Dünya

Dünya
Anadolu medeniyetleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Anadolu medeniyetleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8/10/2011

troyalılar ve hititliler tarafından anadoluda kullanılan en eski dillerden luvi dili

Anadolu’nun en eski dillerinden biri olan Luvi dilinin ve lehçelerinin çözülmesi kültürel gelişimin Mezopotamya’dan veya Yunan yarımadasından Anadolu’ya değil, Anadolu’dan daha güneye ve batıya doğru yayıldığı tezini güçlendirmiştir.
Luvi diliyle yazılan Hitit hiyeroglif yazısı H.T. Bossert’in katkılarıyla 1946 yılında çözülmeye başlanmış ve çözülme çalışması tam anlamıyla 1960'ta Emmanuel Laroche tarafından tamamlanmış olduğundan, yer ve ilah adlarına ilişkin olarak, Batı’da bu tarihten önceki etimolojik açıklama getiren yazılar geçerliğini yitirmeye başlamıştır. Makedonyalı İskender döneminde Anadolu’nun Luvi ve Hitit kökenli adları hellenleştirilmeye çalışılmışsa da, esas yapılarını korumuşlardır. Anadolu ve Trakya’daki Yunanca yer adlarının yüzde yüzü olmasa da çok büyük bir kısmının Luvi dilindeki adlarından türetildiği anlaşılmış bulunmaktadır. Ayrıca eski Yunanca sanılan pek çok sözcüğün (dram, drama, tiyatro, komedya, tragedya vs.) Luvi kökenli olduğu konusunda çeşitli görüşler bulunmaktadır. Hattuşaş Nişantaş’ta bulunan Luvi dönemine ait hieroglif. Luvi dili üzerine en fazla araştırma yapmış yabancı isimler arasında Emmanuel Laroche, 1973’te bu dili "Luvi dili" olarak kabul edip, tanıtan David Hawkins, Piero Meriggi ve Ali M. Dinçol sayılabilir. Luvi sözcüğü Hitit dilinde “Işık İnsanı” anlamına gelir ki, Luvi dilinde "ışık, parıltı" anlamına gelen “LU” kökü birçok dile “Işık” anlamında geçmiş olup, birçok dilde halen kullanılmaktadır (Örneğin, ilah Apollon’un Likya’lı sıfatının kökeni Luvi dilinde ışık anlamına gelen, KURT anlamındaki “LYK” ya da "LU" sözcüğüdür ki, sözcük Latince’de LUX biçimine dönüşmüştür. Ayrıca, Hellen dilinde hiçbir anlamı bulunmayan Apollon adının kökeni de Luvi dilinde "su" anlamına gelen "apa" sözcüğünden gelmekte olup, ilk yazılışı Luvice ap(a)-ull(a)-wana’dır; bu ilah, Etrüsk dilinde Aplu, Apulu, ya da Aplum biçimlerinde belirtilmiştir). Günümüzde, Likçe denilen Likya dilinin Luvi dilinin bir türevi olduğu kabul edilmektedir. Luviler’in yaşadığı kentlerden biri, Luvi dilinin konuşulduğu Truva’dır (Troya).

6/06/2011

mezopotomyada bir antik uygarlığa ait sözlük tam 90 yılda tamamlanabildi

Mezopotamya'daki bu antik uygarlığa ait sözlük hazırlanmasına, küçük bir akademik grup tarafından Türkiye, Irak, İran ve Suriye'de bulunan kil ve taş tabletler üzerinde çalışılarak başlandı.


On yıllar geçtikçe büyüyen, bir sonraki kuşaklar tarafından devam ettirilen ekibe, dünyanın dört bir yanından da katılımlar oldu.

Bugün aradan 90 yıl geçti ve sözlüğün tamamlandığı resmi olarak ilan edildi.

21 ciltten oluşan ve bir antik medeniyetin ansiklopedisi niteliğindeki sözlükte aşk mektuplarından, tıbbi reçetelere, vergi kayıtlarından, astronomik gözlem sonuçlarına, dinsel metinlere, kontratlara ve şiirlere dek zengin bilgiler yer alıyor.

Son olarak M.S. 100 yılında yazıya geçirilmiş olan bu dilin sözlüğü, Şikago Üniversitesi Oryantal Enstitüsü bünyesinde hazırlandı.

Projeler arasında, Hititçe sözlük çalışması da bulunuyor.
trt türk

5/09/2011

new york times türkiye hristiyanlık mirasını geliştiriyor başlıklı yazı yayınladı

Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, 1851 yılından bu yana Amerika'da yayımlanan ve internet sitesi her ay 30 milyon kişi tarafından ziyaret edilen New York Times, Türkiye'de yürütülen kazılarda ortaya çıkarılan ve Hristiyanlık tarihi için büyük önem taşıyan kiliselere geniş yer ayırdı.

Susanne Güsten'in ''Türkiye Hristiyanlık Mirasını Geliştiriyor'' başlığıyla kaleme aldığı yazıda, Manisa Alaşehir, Denizli Laodikya ve İznik Nicaea'da ortaya çıkarılan kiliseler üzerinde duruluyor.

Yazıda görüşlerine yer verilen, inanç turizmi rehberi Dan Fennell, Türkiye'nin tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptığını, üç dine ait yapıları muhafaza ettiğini, ve yürütülen kazılarla bu kültürel mirası dünyaya kazandırmayı amaçladığını belirtiyor.
Türkiye'nin Hristiyanlık tarihi için önemli alanlarını, ''İncil'in 3 boyutlu ve renkli hali'' olarak tanımlayan Fennell, Türkiye'nin Hristiyanlığın tarihi alanlarını işlemeye başlamasıyla ziyaretlerin daha zengin ve faydalı hale geldiğini de vurguluyor.

Yazıda Denizli, Manisa ve İznik'te gerçekleştirilen kazılarda gün yüzüne çıkartılan ve Hristiyanlar için büyük önem taşıyan kiliselerle Türkiye'nin medeniyetlerin buluşma noktası imajının pekiştiği ifade ediliyor.

Kazılar ve kültürel mirasa kazandırılan eserlerle ilgili Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile Laodikya Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek'in görüşlerine yer verilen yazıda, Günay'ın bu mirası turizmin özel bir alanı ve özel bir kültürel zenginlik olarak gördüğü üzerinde durulurken, Kültür ve Turizm Bakanlığının 3 milyon inanç turisti hedefinin altı çiziliyor.

Susanne Gütsen, geçtiğimiz yıllarda Konya ve Urfa ile sınırlı olan inanç turizminin son zamanlarda yükselişe geçtiğini dile getiren Günay'ın ''Şimdi ise Müslümanlık, Hristiyanlık ve Yahudilik için önemli olan bu yerleri, ayrım yapmadan restore ediyor, koruyor ve halka açıyoruz'' sözlerini, Türkiye'nin güney batısında yer alan ve Türk arkeologların Denizli Laodikya'da gün yüzüne çıkardıkları 4. yüzyıl başlarına ait eşsiz kilisenin doğruladığını belirtiyor.

Yazıda, kutsal ziyaretçilerin, yedi vahiy kiliselerinin ziyaretinin son ayağı için gelmeye başladıklarına işaret edilerek, turist sayısının yılın ilk aylarında ona katlanarak, günde bin ziyaretçiye ulaştığı ve bunların yüzde 90'ını yedi vahiy kiliselerini görmeye gelenlerin oluşturduğu da kaydediliyor.
cumhuriyet portal

12/26/2010

antika hediyelerden hoşlananlar için müze mağazaları açıldı

19 ilde yer alan 43 müze mağazasında kültürel değerlerimizi yansıtan ürünler meraklılarıyla buluşuyor.

Doğu kültüründen esinlenen, İstanbul simgelerinden oluşan ipek eşarp ve kravatlar, Anadolu medeniyetleri motiflerinin modern yorumunu taşıyan cam, seramik eşyalar ve daha birçok ev aksesuarı var.

Özel günler için hediye seçerken kimi yenilikçi tasarımları, kimi geleneksel izleri taşıyan eşyaları sever. Tercihinizi geleneksel ürünlerden yana kullanmak isterseniz, bu alanda modernize edilmiş tasarımlara göz atmalısınız.

19 ilde yer alan 43 müze mağazasında kültürel değerlerimizi yansıtan ürünler meraklılarıyla buluşuyor. Bilkent Kültür Girişimi'nin projesi olan müze mağazalardaki nadide hediyelikler, ait olduğu müzenin eserlerinden esinlenerek tasarlanıyor.

(Mağazaların tam adreslerini http://www.bkg.com.tr/'dan öğrenebilirsiniz.)

trt türk