Dünya

Dünya
Kan donduran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kan donduran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6/22/2011

evli kadınla ilişkiye girdi diye annesini köy meydanında çıplak olarak teşhir ettiler

Saldırganlardan birinin, kadının oğlunu kendi karısıyla ilişki içinde olmakla suçladığı öne sürülüyor.


BBC muhabiri Alim Makbul, ülkenin kuzeyinde yaşanan olayın ayrıntılarını öğrenmek üzere bölgeye gitti.

"Herkesin beni çıplak gördüğü bir köye nasıl geri dönebilirim ki? Şimdi yüzümü bacılarımın ve erkek kardeşlerimin önünde açtığımda bile utanıyorum."


Şahnaz Bibi
''O gün sorunun ne olduğu konusunda hiçbir fikrim yoktu'' diyor Şahnaz Bibi.

Neelor Baba köyünde evdeymiş olay günü. Eşi ise Lahore kentinde şoförlük yapıyor.

Aniden birilerinin evin kapısını tekmelediklerini duymuş, bağırtıları da... 11 yaşındaki oğluna kendisinin nerede olduğunu sormuşlar, o da söylemiş.

Silahlı dört kişi sonra odasını basmışlar. Şahnaz Bibi, odasını basanların bir ailenin mensubu olarak tanıdığını, komşuları olarak bildiğini söylüyor.

''Ne olup bittiğini anlamaya çalışırken ellerimi bağladılar, yere itip, hakaret ediyorlardı. Sonra sürükleyerek açık alana çıkardılar, üzerimdeki kıyafetleri parçalayarak çıkardılar. Bir saat boyunca beni ite kaka çırılçıplak köy meydanında dolaştırdılar. Ağladım, yalvardım, ama kulak asmadılar, dövmeye devam ettiler'' diye de devam ediyor Bibi.

Bir süre sonra köyün tamamı izlemeye başlamış olup bitenleri. Erkekler, kadınlar çocuklar hepsi orada, ama hiçbiri yardım etmemiş. ''Hatta üstümü örtmeye bile çalışmadılar'' diye yakınıyor kadın.

Saldırganlardan biri elindeki silahla yaklaşmasınlar diye çevredekileri öldürmekle tehdit ediyormuş. Kimse de yaklaşmamış zaten.
Oğuldan intikam için annesini aşağılamak...

Bir yandan hakaret edip bir yandan da kendisini teşhir ederken, saldırganların, kadına oğlunun ailenin bir kızıyla ilişkisi olduğunu söylediklerini de aktarıyor Bibi, ama ekliyor da: ''Hiçbir fikrim yoktu.''

Şahnaz Bibi'nin bildiği tek şey ise, saldırıdan önce köyde bir kadının boşanmakta olduğu. Ama oğlunun bu boşanmayla ilgisi olduğu iddialarından da hiç haberi yokmuş.

''Eğer bir dertleri var idiyse önce bizimle konuşmalı ya da oğlumun yanlış bir şey yaptığını düşünüyor idiyseler polise gitmeliydiler, ama onlar beni aşağılamak istedi'' diyor Bibi.

Neden böyle bir belaya maruz kaldığını sormuş durmuş kendine. Zaman zaman hıçkırıklara boğuluyor anlatırken başından geçeni. Saldırganlar, kendisini bıraktıktan sonra hemen evine koşup üzerine birşeyler giyindikten sonra küçük oğluna sarılıp, köyün dışındaki ormanlık alana kaçmışlar. ''Yaşadığımız utançtan sonra köye dönemezdik'' diyor. Bir araç çevirmişler, hiç paraları yokmuş, şoförü yalvar yakar kendilerini oradan götürmeye ikna edebilmişler.

Sonra kasabaya geri dönmüşler, polise ihbarda bulunmak için. ''Hiç kimse polise anlatmamış olayı. Bizim şikayetimizden sonra, sağolsunlar, olaya el koydular, şimdi bu saldırganların bazıları cezaevinde, ama bazıları da firarda. Ama korkuyorum, akrabalarının ihbar ettiğim için beni öldürmelerinden endişeliyim'' diyor.

Pakistan'da başka aile bireylerinin işlediği öne sürülen suçlar için kadınların cezalandırılması yaygın bir uygulama. Kan davalarının kadınların kezzapla yakılması, tecavüz edilmesi ve hatta öldürülmesiyle çözüldüğüne ilişkin haberlere sıkça rastlanıyor.

Pakistan'da ceza yasası, kadınların zorla soyularak teşhir edilmesini suç olarak tanımlamış: Cezası ölüm ya da müebbet hapis.

Şahnaz Bibi, ''Onların cezalandırılmasını istiyorum, ama bana bir faydası yok. Bu olaydan önce yoksul ama saygı gören bir kişiydim. Ama böyle bir olayın ardından benim hayatım bitti'' diyor ve şöyle devam ediyor:

''Herkesin beni çıplak gördüğü bir köye nasıl geri dönebilirim ki? Şimdi yüzümü bacılarımın ve erkek kardeşlerimin önünde açtığımda bile utanıyorum.''
bbc türkçe

4/04/2010

Kan donduran taciz öyküleri


TBMM Kayıp Çocuklar Araştırma Komisyonu’ndaki vekilleri şoka uğratan bu dehşet verici öyküleri Prof. Dr. Ayşe Avcı anlattı.

taciz öyküleri

Taciz yüzünden köy köy dolaşan öğretmen dede, cezaevinde damatlar koğuşunda mahkûmların akıl almaz “tecavüzcü infazı”, çocukken uğradığı taciz sonrası “agorafobi” olan kadın, kadın programına da katılan bir esnafın tacizi ve üç erkek çocuğun ilişkisi...
ÇUKUROVA Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalında görev alan Avcı, Adana’da 13 yıldır varlığını sürdüren istismar heyetinde çalışmalarını sürdürerek, adli vaka raporları veriyor. Avcı’nın araştırmalarında karşılaştığı beş olay komisyon tutanaklarına şöyle yansıdı:

Cinsel organını yaktılar

“Cezaevindeki cinsel istismarcıların konulduğu koğuşlara ‘damatlar koğuşu’ deniliyor. Pozantı’da 15 yaş üstü kızlara tecavüz etmiş iki yetişkin vardı. Onların yanına bir genç çocuk koymuşlar. O da dokuz yaşında kız çocuğuna tecavüz etmiş. Bir gece o iki yetişkin dokuz yaşındaki çocuğa tecavüz eden çocuğun cinsel organını kaynar suyla yakarak infaz ettiler. Neden? ‘Bizim suçumuz daha hafifti, sen daha büyük bir günah işledin’ dediler. Böyle de kendi içinde infazlar var cezaevlerinde.”

Nesilden nesile istismar

“10 yıl önce 12 yaş altında bir kız çocuğu görmüştüm. Dedesinin istismarına uğruyor. Bunu evin küçük erkek çocuğu görüyor ve babaya yetiştiriyor. Baba, önce söyleyen küçük oğlanı, arkasından kızı, sonra da gidip anneyi dövüyor. Adam, bize ‘Ne yapayım’ diye geldi. ‘Sen bir git annenle konuş’ dedik. Anneyle konuştu, babaanne dedi ki; ‘Yavrum sen bizim yıllarca neden o köy senin bu köy benim süründüğümüzü biliyor musun? Baban öğretmendi ve de her köyde böyle bir olay oldu, biz o yüzden hiçbir yerde barınmadık.’ Adam perişan oldu. Gitti ablasına ‘Abla ne yapayım ben?’ dedi. Hala dedi ki; ‘Sen benim niye bu kadar genç yaşta evlendiğimi zannediyorsun?’”

Agorafobi hastası oldu

“Bir erişkin kadın hastam var. İki çocuğunu getiriyor bana. Evden dışarı çıkamama hastalığı olan ‘agorafobi’si var. Evden dışarı çıktığı zaman bu kadıncağız sürekli tuvalete gitme hissinde, kendini kaygılı hissediyor, evden çıkamıyor. Kadıncağız 12-13 yaşlarında okula giderken taciz edilmiş.”

Programlara katılan tacizci

“Geçen gün bir kızcağız, boncukların satıldığı bir dükkana gidiyor. Oradan boncuk alırken, boncuk satan adam buna dokunmuş, ellemiş ve ‘Hadi içeri geçelim. Sana boncukları parasız vereyim’ demiş. Kızcağız, oradan çıktığı gibi karakola gitmiş; ‘Ben bu adamı bir kadın programında gördüm, haklarımı da biliyorum, gelin birlikte adamın yanına gidelim’ demiş. Sonrasında bu adam tutuklandı.”

Cinsel oyun travmayla bitti

“Mesela dün yine bir köyden bir olgu geldi. Üç çocuk birbirleriyle cinsel ilişkide bulunmuş. Bunlardan biri 15 yaşını ay olarak geçtiği için suçlu kabul edildi. Aslında, ortak bir cinsel oyundu bu. Üçü birlikte; fakat biri biraz büyüktü ve de en fazla travmatik olan oydu. O kadar perişandı ki, suçlu kabul edildi ve 2’si mağdur, 1’i sanık olarak geldiler. Çocuklar da ne yaptıklarını bilmiyor.”

PROFESÖR ANLATTI VEKİLLER SARSILDI

Biz şimdi ne yapacağız
PROF. Dr. Avcı’nın anlattığı beş istismar öyküsü, komisyon üyelerinin kanını dondurdu. Her uzmana konuyu anlattıktan sonra sorular soran komisyon üyeleri, bir süre kendilerine gelemedikleri için soru yöneltemediler.
Komisyon Başkanı Ak Parti İstanbul Milletvekili Halide İncekara, Avcı’nın konuşmalarının ardından, “Yüreğimiz burkula burkula sizi dinledik” dedi. CHP Adana Milletvekili Gaye Erbatur, “Şimdi o zaman ne yapacağız? Biz parlamenterler olarak ne yapacağız? Bunu mutlaka konuşmamız lazım” dedi.

Mağdur çocuklar için kuruldu

16 ÜYELİ komisyon, TBMM Genel Kurulu’nun 16.02.2010 tarihli 61’inci birleşiminde kuruldu. Kayıp çocuklar başta olmak üzere çocukların mağdur olduğu sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kuruldu.
MYNET HABER