiye'ye biber gazı, satmayın çağrısında bulundu
Örgüt, Türk yetkililer protestocuların barışçıl gösteri ve ifade özgürlüğü hakkını garanti altına alana dek bu tür araçların satışının askıya alınmasını istedi.


Bildiride, Hatay'da Ahmet Atakan'ın ölümüyle başlayan yeni eylemlerden bahseden örgütün Türkiye Araştırmacısı Andrew Garnder, şu ifadeleri kullandı:

“Türk polisinin gösteriler karşısında, insan haklarını ihlal eder ölçüde güç kullanması, bu tür ölümleri ve yaralanmaların önlenmesi adına tedbirler alınana dek, tüm ülkelerin Türkiye'ye biber gazı, zırhlı araç ve diğer toplumsal olaylara müdahale malzemelerinin sevkini durdurması gereğinin altını bir kez daha çizmiştir.' dedi.

Gardner, Türk yetkililerin, 'İstanbul ve diğer kentlerdeki barışçıl gösterilere karşı yaygın ve insan haklarını ihlal eder ölçüde güç kullanmasının' üzerinden birkaç ay geçmesine karşın hala 'bağımsız ve tarafsız bir soruşturma başlatılmadığına' dikkat çekti.

Bildiride AB ve Türkiye'nin uluslararası ortaklarından da, Ankara'ya aşırı güç kullanımından sorumlu olanların adalet önüne çıkartılması ve polisin barışçıl gösterilere uluslararası standartlara uygun tepki verme konusunda eğitilmesi çağrısında bulunması da istendi.

Uluslararası Af Örgütü, Türkiye'ye biber gazı ve toplumsal olaylara müdahale malzemelerini Brezilya, Hindistan, Güney Kore ve ABD'nin sattığını belirtti.

Örgüt, geçtiğimiz yıllarda da, Belçika, Çin, Çek Cumhuriyeti, Hong Kong ve İsrail'in ya bu malzemeleri sattığını, ya da satmaya niyet ettiğini vurguladı. (BBC Türkçe)

5/03/2011

aziz nesini öldürene para vereceğini söyleyen usame bin ladin için taziye ilanı verdi

Yıllar önce Aziz Nesin'i öldürecek kişiye 250 bin dolar ödül vereceğini duyurarak tartışma konusu olan Mehmet Ali Şadoğlu, Usame Bin Ladin için verdiği taziye ilanıyla gündemde.
ABD'nin Pakistan'da öldürdüğü Ladin için taziye mesajı yayınlayan Şadoğlu, Ladin için "Her Müslüman gibi cennete kavuşmana üzülmüyor bila­kis imreniyorum" ifadelerine yer verdi.
Yine metinde "Haçlıların çizmeleri altında ezilen Müslüman kardeşlerinin özgürlük umudu ve onuru oldun" sözü dikkat çekti.
Şadoğlu, Yeni Akit Gazetesi'nin 16. sayfasının tamamında yayınlanan ilan, "Şüphesiz biz Allah'tan geldik ve o'na döneceğiz" anlamındaki Bakara Suresi'nin 156. ayetiyle başlıyor.

İLANIN TAM METNİ ŞÖYLE:

"İnna Lillâhi ve innâ lleyhi Raciûn Ey Usame Bin Laden! Ne mutlu sana ki; Dünyayı ahiret karşılığı satıp malın ve canınla cenneti satın alarak, Allah katında rızıkla- ra mazhar olabilme diriliğine ulaştın.

Ne para, ne makam, ne de o özenilen şatafatlı hayat seni asla Allah yolundan döndürmedi, kılcal damarlarına kadar hissettiğin Allah aşkı ulaşmak istediğin cennete kavuşturdu.

Diğerleri gibi Allah'ın ayetlerini az bir bedel karşılığı satmayıp vahyin emrettiği doğrultuda öyle bir mücadele ettin ki, haçlıların çizmeleri altında ezilen Müslüman kardeşlerinin özgürlük umudu ve onuru oldun.

Yeryüzünde din tamamen Allah'ın oluncaya kadar onlarla mü­cadele ettin; oyun, oyuncak ve aldatmadan ibaret bir saniye son­rası meçhul dünya yaşamına zerre kadar meyletmedin.

Özgürlük ve bağımsızlığın ne demek olduğunu tarihe altın harflerle kazıdın, sadece Müslümanlara değil insan­lıkla şereflendirilmiş hiçbir eşrefi mahlûkata zincir vurula­mayacağını emperyalist azgın barbarlara kanıtladın.

Her Müslüman gibi cennete kavuşmana üzülmüyor bila­kis imreniyorum.

Eğer Müslüman kimlikler, inançlarında sebatkâr davranıp kendilerini müstemlekeye dö­nüştüren barbarların değil de senin yanında yer alsaydılar, dünyadaki zulümler sona ere­cek ve Allah'ın vaadi olan zafere mutlaka ulaşılacaktı. Ancak iktidarları, mahkûmluğu öz­gürlüğe tercih ettiler...

Milyonlarca erkek, kadın ve çocuğun katliamından ve esaretinden sorumlu ABD, İsrail ve Avrupa'nın masum addedilip senin terörist ilan edilmen, şüphesiz Allah nezdinde hiçbir kıymeti harbiye taşımamaktadır.

Naaşın tüm İslam alemine mübarek olsun.

MEHMET ALİ ŞADOĞLU"

mynet

3/31/2011

bir nisan şakası yapayım derken şakazade olabilirsiniz

1 Nisan'da kime ne şakası yapacağını düşünenler, dikkat. Şakazede karşınızdaki değil, siz olabilirsiniz.

Örneğin 1987 yılında Bristol'da bir BBC çalışanı radyo haberlerinin sunulduğu stüdyoya helyum gazı sıkarak, sunucunun sesinin perde perde tizleşmesine neden olmuştu.

Chris Morris adlı bu elemanın o gün çok kişiyi güldürmüştü ama, aynı gün BBC'deki işinden de oldu.

Sonuçta kendine yeni bir kariyer seçen Chris Morris, şu an İngiltere'nin tanınmış komedyenleri arasında. Ama her eşek şakası size şöhretin kapılarını aralayacak diye bir kural yok.

Nedir ki, şaka uğruna değil işinden olmak, hapsi göze alanlar bile var.

Rus Sanat Kolektifi Voina, şakayı ciddiye alan bir grup. Lakin yaptıkları sanatsal şakaları herkesin anladığı söylenemez. McDonald's çalışanlarının üzerine canlı kediler fırlatmak gibi.

Aynı grup, St Petersburg'da Rusya'nın federal güvenlik servisi karargahının tam karşısında yer alan bir açılan köprüye, kaba saba büyük bir penis resmi çizmişti.

Her geçen gemide ortadan ikiye kalkan köprü, güvenlik karargahının pencerelerine dikilen bir penis olarak aksediyordu.
Polisle şaka olur mu?

Voina'nın iki elemanı sonuçta kendilerini hapiste buldu. Fakat St Petersburg vakasından dolayı değil. Bir sokaktaki polis arabalarını ters yüz ettikleri için yargılandılar.

Voina, Rusça ''savaş'' demek. Ve bu sanatçı grubu, özgürlüklerini kaybetme pahasına, ciddiyete açtıkları savaştan pes etmiyor.

Rus sanatçıların yaptığı kimilerine fazla gelebilir ama, iyi bir şakanın en azından biraz ''sınırları zorlaması'' gerekiyor.

İşsiz bir İngiliz olan Karl Power 2001 yılında, Münich karşısında oynayan Manchester United takımının, kısa bir süreliğine, 12'inci adamı oluvermişti.

Power, doğru zamanda doğru formayla sahaya sızmış, ve milyonlarca futbolseverin hayalini bir süreliğine de olsa gerçeğe dönüştürmüştü.

Daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Karl Power, şakasının iki yıllık bir planlama sürecinin sonucu olduğunu söyledi.

Yani, bazen iyi bir espiri için ter dökmek, sabretmek gerek. Neredeyse 30 yıldır ince ince hesapladığı şakalarıyla medyayı hedefleyen Amerikalı Joey Skaggs, artık bunu iş edinmiş bir kişi.
Medya şakası

Joey Skaggs, haberin kaynağı üzerinde kafa yormadan, ''müthiş'' bir hikaye gördü mü derhal üzerine atlayan gazetecilere kurduğu tuzaklarla tanınıyor.

Ortaya yaydığı uydurma haberlerden biri, gazete ve internet sayfalarında geniş biçimde yer alan ''köpekler için genelev'' haberiydi.

Skaggs, gerektiğinde aktörler kiralayarak, detaylı basın bültenleri hazırlayarak, medyanın sansasyon açlığıyla dalga geçiyor.

1 Nisan'da gelenek olduğu üzere İngiliz gazeteleri bu yıl da sayfaları arasına şakadan bir haber koyacak.

Ama bazen şakaya gelenin kendileri olduğunu da bilmelerinde fayda var.

1 Nisan ruhunu gereğince yaşamak için, biraz sınırları zorlamanın zararı yok gibi görünüyor ama, yaptığınız şaka sizden başkalarını da güldürsün.
bbc türkçe yaşam

1/01/2011

bitirme tezi olarak istanbul bilgi üniversitesi stüdyosunda edepsiz film

İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde bir tasarım öğrencisi, bitirme tezi olarak okulun stüdyosunda bir porno film çekti.

Üniversitede porno çekmek olur mu demeyin olmuş bile. Hem de Türkiye'de. Sıra dışı olayı Radikal yazarı Cüneyt Özdemir, bugünkü köşesinde duyurdu. İnanılmaz haberin bugün Tempo dergisinde yer aldığını belirten Özdemir, filmin ilginç hikayesini yazdı:

"(...)İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde bir tasarım öğrencisi, bitirme tezi olarak bir porno film çekmek istemiş. Hocaları şaşkınlıkla “Olur mu öyle şey” diye gevelese de öğrenci, “Hani nerede demokrasi, ifade özgürlüğü, burası nasıl üniversite” gibi afili sözlerle hocaları kafaya almayı başarmış. (Gözünü sevdiğimin özel üniversitesi!) Sıra gelmiş oyuncu bulmaya, bir kız arkadaşına rica etmiş, o da kırmamış kabul etmiş! (Ne arkadaşlar var görüyorsunuz.)