Dünya

Dünya
büyük uçaklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
büyük uçaklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6/07/2011

atatürk havalimanında korsan telsiz yayını ile thy uçağını piste düşüreceklerdi

Uçağın yönünü değiştirdiğini fark eden kuledeki hava trafik kontrolörü tüm pilotları hemen uyardı.


"Korsan Talimatla" yönlendirilen uçak neyse ki güvenli bir biçimde yere indirildi.


Devlet Hava Meydanları olayla ilgili olarak soruşturma başlattı.

Korsan Yayınla Yönlendirme...
Mayıs ayı sonu gece saaatleri...

Türk Hava Yolları uçağı, ILS olarak adlandırılan "Aletli İniş Sistemini kullanarak" Atatürk Havalimanı'na doğru iniş için yaklaşmaya başlıyor.

İşte tam bu sırada, uçağa başka bir yöne dönmesi talimatı geliyor.

Pilotlar, telsiz konuşma kurallarına uygun olarak verilen talimata uyarak yönünü değiştiriyor.

Ancak bu bir "Korsan Talimat."

Kule Hemen Devreye Giriyor
Türk Hava Yolları uçağının yanlış yöne döndüğünü fark eden kuledeki hava trafik kontrolörü pilotları hemen uyardı...

İnanılmaz olay sonrasında uçak, yaklaşmaya devam ederek güvenli bir biçimde iniş yaptı...

Olaydan 5 dakika sonra korsan kontrolör yaklaşmadaki uçakların uçuş koduyla yeni talimat vermeye çalıştı.

Bu konuşmayı fark eden hava trafik kontrolörü hemen havadaki diğer uçakları uyararak dikkat etmelerini söylüyor.

İngilizcesi İyi, Havacılık Terminolojisini Biliyor
Konuşmalarda "Korsan Talimatı" veren kişinin iyi İngilizcecesi ve havacılık terminolojisine uygun terimler kullanması dikkat çekti.

Kontrolörün olayı rapor etmesinin ardından Devlet Hava Meydanları İşletmesi, soruşturma açtı.

Bu tür konuşmaların suç olduğu belirtilerek tüm hava trafik kontrol birimleri, 26 Mayıs tarihli yazıyla uyarıldı.

Uzmanlar, 'air band' olarak adlandırılan telsizi herkesin satın alamayacağına belirtiyor...

Olay şimdi soruşturuluyor. Günde ortalama 800 uçağın iniş kalkış yaptığı Atatürk Havalimanı'nda yaşanan bu hadisenin terörle bağlantı olup olmadığı da polisin üzerinde durduğu bir başka nokta...
trt türk

4/29/2011

dünyadaki rakiplerine fark atan 8x8 zırhlı muharebe aracı arma tanıtıldı

Zırhlı muharebe aracı Arma 8x8, Sakarya'daki Otokar fabrikalarında düzenlenen toplantıda kamuoyuna tanıtıldı.

Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, Otokar'ın yeni zırhlı muharebe aracı Arma 8x8'in, yüksek hareket kabiliyeti, farklı görevlere imkan veren iç hacmi ve düşük operasyonel giderleri ile dünyadaki rakipleri arasından sıyrıldığını belirterek, aracın Türkiye'de ve uluslararası arenada çok başarılı olacağını düşündüklerini söyledi.

Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, toplantıda yaptığı konuşmada, Arma 8x8'in, hareket kabiliyeti, modülerlik ve koruma konularında optimum çözümler sunduğunu belirterek, araçtan 3 prototip ürettiklerini, bu yılın 3. çeyreğinde de üretime hazır hale geleceklerini bildirdi.

Aracın, 6x6 modeliyle birlikte geliştirme çalışmalarının 4 yıl sürdüğünü ifade eden Görgüç, “Yeni aracımız Arma 8x8 beka kabiliyeti, yüksek hareket kabiliyeti, farklı görevlere imkan veren iç hacmi ve düşük operasyonel giderleri ile dünyadaki rakipleri arasından sıyrılıyor. Ülkemizde ve uluslararası arenada çok başarılı olacağını düşünüyoruz” dedi. Görgüç, bütün hakların Otokar'a ait olmasından dolayı söz konusu araca ilişkin ihracat kısıtlamasının bulunmadığını da belirtti.
Dünyanın gelişmiş ordularında ihtiyaçların her geçen gün değiştiğine dikkati çeken Görgüç, Arma 8x8'in üstün koruma gücü, hareket kabiliyeti ve farklı görevlere uygun olabilecek donanımları taşıması açısından bu ihtiyaçlara verecek nitelikte olduğunu anlattı. Dünyada üretilen benzer araçların etkin koruma özelliklerinin artırılması için büyük ve geniş üretildiklerini, bunun ise taşınabilirlik imkanlarını kısıtladığını belirten Görgüç, Arma 8x8'in rakiplerinin bu dezavantajlarını taşımadığını söyledi. Arma 8x8'in, rakipleri kadar geniş iç hacme sahip olmasına karşın onlardan farklı olarak C-130 kargo uçaklarıyla taşınabildiğine vurgu yaptı. Görgüç, “tüm fikri ve sınai mülkiyet hakları Otokar'a ait olan Arma 8x8'in kısa süre içinde sektörde adından söz ettireceğine inanıyoruz” dedi.

ARAÇ KARANLIKTA VE SUDA YOL ALABİLİYOR

Tüm elektronik sistemleri Otokar tarafından geliştirilen Arma 8x8, sahip olduğu özel sistem sayesinde sürücüsüne karanlıkta, siste, dumanda hiçbir ışık yakmadan termal kamera ile yolu ve etrafı görme ve ilerleme imkanı sağlıyor. Aynı kamera sayesinde sürücü, geri manevra sırasında aracın arkasını da görebiliyor. Araç Amfibi kit sayesinde hiçbir ön hazırlık yapmadan suda yüzebiliyor ve suda saatte 8 kilometre hız yapabiliyor. İsteğe bağlı sunulan NBC kiti ile de mürettebatını nükleer, biyolojik ve kimyasal tehditlere karşı koruyor.

Modüler bir platform olma özelliği taşıyan araç, ihtiyaçlar doğrultusunda farklı silah kule sistemleriyle donatılabiliyor. Sürücü ve komutan dahil 12 personel ve 24 ton azami yük taşıyabilen araç, ön tarafa yerleştirilmiş kompakt motoru sayesinde geniş bir iç hacim ve ergonomik bir çalışma ortamı sağlıyor.

Araçta kullanılan hidropnömatik süspansiyon sayesinde arazi koşullarında da titreşim minimuma indiriliyor. Sınıfında en büyük lastiklerin kullanıldığı araç, paletli araçlar kadar hareket kabiliyetine sahip. Araç 1 düğme ile 8x4 veya 8x8 kullanım seçeneklerine geçirilebiliyor. 450 beygir gücünde motora ve 7 ileri 1 geri vitese sahip aracın yakıt sarfiyatı da oldukça düşük. Bu da aracın 1 depo yakıtla 750 kilometre yol almasına imkan sağlıyor.

Arma 8x8, yüzde 60 rampa tırmanma, yüzde 30 yan eğimle gitme ve 2000 milimetrelik hendeklerden rahatlıkla geçebilme özelliklerini barındırıyor. Araçla birlikte tercih edildiği takdirde ilave RPG zırhı, kendini kurtarma sistemi, amfibi sistemi, NBC koruması, sisleme havanları ve yangın söndürme ile infilak baskılama sistemi opsiyonel olarak sunuluyor.

Arma 8x8, 10-13 Mayıs tarihleri arasında İstanbul'da düzenlenecek IDEF 2011 Savunma Sanayi Fuarı'nda sergilenecek.
mynet

4/24/2011

israil falkland adaları savaşında arjantine gizlice silah desteği yapmış

Arjantinli gazeteci Hernan Dobry'nin "İsrail Operasyonu: Diktatörlük Döneminde Arjantin'i Yeniden Silahlandırmak, 1976-1983" isimli kitabında, Arjantin'e silah sağlanmasının temelinde, dönemin Başbakanı Menahem Begin'in İngilizlere karşı duyduğu nefretin yattığı öne sürüldü.

Begin'in, yakın çalışma arkadaşlarından olan Siyonist milis örgütü Irgun üyesi Dov Gruner'in, Filistin'deki İngiliz yönetimi tarafından 1947'de asılmasını asla affetmediği belirtildi.

Jerusalem Post'un haberine göre kitapta, Begin tarafından Arjantin'e gönderilen askeri teçhizatta gaz maskeleri, radar uyarı sistemleri, havadan havaya füzeler, savaş uçakları için yakıt tankları ile Fransız yapımı Mirage savaş uçaklarının bulunduğu kaydedildi.

Yazar, Arjantin'in o dönemde müttefiklerinden silah temin etme hususunda umutsuz olduğunu ve Arjantin Hava Kuvvetleri'nin, Buenos Aires'teki İsrailli savunma sanayii şirketi Isrex ile temasa geçtiğini yazdı. Şirketin bunun için İsrail'den yetki alması gerektiğini belirterek, Begin'den toplantı talep ettiği aktarıldı.

Isrex'ın Buenos Aires'teki satış temsilcisi İsrael Lotersztain'e göre Begin, toplantıda "İngiltere aleyhinde atıp tutmak için geldiniz galiba...İngilizleri öldürmek için mi kullanılacak bunlar? (O halde) Kadima (devam edin)... Rahmetli Dov, bu karardan çok memnun olacak. Tabii, herşeyin mükemmel bir şekilde gitmesi gerektiği de açık" dedi.

Yakın çalışma arkadaşı Jaime Weinstein da Begin'in, "İngilizlere derin bir nefret ve kin güttüğünü", Arjantin'e Falkland savaşı sırasında silah satarak, yardım için mümkün olan ne varsa yaptığını öne sürdü.

Kitapta İsrail'in, sadece silah değil savaşla ilgili deneyimlerini aktarma ve danışmanlık verme konusunda da aktif olduğu savunuldu.

İsrail ile İngiltere arasındaki yakın bağlar nedeniyle açıkça Arjantin'i destekler görünmek istemeyen İsrail'in, silah ve diğer teçhizatı Peru üzerinden sevk ettiği belirtildi.

İngiliz istihbaratının ise Peru'ya inen uçakların izini yakaladığı, hatta bazılarının fotoğraflarını çekmeyi başardığı kaydedildi.

İngiltere'in tüm operasyonun farkında olduğunu belirten Lotersztain, hatta bazı teslimatın yerine ulaşıp ulaşmadığı tartışılırken "Hadi İngilizler'e soralım" diye latife yaptıklarını söyledi.

Falkland Savaşı, Arjantin birliklerinin İngiliz kontrolündeki adayı işgal etmelerinden sonra 1982'de olmuştu. 72 günlük savaş süresince 255 İngiliz askeri ile 650 Arjantinli ölmüştü.
cumhuriyet portal

3/24/2011

havaalanında hava trafik kontrolörü uyuyunca pilotlar kendi imkanlarıyla indiler

Amerika Birleşik Devletleri'nde havacılık yetkilileri Washington yakınlarındaki Reagan havalimanında bir hava trafik kontrolörünün görevi başında uyuyakaldığı iddialarını soruşturuyor.

Havalimanına inişe geçen iki uçak bir türlü kontrol görevlisi ile temas kuramadıklarını bildirdi.

Piste yaklaşan uçaklardan biri iniş onayı alamayınca son saniyede pas geçmek zorunda kaldı.

Her iki uçak, nihayet 60 kilometre uzaktaki bir diğer havalimanının ekibi ile temas kurarak inişlerini gerçekleştirdi.

Söz konusu olay dün sabah (çarşamba) günün ilk saatlerinde meydana geldi.

Olaya karışan yolcu uçaklarının United Airlines ve American Airlines şirketlerine ait olduğu açıklandı.

İç seferler için kullanılan Ronald Reagan Ulusal Havalimanı, başkente en yakın havalimanı.

ABD ulaştırma bakanı Ray LaHood olayı kınadı ve yaşananları kabul edilemez diye niteledi.
Hava kontrol kulesi 'uyudu'

Yayınlanan ses bantlarında American Airlines uçağının mürettebatının tekrar tekrar kule ile temas kurmaya çalıştığı ancak yanıt alamadığı duyuluyor.

91 yolcu ve altı mürettebatı olan pilot ilk iniş girişiminden vazgeçip havalimanı etrafında bir tur atıyor. Girişimlerine yine yanıt bulamayınca, bu kez genel telsiz frekansı üzerinden çevredeki tüm uçaklara durumunu duyurup kule yardımı olmaksızın iniyor.

Bir kaç dakika sonra aynı durum 63 yolcu ve 5 mürettebatı olan United Airlines uçağı için tekrarlanıyor. Her iki pilot da 60 km uzakta, Virginia'daki Federal Havacılık İdaresi'ne ulaşıp kule ile temasa geçmesini istiyor.

Ancak merkezin yanıtı ürkütücü: "Lütfen dikkat, anlaşılan kulede personel yok. Üç kez telefon ettik. Kimse açmadı. Bu nedenle kontrolörü olmayan bir havalimanına iniyor olacaksınız."

Yetkililer söz konusu saatlerde hava trafiğinin gürültü kısıtlamaları nedeniyle çok sınırlı tutulduğuna, yoğun bir trafik olmadığına dikkat çekiyor.

İlk bulgulara göre, inişler sırasında kulede tek bir hava trafik görevlisi vardı ve o da uyuyakaldı. Adı açıklanmayan görevli soruşturma tamamlanana dek görevden alındı.

Potomac Nehri kıyısındaki Reagan Ulusal Havalimanı'na sefer yapan uçaklar, başkentin üzerinden geçtiğinden yolculara Kongre ve Beyaz Saray'ı kuşbakışı görme olanağı veriyor.

Havacılık yetkilileri yaşanan olayda kamu sağlığının tehlikeye atılmadığını, civardaki kulelerde alternatif destek olanakları bulunduğunu söylüyor.

Ancak kuledeki mesai sisteminin değişeceği kesin. Bakan LaHood, gece mesailerinde bile en az iki personelin görev yapması talimatı verdi.

Yetkili makamlar ise havacılık sisteminin zaaflarının bu şekilde ortaya çıkmasından hiç hoşnut değil.
bbc türkçe

11/29/2010

istanbula üçüncü havalimanı silivriye yapılıyor arazi fiyatları uçuyor


İstanbul'da çok tartışılan üçüncü havalimanın yeri belli oldu.

Geçtiğimiz haftalarda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş yeni havalimanının Silivri'ye yapılacağını resmen açıkladı. Topbaş, 1/100 binlik şehir planlarında Silivri'de üçüncü bir havalimanı öngördüklerini ve bu planların da Ulaştırma Bakanlığı ile görüşülerek yapıldığını belirtti.